şükela:  tümü | bugün
  • asmalı mescitte, pera palas otelin karşısında açılmış son zamanların adı çok duyulan mekanı.
    time out 101 istanbul lezzetindeki stantlarına aldanıp gittiğimiz mekan ayrıca.

    yemekleri orta karar lezzete sahip, öyle önemli bir buluşları yok, hafta sonları fix menü çalışıyorlarmış, menü içeriği şu ki; orası rezalet.

    toplamda maliyeti 5 tl' yi geçmeyecek 4 kişiye değil de 2 kişiye hazırlar gibi 4 çeşit meze (humus, acılı ezme, soğan kavurma, haydari)
    ara sıcak olarak; minik paçanga böreği, orta boy bir adet etli yaprak sarma, lezzetli bir kalamar tava.
    ana yemek olarak, 2 köfte büyüklüğünde levrek. (deniz levreği olabilir)
    tatlı olarak da ufak bir dilim dondurmalı cheesecakimsi bir tatlı.
    bunlar artı olarak 4 kişiye bir 70' lik rakı ile bu sofranın maliyeti 135 tl kişi başı. bu paraya çok daha lezzetli yemekleri çok daha farklı çeşitleri sunanlar var. bi defa bu ayıp.

    ama asıl ayıp başka yerde. mekan teras fakat otelin karşısında. ayrıca mekan saat 11 den sonra, kıç kıça masalar arasında 1 m2lik dans etme alanları olan bir "gece klubü" ne dönüşüyor. ama mekanın karşısı istanbulun en önemli otellerinden biri.
    işte sorun burada başlıyor. teras olduğu için pöfür pöfür sigara içilen bir yerde birden önce camlar sonra tavandaki tente kapatılıyor.
    sonra camları açmaya çalışıyoruz, garsonlar "cıss" diyor, açtırmıyor.
    neden dediğimizde ise otelden şikayet oluyor deniyor.

    içerisi 35 derece olmuş, hava sıcak, sigara dumanından göz gözü görmüyor, camlar kapalı, çatı kapalı, mekanda 500 kişi, adım atacak yer yok.
    birden masamızın yanında kenarından çaktırmadan açtığım camı kapatan garson olmayan biri beliriyor. saçları hafif uzun, yukardan hülya avşar stili olarak bağlamış. belli ki orada yetkili. kapatmayın nefes alınmıyor diyorum, şikayet oluyor diyor. tenteyi açmıyorsunuz camı kapatıyorsunuz nasıl olacak diyorum, bağırıyorum daha doğrusu çünkü mekanda konuştuğunu duymak zor. ne demek açmıyoruz, açıyoruz diyor, 1,5 saattir açmadı arkadaşlarınız diyorum, bana söyle sen de diyor. sen de diyor, bana söyle diyor. ben işletmeciyim gel beni bul açayım diyor. peki camları kapatıp, tenteyi açınca otele ses gitmiyor mu, hem de bangır bangır gidiyor ama o işte benle tartışmak için işin bahanesi.
    kapıdan çıkana kadar müşteriye böyle terbiyesiz davranan adamla tartışa tartışa gecem zehir oluyor. karşısındakine üniversite öğrencisi davranışıyla senli benli konuşan, ne halt etmeye geldin bu mekana dumandan ve sıcaktan rahatsız olduysan alt metininde bir konuşma yapan bir adam tarafından işletilen bir mekan veranda pera.

    özeti ise şu, yemekleri orta karar lezzetli ama porsiyonları insan değil çocuk için; servisi hızlı, garsonları efendi ama işletmeci bildiğin bakkal işletse dahi 3 günde iletişim sorunu nedeniyle kapatabilecek bir adam, otelin karşısında olduğu için ses sorunu olan ama mekanı hınca hınç doldurmak için gece klubü oluyoz biz şark kurnazlığında bir mekan .
    ayrıca yaprak sarma olarak hazırlanmış midye dolmanın tanesi 10 tl; yani bir parmak dolma içinde 1 tane midye olunca 10 tl' ye fiyatlandırılmış.

    ama herkes gitmeye devam eder, çünkü zaten doğum günü kutlama mekanı olmuş. müzik türkçe pop, oradan da piyasa kapar. otel her gün şikayet eder, bunlar her gün camı penceriyi arada kapatır, müşteri bağırınca açarlar, otel yine şikayet eder ; 135 tl fix menü istanbul standartı.. onlara bişi olmaz, paraları balya balya ceplerine doldururlar.

    gidecekseniz bilin istedim.
  • geçen akşam bir arkadaşın düğün temalı after partisi için gittiğimiz ve gideceğimize pişman olduğumuz mekan. ortam güzel, süslü, şirin falan fıstık.

    içki fiyatları overrated

    cin 35 tl..
    votka kokteyller 25 tl
    bira 17 tl

    bu da dert değil de..
    barı işleten 2 tane kendini bilmez bebe sinir etti bizi.

    gittim bi kokteyl bi cin istedim. 60 lira dedi parayı verdim. 40 tl üstünü aldım bekliyorum. benden 1 önce de arkadaşım siparişlerini vermişti. o aldı alacaklarını.

    ben de dedim ki, benimkileri de bekliyorum..
    (o sırada başka siparişler geliyor, onları araya alıyorlar zira)

    bardaki bebe demesin mi; normalde biz önce içki siparişini alıp, sonra parasını alıyoruz o yüzden sen bekleyeceksin..

    lan dedim. hem önce gelmişim, hem parasını peşin vermişim..
    neyin kafası bu...

    yok abi böyle bu iş falan.. iyi dedim var paramı geri içmiyorum.
    aldım paramı geri. mekana ev sahipliği yapan da yakın arkadaşım, dertlendim bişi yapamıyorum, gitsem olmaz, kalsam ayrı neyse dikiliyoruz işte dümenden. arada biraz takılıp kaçarız hesabı...

    ama o ne? bir anda elinde cintonik ile o hipster bıyıklı barmen geldi..

    -bu sizin dedi..

    dedim özür dileyecek herhalde...

    - yok dedim. sağol. ben iptal ettim siparişi..

    - biliyorum ama ben hazırlamıştım, buyrun dedi...

    bende neyse dedim aldım elinden, ali rıza bey tadımız kaçmasın diye hatun kişi bakıyor zira kavgacı bi yapım var.. neyse...

    - 35 tl alabilir miyim demesin mi?
    bizi bi gülme tuttu sinirden.. dedik baboli sen bas git, getirriz parayı.
    muhatap olmak istemiyorum hesabı. valla ortam düğün dernek olması tribine sokardım da neyse.. onu da geçtik...

    derken ben kardeşimi gönderdim bara...
    dedim şu kılkuyruğun parasını ver.

    bu mekana kuruş kazandırtmak istemiyorum ama sizin hatrınıza,
    ne bok yerseniz yiyin. az durup çıkarız.

    bizim birader gitti, parasını ödedi kendisine içki aldı, geldi. 2 saate yakın kaldık mekanda. bi köşede mavra muhabbet ediyoruz işte derken biz çıkıcaz dışarı...

    kapıya doğru yöneldik..
    bu eleman yine koşarak yanıma geldi..

    dedim herhalde bu sefer bi özür dileyecek.
    sizi gerdik, üzdük vb.. yok.

    ne dese beğenirsin?
    - biz kasayı yapıyoz da bi 35 tl vardı..

    şaka gibi.

    orda bastım tabi kalayı.
    ortam hala eş dost sevdiğim insanların en mutlu günü...
    kaldı içimde o yavşağın tavrı, sorarım ben sana hesabı.

    ne müşteri ilişkileri, ne barmenlik, ne yönetim becerisi, ne empati..
    insan üzülür, sıkılır, utanır..

    yok ulan yok.
  • pera'da gidebileceğiniz onlarca mekan arasından, aç kalsanız, dışarıda zombi istilası olsa bile gitmemeniz gereken tek mekan.

    sadece varlığınız onun tüm geçmişine bir hakaret unsuruymuş gibi davranan hipster garsona hayatta başarılar diliyoruz.
  • lezzet mükemmel değil ama garsonlar o kadar da kötü değil, manzara ve müzikler harika, ayrıca kadınlar matinesi gibi, fiyat performans olarak makul.

    gidilir.