şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çok iyi dinleyici, güzel insan. dün kendisi ve söyledikleri aklıma gelmiş ve evren aracılığıyla saygılarımı iletmişimdir, kulağı çınladıysa sebebi benimdir.`::dd`
  • sözlüğe, edebiyat tanrısı tarafından, sosyal medya sitelerinde büyük yazarlara atfedilen uyduruk cümleleri ayıklamak için gönderilmiş yazar. türk edebiyatına böyle bir katkıda bulunduğu için saygılarımı iletiyorum. *
  • #66015062 işbu enrtysi için kendisine teşekkür ettiğim yazarımız. don kişot misali yel değirmenlerine savaş açmış olsa da umarım yılmadan devam eder.
  • yazarlar, şairler ve düşünürlerin onlara ait olmayan sözlerinin onlarınmış gibi bilinip paylaşılmasına savaş açmış bir yazar. bu konudaki entrleri oldukça güzel bir işlev görüyor.
  • adeta bir edebiyat dedektifi. hiçbir yazarı bu kadar keyifle takip etmemiştim. var ola.
  • üst edit: tahmin ettiğim gibi laflarının arkasında duramayıp entrynin birini silmiş, birinin de önemli yerlerini editlemiş. buyurun ikisi de 1 ve 2.

    sözlük ''enteli''. bilip bilmediği her konuda ahkam kesmeyi kendine şiar edinmiş. sözlüğe haddinden fazla anlam yükleyerek umutsuz yaşamlarına sanal bir ışık tutma gayesinde olan ve her şeyin en iyisini ben bilirim, en çok kitabı da ben okurum, her doğruyu düzeltirim havalarında burada heba olan bir yaşam sürüyor. arkadaşm çıkın dışarı bir hava alın, gençsiniz daha. bir gezinin. 3-5 tane cahilin girdiği entryi düzelterek kendinizi tatmin ederek bir yere varamazsınız.

    orhan pamuk'un bir sözünü paylaşmıştım. (bkz: #85377346)

    “bazı insanlar çok fazla içten olur, içten oldukları için değil içlerinde bir kişi oldukları için.”

    orhan pamuk'un böyle bir sözü yokmuş, olsa çok kötüymüş minvalinde gerzekçe bir entry girmiş.

    sonra kesinlikle böyle bir sözü olmadığını söylemiş. (bkz: #85398259) ''kendi söylüyor kendi inanıyor.'', ''bütün kitaplarını okudum böyle bir söz yok.'' vesaire vesaire bir dolu mastürbasyon.

    görmezden geldim bir süre. ama gerçekten iyi niyetlerle burayı okuyan genç kardeşlerim bu önüne geleni yalancı ilan eden kişiye inanmasınlar diye açıklama yapma gereği duyuyorum. genç dimağlara bizim de bir katkımız olsun bu vesile ile.

    ve bu sözü sosyal medyada dönüp duran ve muhtelif yazarların adı kullanılarak yazılan sözlere benzetmiş. sığlığına veriyorum.

    bir yazarın samimiyeti ve içtenliği araması bunu da kişiliğini çeşitlendirememiş sabit kafaların tek benlik barındırmasını eleştirerek bir çıkarımda bulunması kadar doğal bir şey yoktur. hele bu yazar orhan pamuk'sa, bilindiği gibi bütün kesimlere eşit mesafeden bakabilme, taraf olmayan ve olayları mesaj verme kaygısı gütmeden aktaran bir yazar olmasıyla övünen bir kişidir orhan pamuk.

    yazarın içtenliği bir kişilik barındırmayan yani böylece kendine dışarıdan bakmakta zorlanmayan insanlarda araması kadar doğal bir şey olamaz. orhan pamuk'un farklı kişilikler içinde barındırabilmek için farklı kesimlerin içine girerek çalışmalar yapmıştır. kar romanında kars'ta ve frankfurt'ta çalışmıştır. o dönemin sabah gazetesinden bir gazetecilik akreditesi alıp kars sokakların 3 yıla yakın dolaşmıştır. hatta orhan pamuk'un en büyük hayallerinden biri bir kadının ağzından roman yazmak sonra da aslında bunu orhan pamuk yazmamış da bir kadın yazmış diye söylentilerin çıkmasıdır.

    orhan pamuk demek istiyor ki, tek kişilik barındıranların ilk fırsatta barındırdıkları tek kişiliklerden aldıkları kesinlik cesareti yüzünden içten gözükseler bile zamanla içten olmadıkları anlaşılır. hatta çok sevdiğim yazar cesare pavese'nin eren cendey çevirili, can yayınlarından çıkan, strega ödüllü ''güzel yaz'' kitabını okurken 23. sayfanın ikinci paragrafında; pamuk'un ve pavese'nin ruh kardeşliğine ilişkin bir şey bulup bunu da bir kenara sanal not olarak dursun diye entry girdim. (bkz: #85491279)

    fakat bu başlığına entry girdiğim şahıs bunu da yalanladı, (bkz: #85504550)

    neden böyle histerik bir biçimde bilmediği, fikri olmadığı konularda ısrar ediyor anlamış değilim. çevresine de birkaç hokkabazı toplamış eğleniyor.

    neyse genç dimağlara bir faydamız dokunsun bari. bu şahsın karalamalarına inanmayın.

    nebil özgentürk bir yudum insan belgesellerinde yine güzel bir şeye değiniyor. ve orhan pamuk'u konuk ediyor. türkiye'nin tartışılan romancısı içtenlik ile alakalı güzel bir tespitini bu programda paylaşıyor.

    neydi o tespit.

    ''ruhumdaki kırılgan ve beni suçlu hissettiren nokta içtenlik sorunudur, bazı insanlar
    çok fazla içten olur, içten insanlar oldukları için değil, içlerinde bir kişi olduğu için. ben ise hissettim ki içimde birden fazla kişi, birden fazla ses, birden fazla ruh var.''

    kaynak.
  • genç dimağları aydınlatmak bir kez daha farz-ı kifaye oldu. müslümanlar bu görevi ben aldım, rahat uyuyun.*

    söz konusu yazarı dikkate almayın genç kardeşlerim. ucuz edebiyatçı. tam bir ''kitsch'' ama ''art'' değil. en büyük başarısı sözlük yazarı olmak lise mezunu, aöf’lü. muhtemelen bim'de kasiyerlik yapmıyorsa hala ailesinin verdiği 3 kuruş paraya tamah edip, onlara el açan biri. malum kitap fiyatları da pahalılandı diyorlar türkiye’de. sözlük semalarında aylık 1 gb internetiyle google dedektifliği yaparak kültürlenmeyi ucuza getiriyor. kırık camlı iphone 5'ten görebildiği kadarıyla insanlara itiraz ediyor, göremediklerini de yalanlamayı seçiyor. acıyorum gerçekten. iki tane orhan pamuk romanına sahip olduğunu ispatlasın ben bütün kitaplığımı yakarım. utanmadan üsluptan bahsediyor. ne üslup bilir ne kurgu ne akış. entry siliyor, editliyor.

    ot, kıl, yün, tüy, notos dergileri okuyucusu. bu dergiler de bunların cebindeki 3 kuruş parayı almak için veriyorlar illüstrasyonu veriyorlar illüstrasyonu. sonra ortaya böyle babasının paketinden kısa lark çalıp, google'dan turgut uyar okumakla hayat geçiren #şiirsokakta'cı bir jenerasyon çıkıyor.

    ben aöf'lü olsam değil çamur atmayı, insanların bariz bir yanlışını düzeltirken utanırım vallahi. anlaşılan imam hatipler kapatılsın diye bağırdığımız kadar aöf'ler kapatılsın diye de bağırmak gerekliymiş türkiye'de.

    he bu arada varsa 50 lira'ya iphone usb kablosu satan varsa bilgilendirsin garibi. ama kargo şirketine kapıyı açamıyor paranız biraz elinize geç geçer. öyle de bir özelliği var.

    sonra sözlükte kargo şikayet başlığı doluyor. ben ona üzülüyorum. azıcık bir de buradan bakmak gerek değil mi? ahahahahaha

    edit: birazdan bazı entrylerini editleyip siler yine. kendi kendini sevindirmeye çalışır, bilginize olsun. bir olmamak gerekiyordu ama girdik bir kere topa. daha fazla cevap vermeyeceğimi baştan belirteyim. sözlük'te dahi lafının arkasında duramayıp entry editleyen insanlar, gerçek hayattaki duruşlarındaki garabeti düşünebiliyorum. keyfine bak aöf'lü. au revoir.