*

şükela:  tümü | bugün
  • ingiliz olanin adi marmitetir.
  • dilim ekmege surulup, uzerine bolca kasar peynir konup, tost yapildigi vakit leziz olan kahvaltilik. bide bunun snackleri vardir ki bir paket icinde uc biskuvi ile gelir. biskuvileri vegemite'a batirarak yiyebiliriz.
  • tanidigim butun avustralyali ve yeni zellandalilarin bayildigi, surekli yedikleri igrenc sey.
  • çanakkalede sağda solda görülebilen duvar yazısı
  • ekmege once yag sonra bunu surup yiyen avustralyalilara gore, nefis yiyecek seysi.. ben sevemedim kendisini, sevene mani olmayayim.. zaten diyorlar ki, "aman sevmezseniz sevmeyin, hepsi bize kalir iste.. ooh, missss.. vegemite, mmmm"..
  • efenim soz konusu maddeyi birisinin ilk tadisina sahit olmak kadar orgazmik bir duygu yoktur su fani dunyada.. alinacak zevki arttirmak icin oncelikle kurban psikolojik olarak hazirlanmalidir.. vegemite'in cok guzel bisiy oldugu, severek yendigi soylenmelidir.. hatta nutella yerine bunu yiyorum lan artik falan denmelidir ki kurbanin hic bilmedigi maddeye karsi temkinli yaklasimi kirilsin.. kurban tadacagi seyin daha once hic tatmadigi super bir sey oldugunu sandiktan sonra madde, mumkun olan en buyuk olcekte kendisine yedirilmelidir.. iste orgazm ani tam da bu andir.. tum tad alma anlayisi dinamitlenmis kurban can cekisirken onu izlemek gibisi yoktur.. adamimiz genelde caresiz bakislarla en yakin lavaboya yonelir.. yok eger "aa supermis lan bi kasik daha yiyim bakim" derse kurban aussiedir.. baska milletten bir denek bulunup deney tekrarlanmalidir..
  • ana maddesi "maya" (bkz: yeast) olan bu şey, vitamin deposudur. güzel kombinasyonlar üretilebilir bununla.
  • tuzlu kraker ve dilim peynirle de leziz olan macunumsu. sarkisi da soyledir;

    we're happy little vegemites

    as bright as bright can be.

    we all enjoy our vegemite

    for breakfast, lunch, and tea.

    our mother says we're growing

    stronger every single week.

    because we love our vegemite.

    e all adore our vegemite.

    it puts a rose in every cheek
  • avusturalya'dan gelen arkadaşımın "bakın size ne getirdim!" şeklinde, dünyanın en güzel besiniymişçesine bize gösterdiği, kavanozun kapağını açtığımızda çıkan o kokuyla birlikte pek matah bir şey olmadığını anladığımız, tadına bir şans verdikten sonra ise midemizin kalktığı garip "şey". biz "avusturalya kakası" ismini koymuştuk kendisine, millete koklatarak yahut bir kaşık uzatıp "nutella ister misin?" diyerek bir süre oldukça eğlenmiştik. sonra ben eve getirdim, annem bozulmuş bir şey sanıp çöpe atmış.
    çok faydalıymış, içinde her vitamin, mineral mevcutmuş ama, yok bizim damak zevkimize uygun değil sanki bu.