şükela:  tümü | bugün
  • sanirim boylesi gercekten gitmektir. oteki turlu veda etmeler, son bir sigara icelim, hic olmazsa son bir defa opler falan (ki hepsini turk hafif muziginden topladim orneklerin) yalandan gitmedir; onu yapan adam zaten gitmez genelde, kapidan doner, olmadi bacadan girer -analoji: kopruye cikip "atliyoruuum, atliycaaam!" diye bagiran ve karisini/patronunu/kavgali oldugu kardesini olay yerine isteyen adam. gidisi de belli olur zaten onden insanin, akabinde oyle "aa veda etmedi?" diye sasiriyorsaniz bir yerde bir iletisim bozuklugu olmus, merkur retrograd yapmis olsa gerek.
  • veda edilmeyi dahi hak etmeyenlere yapilir.
  • sanal ortamda yapılan muhabbetlerde ben çıkıyorum, kendine iyi bak, görüşürüz gibi tabirler kullanmaksızın cekip gitmek.
  • bir veda biçimidir. bilinçli bir tercihle bu şekilde "giden", vedayı bir seremoniye dönüştürmemiştir yalnızca. hatta bu bilinçli tercihiyle kendinden, karakterinden son bir iz bırakmıştır "kalan"a. kalan isterse hoş bir hatıra olarak saklar bu izi, isterse bir yara izi gibi.

    nihayetinde hiçbir insan veda etmeden gidemez. bu entry'mizin iddiası da budur. aşka meşke, terkeden-terkedilen sevgililere, gidenle kalanın karıştığı hallere bakmayın, ölenlere bakın. sevgili gönül dostları, sevgili flaş tivi seyircileri, gece yarısından sonra radyoda şiir programı dinleyen canlar, insanlar! mümkün mü bu? ölmeyin sakın. esen kalın.
  • - bak hiç arkama bakmadan veda etmeden gidiyorum.
    +git boyun devrilsin!
    -sonra pişman olursun bak sol ayağımı dışarı attım bile
    +faruk git lan, biz lisede ayrıldık, çoluğum çocuğum var ne giriyon eve balkondan it!
    -kızınca ne güzel oluyorsun ayşem
    +hala konuşuyor ya
  • eskimolarda boyle bir sey vardir veda zamani surata bakilmadan gidilir. ayrilik kotu bir seydir ayrilmayacakmissin da donecekmis gibi... cizgiromanlardan kultur de boyle ogrenilebiliyor cizgiromani icin (bkz: ken parker)
  • veda edılırse daha da zorlastıgı dusunuldugu ıcın tercıh edılen eylem