şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 0
  • şahsen bir muhafazakar olarak hak verdiğim durum. sonuçta aile kurumu çok önemli. ineklerin aile kurmalarını önlemek çok koministçe bir yaklaşım.

    mutlu inek ve öküzler için,

    (bkz: veganizm)
  • haklı yönleri olan bir gözlem.

    insanın içinde şiddet varsa bu bir şekilde ifade edilir ve boşaltılır. et yeme alışkanlığı da bu şiddet duygusunun ifade ediliş ve boşaltılış yollarından biri. çünkü her ne kadar yediğin eti sen avlamamış olsan da, onunla bağlantılı olan bütün şiddet algısı o eti yerken alınan hissin içinde bilinçaltı düzeyde gizli.

    ve eğer içinde şiddet varsa vardır. o öncelikle kabul edilmeli. ve onunla ilgili birşey yapılmak isteniyorsa da bastırmayı değil, dönüştürmeyi düşünmeli. bastırmak günü kurtarır, dönüştürmek ise gerçek çözümdür.

    et yemek için bir arzu hissetmene rağmen, bu hiç güzel/etik birşey değil diye zorlama bir vejeteryanlığa veya veganlığa başlarsan, içindeki şiddet duygusu bu defa farklı yollarla kendini ifade eder. o zaman da "veganlar ve vejeteryanlar çok agresif" diyen kişiyi haklı çıkaracak işler yapabilirsin.

    ama ne zaman et yemenin düşüncesi bile seni tiksindirmeye başlarsa işte o zaman gerçekten vegan/vejeteryan olabilirsin demektir. çünkü artık o senin doğanın bir parçası olmuş haldedir. nasıl ki dışkı yemiyor ve dışkı yemeye istek bile duymuyorsan, et için de aynı şey geçerli olur. kendini zorlamazsın, hatta bizzat doğan seni et yememeye iter. ve işte o zaman içindeki şiddeti et yeme yoluyla boşaltmaya daha fazla ihtiyaç duymuyorsun demektir. birşeyler dönüştürülmüş demektir. işte böyle bir insanla oturulur, keyifle rakı içilir, meze yenir.

    gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?
  • bir kaplanın diğer kaplan arkadaşına, karşı ormandaki goril için söylediği bir sumatra dedikodusu.
  • sahip oldukları aşağılık kompleksinden sonrasını okumadığım uzunca bir yazı. ne gerek varsa. fikir sıçmak serbest tabi napalım.
  • tamam vegan ve vejetaryenler agresifler, bu iddiayı kabul ettiğimizi varsayalım. lakin bu agresyon durumu herhalükârda başlık sürümcüsü zatın saplantı zorlantı bozukluğu illetinden iyidir.

    not: kendi saldırganlık içgüdüsünün yansımasından kaynaklanan asılsız bir saptama.
    bir nevi kişi kendinden bilir işi durumu da diyebiliriz.
  • aksi olmasini beklerken, devamli suclar tavirlar ve dogrulttuklari ithamlarla dogrulanan onermedir. genellemek yanlis olacak belki ama henuz aksi bir tavirda olanini gormedigimden el mahkum, katiliyorum.
    bir yazar demisti, yahut okumustum animsamiyorum kimdi, ama selamlar kendisine bu cok dogru tespiti icin; soyle demisti yanilmiyorsam 'lütfen kendi kişisel seçimleriniz sonucunda ulaştığınız “aydınlanmanın” ışığını aksi fikir beyanında ve davranışında bulunanların gözüne tutmaktan vazgeçin'.

    tamamen katiliyorum bu soyleme. bu cumleyi de kullandigim bir yazi yazmistim, bir sitede, veganlik cogzel, geri kalanlar barbar iddiali bir yaziya yorumdu, burada da paylasayim;

    'bakteriler, virüsler, sivrisinekler gibi insana kah fayda kah zarar doğurabilecek canlıların da yaşama hakkı yok mudur? dümdüz bakarsak, böyle bakmayalım tabi de(?!). ama inek bi anne, içgüdüleri sömürülüyor, zorlanıyor. e pestisidlerle öldürüyoruz böceği-solucanı, onlar değil mi?

    ama tarımı endüstri haline getirince, ki et temelli beslenmenin azalması demek zaten endüstri olan tarımı daha da şahlandırmak demek, sınırlı alanın maksimum verimde kullanımına varıyoruz, e bu da müdahaleye yol açıyor bu şekilde.

    yanlış anlaşılmak istemem, süt-et endüstrisinin nüfusu doyurmak için çığrından çıkıp bir zulme dönüşmesini elbette olur öyle diye kabullenemiyorum. bu kadar et odaklı yaşamasak da olur, hatta pek güzel olur, kaldı ki ben de öyle beslenmiyorum.

    ama makul koşullarda yetiştirilen bir tavuk düşünün, bahçenizde. günde 1 yumurta verengillerden, olması gereken gibi. ben bu yumurtayı tükettiğimde de cani muamelesi görmek çok gerçeklikten kopuk bir durum oluyor. yahut buzağılamış anne inek, yavrusunun tüketebileceğinden fazla süt salgılıyor ve memelerinde kalanı sağılmak zorunda, ki iltihaplanma yapmasın. ben bu sütü içtiğimde de yine aynı muamele midir göreceğim? bunlar ideal koşullar ve biraz ütopik oluyor günümüzde, fakat çıkan sonuç bu benim gördüğüm. (inanmazsınız ilkokulda da gezi-gözlem koluydum ben).

    fototrof değiliz, kendi organik karbonumuzu kendimiz üretemediğimize göre, doğadaki besinleri tüketiyoruz, hangilerinin yararlı olduğunu (amiyane tabirle eksik olanı isteyen vücut) içgüdüsel olarak karar verip, ona göre davranış geliştirdik. ne derseniz deyiniz almak zorunda olduğunuz esansiyel proteini tüketmek zorundasınız. ama et, ama ot; bunda mutabığız. fakat ete ikame olarak tüketeceğiniz kabaca ot miktarı da inanın çok daha fazla, bu da yine tarımın endüstrileşmesi zorunluluğundan bahsetmemizi elzem kılıyor ve her endüstrileşmenin berbat sonuçlara gebe olduğuna da kaniyiz. o halde nasıl bir fayda-zarar dengesi güdeceksiniz türcü olmadan. böceği-solucanı, inek-tavukla eş tutmamak da hayvanı insanla eş tutmamaktan farksız.
    velhasıl çözümsüz bir durum olduğunu yineleyerek, herkesin birbirinin seçimlerine saygı-sevgi çerçevesinde yaftasız yaklaşması sizce de çok şahane olmaz mı?

    sadece hayvansal gida tuketiminden bahsedenler icin burasi :en gundeliginden sac renginizi değiştirirken kullandığınız kimyasallarda hayvan denekler kullanılmıyor mu zannediyorsunuz acaba? kimyasallar da dev bir endüstri ve siz saç renginizi istediğinize evirip çevirebilin diye de bir proses söz konusu, malesef yine sizin seçimlerinizi karşılayabilmek için telef olan hayvanlar oluyor. keza kullandığınız çoğu ürün de bu süreçten geçiyor, son ürün olarak yer alana dek önceliği insan sağlığı-olabilecek komplikasyonlara verdiklerinden bu minvalde hiç bir ürün tüketimi yapmıyorsanız, kaz tüyü dolu yastık-yorgan-giysiden feragat ediyor, yün-deri giymiyorsanız, hatta abartalım biraz antibiyotik kullanmıyorsanız (biyotiklerin canı yok mu), pestiside karşıysanız (organik tarım denilen hedede de kullanılıyor, acı gerçek), evinizde böcek vs. olduğunda öldürme yoluna gitmiyorsanız, sivrisineklere budistçe yaklaşıyorsanız; size ancak saygı duyarım. seçiminiz başka canlılıarın, komple biotanın ölümüne neden olmuyor demektir, saygılar şelale.'

    yine sizin seciminiz der gecerim, suclamam, yaftalamam, isterseniz sunta kemirin umrum olmaz. ama karsidan gorememek uzucu, yazik. inandiginizi agresifce dikte etmeniz vicdan masturbasyonu+en iyisi benim iddiasi karisimi bir seye donusuyor, bilinclendirme amaci guttugunuzden yola cikarak, tamamen tersi istikamette oldugunuz asikar.

    aksi tavirdakileri tenzih ediyorum elbette.
  • çok doğru bir önerme, zira bezelyesi az pişti diye kıyamet koparan veganlar tanıyorum. çok ayıp.
    oysa bak bonfilesi az pişmiş abine, kanlı kanlı yemekten ne kadar memnun. hiç sesi çıkıyor mu.