şükela:  tümü | bugün
  • sosyalizmi kurma yolunda ilerleyen ancak henüz kapitalist üretim ilişkilerinin hakim olduğu venezuela için geçerli olan durumdur. sosyalizm, üretim ve değişim araçlarının halkın mülkiyetinde olduğu, değerin determinasyonunun piyasa mekanizması yerine plan motifi tarafından tayin edildiği, artı değer yerine sosyalist birikim kanalıyla iktisadi akümülasyonun yaratıldığı, sosyalist değer yasasının ve sosyalizme özgü iktisadi yasaların söz konusu olduğu bir üretim sistemidir ve venezuela'da henüz hakim değildir. venezuela, ilerici yanları olan, bolivarcı bir politik iktidar tarafından yönetilen ve halen üretim ve değişim araçlarının özel mülkiyetinin söz konusu olduğu bir ülkedir. bu sorunlar aşılana kadar kapitalist üretim ilişkilerine özgü olan enflasyon ve kriz gibi unsurların etkilerini hissedecektir.

    (bkz: sosyalizm/#14955850)
  • venezuela'nın ekonomik batağının sebebi değildir. serbest piyasanın her türlü prensibini ihlal edersen, irrasyonel ekonomi politikaları uygularsan, millet aç kalıp protestoya başlayınca da diktatörlük kurarsan elinde koca bir sosyoekonomik kriz bulursun.

    chavez-maduro mahsulü ekonomik intihar programı henüz tüm yıkımını göstermemişken 2000'lerin ortasında 21.yy sosyalizmi diye kafa sik, ülkeyi batırınca da daha sosyalizm kuramadık, yemezler.
  • svihs
  • başından beri venezuela'daki sürecin leninizm ile henüz bir paralelliğinin olmadığı ve çelişkileri açıklanmışken "21.yy sosyalizmi dediniz" diyenler gerçekten ne kadar da cehalet içerisinde olduklarını ancak bunun farkında olmadıklarını itiraf etmiş oldular.

    venezeula'da 21. yy sosyalizmi diye sunulan şeyin aslında ne tür sorunları ve belirsizlikleri barındırdığına ilişkin alan woods'un 2007 yılına ait yazısına yıllar önce ürün sosyalist dergi'de yer verilmişti:

    <<chavez karşıtlarının anayasa değişikliğinin reddedilmesine yönelik sevinçleri erken ve abartılıydı. venezüella halkının büyük çoğunluğu hâlâ chavez’i ve devrimi destekliyor ama yorgunluk belirtileri de görülüyor. daha az laf ve toprak sahiplerine, kapitalistlere, yolsuzluğa bulaşmış yöneticilere karşı daha çok eylem istiyorlar. kırmızı gömlek giyip 21. yüzyıl sosyalizminden söz ederken gerçek devrimi içeriden baltalayan sözde chavezcilere karşı bir hareket bekliyorlar.

    ..tüm sızlanmalarına karşın oligarşi hâlâ çok güçlüydü, parasını ve gücünü devrimi sabote etmek için kullanıyordu. 2002 darbecileri hâlâ özgürce dolaşıyordu. basın devrim karşıtı yalanlar yaymaya devam ediyordu; köylü aktivistler öldürülmüştü ve hiçbir şey olmamıştı. devrimin yoksullara sağladığı desteğe karşın çoğunluk hâlâ yokluk çekiyordu. konut sorunu çözülememişti ve toprak sahiplerinin, kapitalistlerin üretimi baltalaması, temel besin maddelerinde yetersizliğe neden oluyordu>>

    yazının devamı için link:
    https://urundergisi.com/makaleler.php?id=1621
  • biz burada devrim yapıyoruz sinyorita derken iyiydi ama

    ikinci çelişki şu..komuta ekonomisinin olduğu ülkelerde “gerçek sosyalist” bulunmuyor ki? yani sovyetlerde bütün üretim araçları devlete aitti, fiyatlarda merkezi olarak belirleniyordu.
    (bkz: gosplan)
    (bkz: sosyalist planlama)
  • birincisi sosyalist üretim ilişkileri kumanda ekonomisi demek olmadığı gibi sovyetler birliği'nde sosyalizmin çözülmesi süreci de aslında rusya'da kapitalist üretim ilişkilerinin restorasyonu sürecidir. sscb dağıldığında ekonomisi çökmüştü ve bu sosyalist üretim ilişkilerini bir çeşit kapitalizme dönüştüren uskorenye adlı sözde reform programının bir sonucuydu. yoksa sosyalizm bazı sorunların henüz çözülmemiş olmasına rağmen gayet güzel işliyordu; sscb'nin 1985 öncesinde bilimde, sağlıkta, eğitimde ve ağır sanayide amerika gibi batılı gelişmiş kapitalist ülkeleri geçmesi ve ilk defa yapay uyduyu yörüngeye oturtarak, ilk defa uzaya insan gödererek uzay çağını başlatabilmiş olması bu yüzdendir, bu daha önceden istatistikleriyle açıklandı: (bkz: sosyalizm/#14955850) yani çöken aslında sosyalizm değildi, zira, sosyalist üretim ilişkilerinin çözülmesi ve kapitalizmin yerleşmesi 1985 yılından beri gözlemlenebiliyordu. venezuela'daki sorun ise sosyalist üretim ilişkilerinin kurulamamış olması, halen kapitalizmin hakim olmasıdır. kapitalist bir ekonomide de fiyat kontrolleri, devlet müdahalesi, kamu mülkiyeti gayet olabilir, emredici planlama olabilir, ancak bunlar birer ön aşama olarak karşımıza çıktığı halde, zaten venezuela'da sosyalist üretim ilişkilerinin kurulamamasının sebeplerinden biri özellikle toprak mülkiyetinde ve genel olarak üretim araçları mülkiyetinde kamu mülkiyetinin henüz tam anlamıyla kurulamamış olmasıdır. venezuela'da kamulaştırmalar söz konusu ancak bu ekonominin bütününü kapsayan, kapitalist üretim sistemini ortadan kaldırabilmiş ölçekte bir kamulaştırma değil. bir diğer faktör ise, özel mülkiyetin ve büyük burjuva çevrelerinin halen varlıklarını sürdürmeleri ve ekonominin geneline etki edebilecek ölçekte mülk sahibi olmalarıdır. bir başka faktör, bu çevrelerin politik iktidar içerisinde kendilerine yer bularak, reform hareketlerini sulandırmalarıdır. piyasa mekanizmasının, geniş çaplı özel mülkiyetin olduğu bir ekonomiye sosyalizm demek ancak burjuva iktisatçıların sığ nazariyelerinin ya da aymazca bir cehaletin ürünü olabilir. unutulmasın ki enflasyon kapitalizmin piyasa başarısızlığının bir ürünüdür ve sosyalizme özgü bir olgu değildir.

    (bkz: uzay çağı'nı başlatan ülkenin sscb olması)
    (bkz: sosyalizmin insan doğasına aykırı olduğu yalanı)
  • insanlar eşit falan doğmaz. doğal olarak da gerçek sosyalizm gibi saçma düşünceler kurulsa bile tutmaz. beğenin, beğenmeyin ama insanlar eşit değil.
  • insanlar eşit doğar ancak içinde yaşadıkları üretim ilişkileri bu koşullarda değişikliklere neden olur. tarihte insanların ilk kurduğu üretim yapıları ortaklaşa yaşama dayanıyordu, ardından zaman içerisinde mal olarak alınıp satıldığı kölecilik dönemi oldu, daha sonra feodalizm ve kapitalizm yaşandı ve köleci üretim ilişkilerinden daha yumuşak sömürü ilişkileri söz konusu olabildi. görüldüğü gibi bu koşullar doğrusal bir seyir izlememiştir ve her döneme özgü değerler, anlayışlar ve kurallar gelişmiştir. her dönemin kendi toplumsal ve ekonomik yasaları söz konusu olmuştur. bu konuyla ilgili olarak açılmış bir başlık bulunmaktadır:
    (bkz: sosyalizmin insan doğasına aykırı olduğu yalanı)