şükela:  tümü | bugün
  • cep telefonunda faturalı hat kullanan herkesin ödediği vergidir. kullandığınız servislere ödediğiniz paranın %18'i kdv olarak ödenir, faturaya eklenir. bu %18'in de katıldığı toplamın da %25'i özel iletişim vergisi olarak ödenir. yani kdv'nin de vergisi vardır özel iletişim vergisinin içinde. vay be. vergi ödeyince de insan elbet ödediği verginin vergisini ödüyecek, di mi yani? acaba deprem vergisi, emlak vergisi gibi vergilerin vergilerini ne zaman alacak devlet? merakla beklemekteyim.
    (bkz: cep telefonu faturasında yüzde 43 vergi olması)
    (bkz: 30 milyonluk cep faturasında 25 milyonluk vergi)
  • kanunda yeri olmamasına rağmen, uygulamada yeri olan kazıklama yöntemi.
    (bkz: cifte vergilendirme)
  • otvnin de kdvsini odemekteyiz vatansever turk milleti olarak.
  • aslında kanunen de "aynı" vergi iki kere ödenmiyor halihazırda. mesela bir dükkan, satacağı malları kdv'sini ödeyerek alıyor. müşteriye satarken de kdv'li fatura kesiyor. aktarıyor yani vergiyi. son tüketiciye kadar bu böyle gidiyor. son tüketici bir yere aktaramayacağı için ödemiş oluyor o malın vergisini. (vergi iadesi falandı filandı işte..) arada kalan herkes de ödediği kdv'leri ve aldığı kdv'leri birbirine mahsup ederek kurtuluyor o masraftan. yani bir mala aynı vergi iki kere ödenmemiş oluyor.

    ama işin şöyle bir çingenliği var maalesef: kdv matrahının içine başka vergileri dahil etmek. yani mesela ithalat yaparken bir sürü vergi var küçük küçük: kkdf, damga vergisi, gümrük vergisi vs. alacağınız mal da diyelim ki 100.000 dolar olsun. vergiler binince üzerine oldu sana 110.000 dolar. devlet diyor ki "ben kdv'yi mal bedeli + vergiler üzerinden alırım". yani 100.000 doların %18'i değil de 110.000 doların %18'ini ödüyoruz. yok yaa! ulan o 10.000 dolar zaten vergi, onu niye katıyorsun hesaplamanın içine! devletimiz çok çakal ya, aynı vergiyi iki kere almamış oldu ama bir vergi miktarını başka bir verginin matrahına katarak matrahı büyüttü. lan iki kere vergi aldın deyince de:

    - "iki kere almadım ki, önce gümrük vergisi aldım, sonra da onun kdv'sini aldım. eheheh."
    diyor.

    tabi sonuçta devlet bu "tamam lan, verginin vergisini ödemeyeceksiniz bundan sonra. değiştiriyorum kdv hesaplamalarını ama yeni de bir vergi çıkardım: kıl oldum size vergisi, her ürüne %10. bundan sonra bu var" derse de bişey diyemiyorsun. (daha önce özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı vakalarında yaşandığı gibi..)

    ah şu vergiler düzgün şekilde değerlendirilse kimse bir şey demeyecek ama işte..
  • bu başlığa bi temize çekeyim. nedense hiç konuşulmayan, 'referandum'du 'başkanlık'tı, 'hain fetöcüler'di derken cebimizden değil artık 'ensemizden' çıkan şeyleri bi şöyle tek tek ele alalım.

    evet canım vergiler. hani şu hepimizden toplanan, daha cebimize giremeden devletin kasasına giden milyar tl'lerden. hani meydanlarda bas bas bağırıp 'yol yaptıık, köprü yaptıık'ların paraları. hadi okuyalım buyrun:

    *geçen yıl devletin toplam kazancı 554 milyar tl. bunun 458 milyar tl'si vergi olarak toplanmış. bu vergiler de 130 milyar tl kdv, 120 milyar tl ötv’den. ne yaptı? 251 milyar tl. yani 458 milyar tl verginin, 251 milyar tl’si kdv, ötv. kim ödedi bunu? nihai tüketici, yani vatandaş. yani sen.
    bugün milyon dolarlık bir tekne, yat alsanız yüzde 1 kdv ödüyorsunuz, 1 tl’ye simit alsanız yüzde 8 kdv ödüyorsunuz.

    *mesela beyaz eşyada ötv sıfırlandı. ne kadardı? yüzde 6,7. o sıfırlandı ama araçtaki yüzde 145 olan ötv’yi ne yaptık? yüzde 160 yaptık. yani yapılan indirim, fazlasıyla geri alınıyor.

    *yani örneğin 2 bin motor bir araç alıyoruz, 56 bin tl gümrük girişi var. yüzde 160 ötv , yüzde 18 kdv , ötv’nin kdv’si de var. 56 bin tl’ye gümrükten giren araç, bayii karı hariç 173 bin tl’ye satılıyor. siz devlet olsanız, üretenin 56 bin tl’ye üretip para kazandığı bir aracın, stok maliyetine, ar–ge faaliyetine, personel maliyetine katlanmadan ve risk almadan 110 bin tl’ye yakın vergi toplasanız, üretir misiniz araba? ben olsam üretmem. verdiğim örnekte bayii karı yok. bir de bayii karından da devlet gelir ya da kurumlar vergisi, çalıştırılandan stopaj, sgk primi falan alacak.

    *ya da şuna bi bakalım. 2012 yılında bu ülkede genel sağlık sigortası diye bir şey getirildi. gelir durumuna göre sağlık hizmeti için bir para ödenmesine karar verildi. bu ülkede 3 milyona yakın genç işsiz var. sosyal devletiz. ama işsiz olduğu için sağlık hizmetinden faydalanamayacağını, faydalanması için gss ödemesi gerektiğini söyleyen de bu devlet... ödeyenler ödedi bunu. ödeyemeyenlere ise sonra, silindi borçlar, “53 tl’ye düşürdük” denildi. vatandaş nasıl mutlu... ama şu sorgulanmıyor, sosyal devlette bu niye alındı ki?

    *brüt maaşınız 4 bin lira misal. ele geçen net maaşınız ise 2860 tl. 1140 tl’ye ne oldu? yüzde 15 sgk payı, yüzde 15 gelir vergisi, binde 7,59 damga vergisi kesintisi yapıldıktan sonra ele geçen 2860 tl. yani, siz aslında her ay maaşınızı daha görmeden 1140 tl vergi ödüyorsunuz. bitmedi. elinize geçen 2860 tl’ye ile harcama yapacaksınız. arabanıza yakıt, evinize temel ihtiyaç maddeleri, çocuğunuzun okul masrafını ödeyeceksiniz, ortalama yüzde 18 kdv, yüzde 20’de ötv olsun diyelim. yüzde 40’a yakın da dolaylı vergi ödeyeceksiniz. 1000 tl’ye yakın da oradan vergi ödediğinizi düşünürseniz, aslında sizin vergisiz kazancınız 1500 - 1600 tl.

    *asgari ücretliden vergi alınmasa ne olur? disk’in açıklamalarına göre, ortalama 6,5 milyon asgari ücretli var. yani, 2 milyar 420 milyon tl. devlet 2016 yılında sadece alkolden 8 milyar tl ötv toplamış. 6,5 değil, 26 milyon asgari ücretliden vergi almasa bunu karşılayabiliyor.

    *sonra mesela yatta, kotrada, pırlantada, elmasta sıfır olan ötv, güneş kreminde, parfüm, deodorantta yüzde 20, traş köpüğünde yüzde 6,7. bir kere bunun düzeltilmesi lâzım. okeyde, tavla taşında yüzde 20 ötv nedir? ya da bir araçta yüzde 160 ötv nedir? bugün sigarada toplam vergi yüzde 82. yani 10 tl’ye satılan sigaranın 8 lira 20 kuruşu vergi. yani bir paketteki 20 dal sigaranın 16 dalı vergiye gidiyor.

    *bir de şu var bak: gelir vergisi tarifesi yüzde 15’ten başlıyor. yüzde 20, yüzde 27, yüzde 35’e kadar gidiyor. milyon dolarlık futbolcunun ki sabit yüzde 15. bugün çalışanın ücreti 6 ayda yüzde 20’lik dilime giriyor. asgari ücretli bile son 3 ayda yüzde 20’lik dilime giriyor. futbolcu 10 milyon dolar transfer parası alıyor. adı ücret. gelir vergisi kanununun geçici 72. maddesi ile sabit stopaj yüzde 15. onu da kulüp ödüyor. futbolcu 1 tl vergi ödemiyor. bu arada kulüp de ödemiyor aslında.

    bu daha uzayıp gidiyor ama ben daraldım yazmaktan. verginin vergisini alan, bunu hunharca harcayıp üstüne bu parayla bize hava atan sisteme hoşgeldiniz.

    (burada verilen tüm bilgileri vergi uzmanı ozan bingöl aljazeera'ya anlatmış. linki burada:
    http://www.aljazeera.com.tr/…ergisini-turkler-buldu )
  • (bkz: ohh yeah)