şükela:  tümü | bugün
  • başlığı bu şekilde ve boş buldum ve nasıl boş olduğuna da inanamıyorum.

    şu anda mini mini bir ilkokul öğrencisi olan çocuğumun veli whatsapp grubu ile şirin bir hayvan isminden oluşan anaokulu sıralarında tanıştım. telefon numaramın istendiği ve hunharca dahil edildiği o günden beridir de her sene adı değişen bu grupların çilekeş bir üyesiyim.

    (bkz: hell is other people)

    evet biz karı-koca ukala, itici, burnu havada ve sevimsiz tipleriz - bunu kabul ediyorum- ancak ada’nın sweatshirt’unun rüzgar’inine karışmış olmasının diğer 20 veliyi neden ilgilendirdiğini anlamayan, “yarın 10 kasım törenine katılacak var mı” (neden sorulduğu da muamma) sorusuna “bizim iş yerinde var tören” diye atlayan veliyi anlamaya çalışırken, gece yarımda apansız gelen “ arkadaşlar yarın yüzme var mı” sorusunun muhatabı olarak da biraz kurban sayılmıyor muyuz? yillardır onu bunu hakir görerek işlediğimiz günahların bedeli mi bu?

    (bkz: atonement)

    neredeyse her haftasonu mecburen katildigim doğumgünü partilerinde anladığım birşey var ki, türkiye’nin aydınlık yüzünü temsil eden bu insanlar aslında bu ülkeyi aşağıya çeken birçok şeyi geri dönemeyecek şekilde içselleştirmişler. bu büyük bir konu ve buna şu anda girmek istemiyorum ama bu insanlarının büyük kısmının çocukları üzerinden gerçekleştirmek istedikleri tatmin global boyutta yaşanan benzer arzudan farklı olmasa da, henüz iki ara bir dere, şark hesaplari prangalarından kurtulamamış olmaları fikri hür, vicdanı hür bireylerin yetiştirilmesinde türkiye’nin geleceğinde bir neslin daha bayağı mal olarak kalmasına katkıda bulunacaktır diye düşünüyorum. ha, bu nesil dil bilecek, piyano dersi almış olacak (çocuğuna piyano dersi aldırmayanların başına kabataş’taki kadının başına gelenlerden fenası geliyormuş diye duydum) filan falan ama şu güzel ve yalnız ülkeyi istediğim(iz) seviyeye taşıyacak sorumluluk ve ahlak bilincinin kıyısından geçmiş olmakla kalacak gibi görünmekte.

    belki sonra devam ederim ama şöyle bir örnek ile şimdilik son vermek istiyorum:

    a. arkadaşlar iyi akşamlar, maket atölyesine yazılan var mı, memnun kaldınız mı?
    b. iyi akşamlar biz yokuz. bez bebek ve piyanoya yazıldık, bez bebekten çok keyif aldı ada.
    a. teşekkür ederim x hanım
    b. rica ederim ?)
    c. biz de yokuz leyla koroda ve çok keyif alıyor.
  • şikayet edeceğine gruptan çık, en azından bir yıl sessize al. ağlama duvarı mı burası.
  • velilerin zamanla birbirine yürüyüp virüs fotoğrafı atacakları gruplar...
  • kardeşim liseye başladığında ilk veli toplantılarından birine ben gitmek durumunda kalmıştım, yaklaşık 3-4 senedir veli grubundayım. hiç yazmasam da arada okumak zevkli oluyor.
  • bir gün ansızın penis fotoğrafı düşmesi muhtemel grup.
  • elitler sarmadıysa daha pastoral tatlar yakalayabileceğiniz kendi veli grubuma dahil edebirim ilgili yazarı. öğrenci durumundan ziyade köyde kim kiminle kaçtı. falancanın iğne olduğu için süt veremeyen ineği, hayır yemeği organizasyonları falan yapılıyor. tavsiye ederim.
  • çok çirkin tartışmalarında yaşanabildiği gruptur.

    -neriman hanım senin oğlun bizimkini dövmüş, -ayla hanım o iş öyle olmamış, seninkisi bizim oğlana ananıskim demiş bizimki ondan vurmuş, oğlunuza terbiye verin, -terbiyeyi sizden öğrenecek değil bizim oğlan, artık kavga etmeyi kimden öğrendiyse acaba çocuk kimi örnek alıyorsa....

    yeminle önceden bazı çocuklara kızıyordum okulla alakaları yok işleri güçleri yaramazlık diye ama ailelerini tanıdıkça onlara hak veriyorum, o ailelerden başka türlü çocuk çıkmaz zaten.
  • devlet ya da ozel okul farketmeksizin, birer türkiye minyatürü olan gruplardır.

    en az 1 cok zengin
    en az 1 cok okumus
    en az 1 cok elit
    en az 1 cok mesgul
    en az 1 cok bos
    en az 1 cok varos insan barındırırlar. (bu tanımlar genelde kendileri tarafından dile getirilir ya da ima edilir)

    geriye kalanlar da tum bunlardan birinin pesine takilip giden bir grup saf insandan ve bir de bunların hepsine burun kiviran "ay bunların hepsi salak" tiplerinden olusur.

    aslında ogreticidir, ulkede yasayan herkesi, kendi kısıtlı cevremizdekilerle aynı sanma yanılgısından kurtarabilir insanı, bu sayede, gorup de sasirdigimiz pek cok seyi, kimlerin yapabildigini anlamis oluruz.
  • bizim zamanımızda altın günleri vardı. "manyak gel bakayım buraya, bak hede teyzen ne diyor. ödeviniz varmış matematikten? tarık ödevini yapmış teslim edecekmiş yarın" gibi muhabbetler dönerdi.

    şimdilerde öğretmenlerin verdikleri proje ödevlerini veliler yaptıkları için, velilerin kafa kafaya verip "mukavvayı kaç santim aldınız siz? hmm biz 40 santim almıştık" tarzı muhabbetler döndürdükleri gruplardır diye tahmin ediyorum.