şükela:  tümü | bugün
  • "...içişleri bakanlığının 22 mart günlü sokağa çıkma yasağı ek genelgesiyle, il/ilçelerde iki birim kurulması öngörüldü. biri “açık kapılar vefa iletişim merkezi”, öteki “vefa koordinasyon grubu” adını taşıyor.
    . . .
    sokağa çıkma yasağına takılan yurttaşların temel gereksinmelerinin karşılanması hizmetinin bir merkezden yönetilmesi doğru bir yöntem. ancak bu amaçla yeni yapılar kurulması gerekmiyor; kamu örgütünde bu gibi hizmetleri görmek amacıyla kurulmuş birimler zaten var.

    sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları ile afad’ın yok sayılıp, derme çatma ve alelacele yeni birimler kuruluyor olmasının altında gizli amaçlar aranmalıdır.
    . . .
    sydv, 35 yıldır buna benzer işler yapıyor. eğer ülkeyi yöneten akp kadroları, bu kadarcık bir görevin üstesinden gelemeyeceğini düşündükleri için yeni birimler kurmuşlarsa en azından geçtiğimiz 20 yılın hesabını vermek zorundadırlar; neden böyle sürmesine izin verdiklerini bilmek hakkımız.
    . . .
    afet ve acil durum yönetimi başkanlığı (afad), yalnızca deprem olunca hatırlanır. oysa görev tanımı “afet ve acil” durumların hepsini kapsayacak denli geniştir. cbk’nın 31’inci maddesinde acil durum şöyle tanımlanıyor: “toplumun tamamının veya belli kesimlerinin normal hayat ve faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan ve acil müdahaleyi gerektiren olayları ve bu olayların oluşturduğu kriz halini…”

    misyon bildirimlerinde ise şu sözler yazılıdır: “…hizmet sunumunda etkililiğe, etkinliğe ve güvenirliliğe özen gösteren, uluslararası düzeyde güçlü ve afet yönetiminde görev alan tüm kurumları etkili bir şekilde koordine eden bir kurum olmayı öngörmektedir.”

    afad, böylesi bir görevi yapacak güçte değilse boşa kurulmuştur ve bunca yıl boşa kamu parası harcamıştır.
    . . .

    diyanet işleri başkanı, salgının yol açtığı bulanık havada manevra alanını alabildiğince genişletmek istiyor. sydv ve afad’ın karar alma ve uygulama süreçlerinde değişik uzmanlık alanlarından yetkililer yer aldığı için elverişli değil.

    toplumun kılcal damarlarına daha çok nüfuz etmeye çalışıyor. kurumsallığı olmayan, istediği gibi biçimlendirebileceği “vefa merkezleri/ grupları” bu iş için biçilmiş kaftan. üstelik, dinci vakıflarla daha çok içli dışlı olabileceği bir ortama daha kavuştu.

    bu yüzden de önceki (23.3.2020) gün yayımladığı genelgeyle din görevlilerini, vali ve kaymakamlar başkanlığında oluşturulan vefa koordinasyon grubu faaliyetlerine gönüllü destek vermeye çağırdı.

    içişleri bakanlığı genelgesi, sokağa çıkma ek genelgesi olarak adlandırılıyor. ancak yanıltmasın: bununla sınırlı değil ve masum bir yanı da yok. diyanet görevlileri, dinci vakıfların elemanlarıyla birlikte ellerinde makarna, salça, yağ, yumurta vb. besin maddeleriyle dolu paketlerle ev ev dolaşmaya başladılar.
    . . .
    diyanet, her yerde görev üstleniyor. iş cinayetlerinde, depremlerde, salgınlarda ve hatta asgari ücretlerin belirlendiği dönemlerde karşımızda ilk onu görüyoruz."

    kadir sev
    https://haber.sol.org.tr/…cik-kapilar-vefa-iletisim