şükela:  tümü | bugün
  • biyologların tıp fakültesinde akademisyen olması durumunun farklı bir versiyonu. üniversiteye giriş sınavında ilk 100 bine bile girememiş ve hayatında tıp fakültesi eğitimi almamış insanlar, tıp doktoru olacak olan öğrencilere eğitim vermeye çalışıyor.
  • marangoz mu alaydılar nev'inden bir soru sorulması gereken başlık açılmış. ilgili konular için değişik mesleklerden eleman alımı yapılır. çoğu zaman mimarlık bölümlerinde sosyolog bulunabilir, antropolog bulunabilir, ekonomist, hukukçu bulunabilir,hatta bulunmalıdır ve bulunmuştur da. örneğin iç mimarlık bölümlerinde mutlaka mobilya tasarım dersleri için teknoloji fakültelerinin ilgili bölümlerinden marangoz öğretim üyesi bulundururlar zaten. elektrik mühendisliği bölümlerinde nasıl ziraat mühendisi bulunması olağan ise, tıp fakültelerinde de veteriner bulunması o kadar doğaldır. tıbbiye bölümlerinde okuyanlar için söylüyorum; tıpta okumanız size özel olarak mars gezegenden elit tıp doktorlarının getirileceği anlamı çıktığını sanmayınız lütfen. sonuçta bir yönüyle insan tamircisisiniz. birgün gelip de elinde ilaç kartonlarıyla gelen yaşlı amca ve teyzelere yedi yirmi dört ilaç yazarken bulunca kendinizi, bu yazımı hatırlayınız. son olarak, sahip olduğunuz mesleğin değerini inceliklerini biliniz ama mesleğinizi toplumumuzun tek elit mesleği olarak görmeyiniz. kaldı ki o sevgili veterinerden belki insanlık öğrenirsiniz bir zaman bir yerde.
  • ben olsam veteriner fakültesindeki olası tıp mezunlarından korkardım
  • veteriner değil veteriner hekim olarak okursan olayın ne kadar normal oldugu anlaşılır gereksiz egoya gerek yok hayvan ve insan metabolizmasında benzerlikler var iki tarafında birbirinden öğrenecegi çok şeyler var.
  • adam alanıyla ilgili ders veriyorsa neden olmasın? zorunlu inkılap tarihini de beyin cerrahından mı alıyorsunuz?
  • veteriner fakültesi mezunları tıp/eczacılık vb. fakültelerin sadece temel bilimler derslerinde ders verebilirler. anatomi üzerinden örnek verirsek veteriner fakültelerinde kedi,köpek, büyükbaş ve küçükbaş hatta avrupa birliği şartları nedeniyle domuz anatomisi, insan anatomisi üzerinden öğretilir. yani halihazırda insan anatomisi çalışmış olarak mezun olur veteriner fakültesi mezunları. bugün tıp fakültelerinde verilen biyokimya, anatomi vs. gibi temel bilimler sınıfına ait dersleri aynı, hatta bazen daha ayrıntılı öğrenirler. sonuçta ilk on bine giren de, 300 bininci olan da memelidir. anatomi dediğimiz alan zaten karşılaştırmalı olarak gelişmiştir.

    yarış atı gibi yetiştirilen bir çocuğun tek bir sınavda aldığı puan yüzünden aptal ya da zeki olarak adlandırılması ya da kapasitesi bu kadar denilmesi zaten aptallıktan başka birşey değildir.
  • domuzların kalp kapakçığının insanınkiyle uyumlu olması gibi bir şey duymuştum.

    atlardan serum üretilmesi falan da bana pek yabancı gelmiyor ama başlıkta çarpıtma olduğu aşikârdır.

    zira ben de şöyle desem "hukukçuların mühendislik fakültesinde akademisyen olması" desem çoğu insan bağdaştıramaz lâkin "hukukçuların mühendislik fakültesinde, iş hukuku-inşaat hukuku/sözleşmeleri-deniz hukuku- iş ve işçi sağlığı güvenliği derslerine girmesi" şeklinde söylersem daha anlaşılır olur.

    edit: deniz(cilik) hukuku da varmış.
  • hele bir de edebiyatçısı türkçe öğretmeni falan var. tıp fakültesinde derse girer bunlar. nasıl girer anlamış değilim. gitmiş türkçe öğretmenliği okumuş akademisyen olmuş tıp fakültesinde türk dili dersine giriyor. sen nasıl girersin doktorun dersine! olmaz olamaz! o senin dersine girmeli o doktor. ya bir yürüyün gidin havalara bak hele.
  • veteriner fakültesindeki tıp hocaların olması ile yarışır. ilk 100 bine girememiş insanları veteriner camiasında da ciddiye almıyoruz ancak emin olun o 100 binin altındaki sıralamadaki okullar çoğu tıp fakültesinden daha donanımlı (yeni açılanları bilmiyorum). pratisyen hekimleri karşılaştırmayı düşünürsek veteriner pratisyenlerinin tokatlayacağını çok net söyleyebilirim çünkü pratisyen tıpçılar doğru düzgün vaka görmüyor, gördüğünde de gerekli bölüme konsulte etmek zorunda kalıyor. veteriner pratisyenleri ise diş çekiyor, ameliyat yapıyor (büyük ameliyatlar için cerrah çağırabiliyor), normal teşhis ve tedavi, parazit muayenesi vs muayeneleri yapabiliyor. kendini geliştirenler kardiyoloji, ortopedi, nöroloji veya egzotik hayvanlar alanına yöneliyor. doktorasında cerrahi, dahiliye veya doğum seçen hekimler ise inanılmaz işler yapıyor.

    yeni veteriner hekimler kendini geliştirmeyi ve yeni şeyler öğrenmeyi biliyor. evet çok eksiğimiz var, veterinerler uzmanlıklara ayrılmalı, tus benzeri sınav getirilmeli ki geldi bu şekilde veteriner hekimlik daha fazla yol kateder.

    hocalar kısmına gelirsek okulumda 96 kadar profesör ile sayısını bilmediğim kadar akademisyen var; hepsi çok bilgili ama çoğunu sevmiyorum. ancak bazı hocalar var ki özellikle cerrahi hocaları bir gün kafa içi ameliyatı yaparken ertesi gün katarakta fako cerrahisi yaptığını görebilirsiniz. araba çarpmış, pencereden düşmüş hayvanların ameliyatları zaten standart bir iş. uzun lafın kısası tıpçı arkadaşlar kendinizi nimetten saymak yerine gelişiminizle uğraşın, sırf tıptan mezunsunuz diye ülkenin en bilgili insanı olduğunuzu sanmayın.
  • ege tıp fakültesi anatomi anabilim dalı başkanı ve oldukça meşhur bi hoca olan (bkz: lokman öztürk) buna bir örnektir mesela. anatomi, histoloji gibi branşlarda pek çok veterinerlik mezunu olabiliyor.