şükela:  tümü | bugün
  • insanlar icin iyi bir seyler yapmanin onemine deginen islami bir soylem. ozu, insanlara yardim etmenin, onlari mutlu etmenin, faydali eylemlerde bulunmanin daha onemli oldugudur. nitekim insanlari mutlu etmek, bize daha fazla manevi tatmin saglar. cunku birine mutluluk verdiysek, biz de sirf o mutlu oldugu icin daha mutlu hissederiz. yapilmis psikolojik istatistiklere gore, hediye vermek insani hediye almaktan daha mutlu ediyormus. hangi yontemle bunun olcumunu yaptilar, ne kadar bilimsel ve guvenilir bir bilgi orasi tartisilir tabii. ama en azindan kendimizi analiz ederek, hangi eylem daha mutlu ediyor anlayabiliriz sanirim.
  • eline veren tabiki eline alandan üstündür. çok doğru bir laf etmiş büyüklerimiz. bir kez daha atalarımla gurur duydum.
  • hadistir bildiğim kadarıyla...
  • sirf ustunluk saglamak amaciyla veren insanlar tarafindan yanlis yorumlanmis soz.
  • hristiyan ogretilerinde de yeri vardir bu sozun, (isaret ettiginin) soyledir: it's better to give than to receive.
  • gunumuzde gecerli olan hali icin;
    (bkz: aldim verdim ben seni yendim)
  • benim bildiğim en güzel söz budur. doğrulugunu yıllar geçtikçe daha çok anlıyorum. zaman öğretiyor.
  • temelinde üreten elin yarattığı artığı gasp eden elin daha üstün olduğunu söyleyen, sömürücü ve hırsız bir mantığın ifadesi. kaynağı her kim ve ne olursa olsun öyle ahlaksız bir mantığı barındırır ki, şöyle dersek daha açık olur: 'çalan el, yaratan elden üstündür!' veren el kim, alan el kim? veren el kime neyi veriyor? veren el verdiğini nereden buluyor? nasıl veriyor, neyin karşılığı olarak, ne amaçla veriyor? öyle 'yoktan var olan' bir şey yoktur. ortada verilecek bir şey varsa bunu birileri verilecek hale getirmiştir. veren el de verme yetkisini haiz olduğuna göre, sahibidir. sahiplik varsa, ortada mülkiyet sorunu vardır. tekin mülkiyetinin kaynağı kanlıdır, zorbacadır, çünkü tarih boyunca böyle olmuştur. tekin mülkiyetidir çünkü açıkça 'veren el' diye söylüyor zaten, eller demiyor. ahlaksızca bir önermedir vesselam. bin tane ahlaksızca sonucu daha olur. boyun eğen, köle ruhlu bir birey yaratır böyle bir söz. böyle bir sözün kazındığı zihin sadece minnet eder, gün gelir 'veren eldir, üstündür' diyerek veren elin yalakası olur, kişiliksizleşir. kimileri bu sözün kaynağının bazı kurumlaşmış inançlar olduğunu söylüyor. o zaman bu kurumların 'hırsızlık' ile ilgili getirdiği kısıtlamalar ayakları yere basmayan havada kalmış boş kurallardır. çünkü sadece veren elin sahip olduğuna yönelik eylemi hırsızlık sayar ama veren elin gaspını hırsızlık görmez. anarşizm 'mülkiyet hırsızlıktır' derken, dinler 'mülkiyet haktır' der. bence birincisi haklı. birincisinin haklılığı da ikincileri, kendilerinin bile tanımladığı bir sıfatın faili durumuna sokar. karışık görünebilir ama gayet net 'vesselam'.
  • bu soz bir hadis-i serif'e dayaniyor (buhari, zekat 18).
    orijinalini latin harfleriyle yazarsak asagi yukari soyle oluyor:

    el yed-ul ulya hayr-un min el yed-il sufla

    burda denen su ki, ulvi (ust) el sufli (alt) elden hayirlidir.
    veren ve alan el denmek istense el-mudi ve el-ahiz denebilirdi.
    dolayisiyla bu hadisi veren el alan elden ustundur diye cevirmek eksiktir.

    (sonsuz nur -2, s.150, fethullah gulen)