şükela:  tümü | bugün
  • egitimi sirasinda zorlu sinavlardan gecirilen (anatomi lab. inda tavuk bogazlamak zorunda kalmak, bilimum sozluler), bi suru eziyete maruz kalan (kadavranin kokusunda zehirlenme tehlikesi, rektal muayene [inek turevi hayvanlarin gotune kol sokularak yapilan muayene]) ve isim hayvanlari kurtarmak mi eziet etmek mi bu ne bicim egitim lan die isyan eden ve mesleginden daha okulun ikinci senesi soguyan insan modeli.

    bunlar mezun olunca 50 kisi girilen klinik derslerinde hayvana elini surememis olduklarindan bi bok bilmesler. bi suru paralari olanlar bi klinik acip paraya para demes, orta hallice olanlari bi klinikte ise girip uc kurusa calisirlar, helak olurlar.

    bazilari okulda kalip, kendi cektiklerini yeni ogrencilere cektirir. kucuk bi kismi marketlerin et reyonlarinda denetci olabilir mesela veya ilac firmalarinda ise girip olayin acikli yonunden az bucuk uzaklasabilirler.
  • (bkz: baytar)
  • mezunlarının çoğunun antin kuntin işlerde çalışmak zorunda kaldığı meslek dalı
    (örneğin;çakmak gazı doldurucusu,pazarlamacı,otobüs şöförü ,sekreter, işsiz)
  • köpeğinizin kabusu olabilen tek yer...kimi insan için dört ayaklı yavrusunu, veterinerin kapısından içeri sokmak bile büyük başarıdır...daha önceden kıçına sokulan derecenin, diş taşını ve de kulağını temizleyen elin, koluna bacağına sokulan serumların, kıçına saplanan aşıların sahibini ve ikamet ettiği yeri hiç bir zaman unutmaz...ona karşı beslediği nefreti görünce, köpeğinizin sakinliğinden ve de sevecenliğinden bir an için şüphe etmeye başlarsınız...köpeğinizle, veterinerde verdiğiniz mücadele, mücadelelerin en çetinidir...

    çıkış anında ise yanınıza hesapta olmayan extralar alırsınız:

    - veterineri ısırmasın diye, araya aniden soktuğunuz kolunuzun üzerine sarılan bir bandaj
    - sahibimi ısırdım diye depresyona giren dana kıvamındaki yavrunuz
    - kulağına şunu damlatın, dişini bununla fırçalayın, kokuyu önlemek için bunu sıkın, ödül olarak bu kemiği sunun gibi almak zorunda kaldığınız diğer zavazigonlarla beraber bomboş kalan bir cep..
  • aslen veteriner hayvan demektir, veteriner hekim demek gerekir*, dikkat edilmeli baytar denmesinden hiç hoşlanmazlar..
    çoğu büyük bir hevesle birkısmı ise bölümün puanı düşük diye veteriner fakültesini seçmiştirler ama bilmedikleri önlerindeki 5* sene boyunca tıp fakültesine göre kat kat ağır bir eğitim alacaklar ağızlarına sıçılacak, canlarından bezdirilecekler..
    mezun olmayı başarırsam delicesine eğleneceğimi düşündüğüm meslek şeysi..
  • bi doktora göre en büyük avantajı hastasını yiyebilme özgürlüğüdür (tavuk yiyen veteriner hekim sağlıklı beslenirken hastasını yiyen doktor hapse girmektedir.)
  • okurken canlarından bezdirilmelerine rağmen kitap üzerinde eğitim alan, fakültelerin yetersizliklerinden aralarında aşı bile yapamadan mezun olanların olduğu, işlerinde iyi olmak istiyorlarsa aldıkları eğitimden çok kendilerini yetiştirmeleri gereken, hayvan sağlığını kimsenin pek sallamamasından ve meslektaşlarının çokluğundan çoğu mezun olunca okuduğuna bin pişman olan ve veteriner hekim diye anılması gereken insan/lar.
  • bazen insanların bile sağlığının önemsenmediği ülkelerde hayvan sağlığının önemini vurgulamak gibi gülünç durumlara düşen "hekimler"
  • hayvan doktoru
  • veteriner kelimesinin tek karşılığı hayvan kelimesidir. sanıldığının aksine bir mesleğin adı değildir. zaten veteriner fakültesinde okuyan arkadaşlar sürekli olarak millete "veteriner" değil, "veteriner hekim" ve hatta "veteriner hekimi" olduklarını söylerler.
    (bkz: veteriner hekim)