şükela:  tümü | bugün
  • harç gibi kamu hizmeti karşılığı değildir.
  • bugün ne yazık ki kanun boşluklarını hazine menfaatine yorumlayarak haksız ve hukuksuz vergi üreten bir mali bürokrasi varken, türkiye'de meşru ticaret yapmak akıl karı değildir.
  • ' vergilendirilmiş kazanç kutsaldır ' yazar vergi' de. bunca vergi kaçırılan bir ülkede bu kapsamda düşünülünce kutsal sayılan kazançta yoktur.
  • kısaca "vergi" nedir: kamu hizmetlerine harcanmak için halktan toplanan para.
    kısaca "kamu hizmeti" nedir: halkın ortak gereksinimlerini karşılayan ve devletçe yerine getirilen işler.

    (bkz: otomobil yerine sıfır ötv'li pick-up almak)
    esasında devletin halka daha iyi hizmet sunmak ve ihtiyaç karşılamak için aldığı vergi nedeniyle halkın zevklerinden mahrum edilmesi durumudur aynı zamanda bu öneri. yani daha iyi hizmet için para verirken esas alım gücünün izin verdiğinden daha da kötüsünü kullanıyor olmak bir konuda.

    başlığı görünce "bu dönen ne tezat bir çarktır, biz burada halâ nasıl nefes alıyoruz lan" dedi içimde birisi.

    en komiğiyse bunun bir şaka olmayışı.
  • bu gün ödediklerim;
    2646tl (5035+tdmg+stpj)
    517,50(mtv 2.taksit)
    sgk 4a da ödedim de o buranın konusu değil sanırım (613,32 tl)
    3163 tl vergi ödemişim bu gün.
    al canımı da al
  • vergi ödevi anayasamızın 73.maddesinde ifadesini bularak herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle mükelleftirler. bir mükellefin, mükellef olabilmesi veya bu kişiden ve idare tarafından vergi talep edilebilmesi için bu kişi tarafından gelirin elde edilmiş olması veya vergiyi doğuran olayın gerçekleşmiş olması veyahut da hukuksal durumun tamamlanmış olması zorunludur.
  • vergi, bütçe güdüleri ile değil, sosyal refahın artırılması amacıyla belirlenir ve toplum da vergisinin nereye harcandığını sorgular.
  • hani matrix'te bir sahne vardı.
    gerçeği öğrenmek istenen neo'ya morpheus d cell bir duracell gösterip "artık biz buyuz" gibisinden bir tirad yapıyordu.

    maaşlı kesim olarak da biz artık vergiyiz.
    emeğimizi en çok devlet sömürüyor.
    birer makineye dönüşmüşüz.
  • vergi borcumu ödedim şimdi verdiğim parayla ne yapılacak bekliyorum. yani birinin açıklaması gerek the chopperdan aldığımız parayla şunu yaptık desinler. kazandığımızın yarısını veriyoruz keşke ne yapılacağına da biz karar versek. en azından seçenek sunulsun. kendimiz yaptırmış gibi sevinelim. hadi onu geçtim bir sms atın sizin para şuraya gitti diye önünden geçerken filan sahipleniriz. çok ciddiyim.
  • oldum olası bu ülkede adaletsiz tahsil edilir. iktidara yakın iş adamlarının rüşvetleri vergi borçlarının silinmesini sağlar filan bu yeni bir şey değil. tek başına iktidar sağcılarla bu durum değişmez, değişmeyecek eşşek gibi çalışıp kuruşuna kadar vergimizi ödeyip kimlere nasıl peşkeş çekildiğini izleyip durucaz.

    mevzu ayrı. konuya şurdan geldim aslında plajda bira içilmiş.
    (bkz: plajda bira içen iki kadın doktora ceza kesilmesi)

    şimdi o biranın üretimi dağıtımı vesairesi her kaç liraysa üzerine yüzde seksen vergiyi bindiriyor reisin yönettiği bu ülke. ahmaklar için açıklayayım 10 lira veriyorsan şişesine kutusuna neyse 8 lirasını devlet alıyor vergi olarak. tamam?

    bu örnekte doktorlarımız diyelim ki 10 lira bayılmış (8 lirası vergi kaçak sarayın faturalarını ödüyor) arpa suyu içiyor. kadın keyfinin parasını ödemiş, vergisini de peşin peşin ödemiş (yüzde seksen demiş miydim) sokak arasında ziftlenip gelene geçene bulaşan ergenler gibi davranmıyor plajda kendi halinde, ama birilerinin bir yerlerine batıyor!

    arpa suyu demişken ne üreten kazanıyor ne tüketici memnun. bu bütün tarım ve hayvancılık ürünlerinde vergi olarak değil de aracılar (tüccar) yoluyla yediğimiz içtiğimize yansıdı. olay ne. rant ekonomisi. benden olan kazansın çiftçi işçi vatandaş işte açlıktan ölene kadar vergisini ödesin sonrası mühim değil zaten.
    hayır binlerce dolarım yok ki girişimci arkadaşlarımın vergi borçlarını silsinler diye götürgeve* bağış yapayım!