şükela:  tümü | bugün
  • evde yasayan kedilerin kumlarinin agzina kadar dolmasi ve temizlenmemesini gerektirir, o hayvanlar gunlerce evde tek baslarina terk edilir evde o sekilde.evden kum kokulari yukselir.. ama neyse ki kedilere bakan kisi vegandir da ici rahattir. ama laf ederseniz tukuruklerinde bogarlar. etmeyin. *
  • tamamiyle bitki tüketen ve bitkisel ürünler kullanan insanların bütünü. (bkz: vegan)

    barbekü partisi, mangal ya da pide kebap sarayı gibi ortamlara girmez bunlar. survivor yaşantısına doğuştan aşinadırlar.
    anladığım kadarıyla hayvanları toplumun bireyleri olarak görüyorlar ve bence doğru da yapıyorlar. bu biraz evrensel insan kalitesi göz önüne alındığında 'çıta yükseltme' diye nitelendirilebilir. oysa bu her insanın benimsemesi gereken bir şeydir.

    edit: imla.
  • hayata, evrene ve herseye dair cevabin sahibi olduguna inanmayi ve en kusursuz ve mukemmel etige sahip birey oldugunu dusunmektir.

    ornek
  • kimseye laf anlatamamaktir.
  • sanıldığı kadar zor değildir. zor olan insanların ya nasıl dayanacaksın, şimdi bak şöle diye argümanlarına cevap vermektir.

    benim gibi bir anda karar verdiyseniz ve izlediğiniz tüm videolardan ötürü mideniz ölesiye bulandıysa bu yeme biçimine alışmakta zorlanmıyorsunuz. soru soranlara da artık sevmiyorum yemiyorum cevap verip kestirip atıyorsunuz. daha aktivist olma kıvamına gelmedim ama kendimi bu karardan bu yana inanılmaz iyi hissediyorum.

    bir de soya sütünün tadı normal sütten çok daha güzel.

    sebze yemekleri ile haşır neşir olmak da muhteşem. her gün kendi yemeğini pişirmek de bir o kadar iyi hissettiriyor insana. dışarıda yemek zor bulursun da kuru gürültü. gayet istediğiniz her yemeği dışarıda bulabiliyorsunuz.
  • bana, pisagor'un o zamanlar et yemekten ne sebeple uzak durduğunu soruyorsunuz. kendi adıma, ne gibi bir mizaçla, ruh hali veya sebeple yapılmış olursa olsun, ağzına ilk defa et süren, ölü bir hayvanın etini diline değdiren, birilerinin önüne bu ölü bedenleri ve onların hayaletlerini koyan insanların, bu parçalara nasıl et ve erzak olarak isim verebildiklerini, ki bu hayvanlar kısa süre önce boğazlanmış, çığlıklar atmış, taşınmış ve ardından doğranmış hayvanlar oluyor. bu insanlar; gözlerinin önünde öldürülen, derisi yüzülen ve parçalara ayrılan hayvanların kanının görüntüsüne nasıl tahammül edebiliyor, bu hayvanların başına gelen şey, lezzetini nasıl etkilemiyor, başkalarının etlerini nasıl çiğneyebiliyor, bu ölümcül yaralara baharat gibi şeyler katarak nasıl yenebilir hale getiriyorlar, cidden çok taktir ediyorum.

    plutarkhos