şükela:  tümü | bugün
  • kemal kılıçdaroğlu'nun başlattığı adalet yürüyüşünde ona eşlik eden, 15 temmuz gecesi boğaz köprüsüne götürülen erlerden biri olan oğlu silivri cezaevinde olduğu için adalet bekleyen ve bunun için o yaşına rağmen yürüyüp tepkisini dile getiren güzel bir amca. adalet isteyen insanlardan yalnızca biri.
  • adalet yürüyüşünün sembollerinden biri olan insan.
    iddialara göre hava harp okulu öğrencisi oğlu darbe günü tatbikat denilerek boğaz köprüsüne götürülüyor, ardından hapse atılıyor. baba kılıç, 11 aydır iddianamenin hazırlanmadığını söylüyor.
    11 aydır çağlayan adliyesinin önünde elinde bayrak, atatürk ve oğlunun resmiyle nöbet tutuyor.
    yeri geliyor ankara'da eylemde, yeri geliyor adliye önünde ailelerle eylemde.
    ama her eylemde onu bayrağından ve çevresindeki resimlerden seçebiliyoruz.
    geçtiğimiz mayıs ayında tek derdi sesini duyuramamakmış.

    şimdi o kadar güzel duyurdu ki sesini. herkesin tanıdığı biri haline geldi. kılıçdaroğlu'nun yanında duruyor, beraber oturuyor, sohbet ediyor hatta güldüğü anlar bile yansıyor fotoğraflara. hep en önde o. adalet arıyor.
    elinde onca yükle - ki bir süre sonra en hafif bayrak, foto çubuğu bile ağırlık yapmaya başlar- bütün azmiyle yürüyor.

    geceleri karton kutu üzerinde uyuyor, uyurken bile bayrağı, fotoğrafları baş ucunda dik duruyor. sırf bu adamın sesini duyduğumuz için bile bu adalet yürüyüşünü takdir edebiliriz.
  • gözaltına alınmıştır.
    http://www.gazeteduvar.com.tr/…m/2017/07/11/254577/
    pazar günü kılıçdaroğlu konuşurken özel teşekkür etti kendisine. ve o anda "bu amca bu kadar sembol olarak kendini mi yakıyor acaba, başına bir şey gelmesin" diye düşündükten sonra "yok arkadaş bu amcaya da bir şey yapamazlar artık" diye içimden geçirmiştim.
    onu da almışlar. pes arkadaş. pes.
  • bu adamın oğlu, 15 temmuz gecesi, boğaziçi köprüsü üzerinde milletin üzerine ateş eden harp okulu öğrencilerinden biri.

    bu adamın oğlu, tatbikat filan değil, darbe yaptığını bile bile o köprüye giden ve millete ateş eden biri.

    bu adamın oğlu -diyelim ki ateş edenlerin içinde değildi- ortada onlarca ölünün olduğu bir bölgedeki olayın zanlılarından biri. tutuksuz yargılanması için bana bir hukuki gerekçe söylenebilir mi?

    milleti kandırmasınlar, yemiyor kimse!
    bakın tane tane anlatayım, en sona belgesini de koyacağım:

    o gece...
    boğaz köprüsünde...
    önlem alan harp okulu öğrencilerinin tamamı...
    özel seçilmiş fetö üyesi idi...
    sıradan harp okullu, kendi milletine mermi yağdırmaz, tankla bombalamazdı çünkü...
    ve hepsi de...
    tatbikat değil, darbe yapmaya geldiklerini biliyordu...

    işte belgesi: daha ilk dakikalarda, orospu çocuğu fetöcü, millete darbe yaptıklarını müjdeliyor: https://twitter.com/…asev/status/884369147844591617
  • evladi suclu mu, degil mi bilmiyorum, ancak sucluysa da, sucsuzsa da biz birseyleri degistirmeden adaleti bulacagina inanmiyorum. benimle beraber vatandasin %76'si da inanmiyor.

    üzerinden 12 ay gecmisken ve partili savcilar dahi bir iddianame yazmamisken, burada adeta yanindaymiscasina neler yaptigini, özel secilmis fetö üyesi oldugunu savcilardan, hakimlerden önce böyle kesin bir dille yazan vicdani menevisliler sormuslar, tutuksuz yargilanmasi icin hukuki bir gerekce istemisler. ondan kolay ne var bebisim?

    o sahsi oraya getiren komutanlarin tamaminin bir cogu teammülere ters yas atamalarinin altinda hangi partinin basbakanlarinin, cumhurbaskanlarinin imzasi vardir? bunlar, kara harp okulu ögrencilerine iskence ederken haklarinda islem yapilmasina kimler engel olmustur? bütün bunlarin sorumlulari degil tutuksuz, herhangi bir sekilde yargilanmakta midirlar? orada bu komutanlarin önünün acilmasi icin, ergenekon ve balyoz operasyonlariyla tsk'nin komutanlari, tüm yapilanmasi hallac pamugu gibi atilirken, bavullarla deliller adrese teslim edilirken ben bu davanin savcisiyim diyen sahsi animsiyor musunuz? bu sahsa tutuklu, tutuksuz neye dayanarak bu savcilik görevini üstlendigi soruldu mu? yine ayni sahis ne istediler de vermedik derken, kendisine tutuklu tutuksuz, kendisinden ne istendigi ve neler verdigi sorulmus mudur? darbe günü, darbe haberini ne zaman aldigi sorusuna dahi muhtelif yanitlar veren bu sahis, hic degilse meclis'te olusturulan darbe girisimini arastirma komisyonuna gelip neden halkina 251 vatandasin ( arti, darbeci olduklari iddia edilerek öldürülenlerin sayisi hala kesin olarak aciklanmis degil ve onlar bu rakama dahil degil) öldügü konusundakir tüm bilgilerini paylasmamistir? neden hic bir cumhuriyet savcisi ona bu sorulari soramamistir? ülkenin güvenliginden en yüksek derecede sorumlu olduklari halde acikca bu vazifelerini yerine getirmeyen, bunca agir kayiplara ugramamiza neden olan mit baskani hakan fidan, genel kurmay baskani hulusi akar neden gelip komisyonun sorularina yanit vermemislerdir? neden bu sahislar bu felakete ragmen hala hesap vermeden görevlerinin basindadir, degil tutuklu veya tutuksuz yargilanmak?

    gücünüz veysel kilic'in ogluna mi yetmektedir? kimin attigi belirsiz bir twitt'le ogul kilic'in alakasi nedir?
    bozdugunuz tarti sizi tartmadigi sürece sorun yok mu? sorsak basimiza müslüman kesilecek lagim agizlilarin, dertleri eppekleri oldugu sürece sorun yok anlasilan. allahin tüm vasiflarini tasiyan liderleri olmasa besinci sinif islamci dergilerde cayci olamayacak acizlik ve cahilliktekiler, acliktan intihar eden okumuslarin memleketinde biat ettikleri icin bir elleri yagda, bir elleri balda, kaşanelerde, yalilarda yasiyorlarsa, elbet cevvallik edecekler. elbet suclu, sucsuz demeden önlerine tas olabilecek herkese, her seye edepsizce saldiracaklar. sunu bilsinler, kisa cöpün uzun cöpten hakkini alacagi gün gelecektir.

    haa bir de veysel amca. cocuklugum olabilecek en muhafazakar bir anadolu sehrinde, aynen böyle takkeli emmilerin, salvarli, atkili dindar nenelerin arasinda gecti. bir kizilbas olarak, hala iclerinden minnetle, hayirla andiklarim, bazi aile efradimdan daha cok sevdiklerim var, unutmayi tercih ettiklerim gibi. veysel amca inadiyla, inanciyla, adanmisligiyla, acik sözlülügüyle, dokunma korkusu olmamasiyla belki bazilarini sasirtti, beni degil. icinde böylesine cevherleri olan bu ve benzeri insanlari, akp secmenine ceviren, fetö gibilerin kucagina iten toplumun siyasi ve sosyal yapisiyla hesaplasmanin ne kadar hayati oldugunun en bariz kanitidir veysel amca. kendisine sadece bu yüzden degil, o zorlu yürüyüsü ayakta tutanlardan biri oldugu icin mütesekkirim. artik sadece sevincten aglar dilerim. dilerim iddia ettigi gibi oglu masumdur, dilerim adaleti bulur, dilerim sunca acinin nedenleri, bunlarin ayakcilari, haysiyet cellatlari da adaleti bulur, dilerim cümleten kurtulus gününün coskusunu, mutlulugunu birlikte yasariz.
  • oğlu suçlumudur değil midir bilemem, ama hukukçu olarak tutuklu yargılanması için hukuki gerekçe istiyorsanız onu söylemekten kolay ne var: kaçacağına dair veya delilleri karartacağına dair net açık emareler koyamazsan tutuksuz yargılarsın bu kadar basit. hele aradan 1 sene geçmişse artık delillerin toplanamaması diye bir bahane de kalmayacağı için tutuksuz yargılarsın; çünkü tutuksuz yargılama esas tutukluluk istisnadır bu kadar basit. farkındaysanız maddi vakaya ilişkin bir şey söylemedim: çünkü bilmiyorum ve hukukta elinde vakaya dair bilgin yoksa boş atıp konuşmayacaksın.
    sonuç olarak: hukuki gerekçeden filan bahsediyorsanız önce hukuk kurallarını bilmemiz gerektiğini gösteren bir tartışmayı göstermiş başlıktır.
  • bir hava harp okulu öğrencisi, anayasal bir suçun parçası olarak boğaz köprüsü üzerinde onlarca insanı öldüren grubun içinde yer almış. 4 kere müebbet ile yargılanıyor. benzer şekilde yakalanmayanlar firar etmiş, tahliye edilenler soluğu yunanistan'da almış, her gün bir "yurtdışına kaçmaya çalışan darbe sanığı" haberi var.

    bir şekilde evinde istirahatta olan veya köprüye götürülmeyen askeri öğrenciler ise, darbeye iştirak etmedikleri için burada yargılanmıyorlar. ancak, hükümet bir tedbir kararı olarak, büyük çoğunluğu şaibeli bir şekilde askeriyeye sızdıkları ortaya çıkan askeri öğrencilerin tamamını khk ile ihraç etmiş. bakın ihraç edilenler ne diyor?

    https://pbs.twimg.com/media/dezmze_xoaa4qkl.jpg

    yani, dışarıda olan da tehdit savurmaya devam ediyor.

    kanunlar ne diyor?
    "...kaçma, saklanma, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunma eylemlerinden birisi bakımından da kuvvetli şüphe altında bulunması halinde..." tutuklu yargılanırlar diyor.

    hakim elbette tahliye etmeyecek, al sana hukuki gerekçeler!
  • sucun bireyselliginden bihaber numarasi ceken bir yalaskan olmak zor is, diye tahmin ediyorum, bir bedeli olmali. kim oldugunu bilmedigimiz, gercekten o iddia edilen sahsin atip atmadigini dahi bilmedigimiz bir screen shot'la, o insanla ne tür bir ilgisi oldugunu da bilmedigimiz baska insanlarin dört kez idamla yargilanmasini, üstelik bir yildir kanit toplanmadigi bahanesiyle tutukluluk hallerini savunabilmenin fiyati nedir, merak ettim simdi.

    bir insaninin herhangi bir sucla yargilanmasi o sucun faili oldugunu göstermez, zaten yargilanma o yüzden vardir, vicdani, beyni kapkara cahiller duysun. ama su saatten sonra, fetö askindan yanip tutusanlar, damatlar disaridayken, sucluyla sucsuzu ayirmaya cabalayan hakimlerin ulusal ve ulusalarasi yasalar cignenerek baslarina getirilenler bilinirken , akp mensuplari alelacele yargiya atanirken hangi adil yargilamadan söz edilebilir?

    kanunlarin ne dedigi degil, kim tarafindan ve nasil uygulandigi belirleyicidir, zaten demokrasiyle diktatörlügü de ayiran budur. o köprünün üstünde silahsiz insanlari linc edenlere dava acilmadikca, salt orada olduklari icin birilerine isterseniz yüz kere idamla dava acin, o is mesru degildir ki, yasal olsun.

    yüzü gözü kanlar icinde iskence görmüs insanlarin fotograflarini, videolarini övüncle yayinlayan bir ülkede, herhangi bir sekilde aranan birinin saklanmasi, firsatini bulursa yurtdisina kacarak iltica basvurusunda bulunmasi uluslararasi kanunlarla güvenceye alinmis bir haktir. soru burada, o tür videolari yayinlayanlarin, o insanlara iskence yaptiklarini acikca dünyaya ilan edenlerin niyetidir. bir önceki entry'de saydigim sorusturul(a)mayan sahislarin bu olaylardaki payi düsünülürse, amacin zaten bu insanlari ülkeye geri getirmek olmadigi gibi bir yargiya kolaylikla varilabilir.

    simdi hakimlerin ne yapip yapamayacagina karar verme gibi bir hasleti tüm hukuki cehaletlerine ragmen kendilerine hak görenler yanitlasin diye ,yukarida gayet de mantikli sorular sordum. laga lugaya gerek yok, saydim sekiz tane, tek tek yanit bekliyorum. hakliligindan emin olanin yanitlayamayacagi sorular degil. hodri meydan! etrafin haysiyet cellatligi gibi serefsiz bir isi yapip, paraya para dememek icin necasetten beslenen parazitlerle dolu oldugunu, hergün midemiz kalakarak, utanc icinde tespit ediyoruz zaten, yeni bir sey degil, bu da onlardan deriz de gecebilir miyiz, bilmem. söyledigime itiraz varsa, yanitimi almak benim hakkim. yoksa sükut ikrardandir, bu da bilinsin. yok arkadas bu halk, bu topraklar gercekten bunu hakketmedi, bu iste bir yanlislik var, aklim izanim almiyor.

    veysel amcanin oglu suclu mudur, bilmiyorum, yerlerin göklerin üzerinde durdugu adaleti bu kadar ayaga düsürenlerin boynuna vebali. lakin su baslik altinda yapilan manipülasyonu, gercek suclulari saklama telasini gördükce, hele bunlari yapanlarin vasfina baktikca, masumiyetine inanmaya meyletmedigimi de söyleyemem.
  • bu amcanın oğlunun tutuklanması için hukuki gerekçelerin(kaçma şüphesi delillerin saklanması) ne olduğunu sormuştuk: hayatında bir tane aihm-aym kararı okumamış, temel hukuk ilkelerinden bihaber varlıklar( masumiyet karinesi-suçun bireyselliği) kalkıp firar eden fetöcülerin vs. örnek/delil diye göstermiş . ilkokul seviyesinde birinin anlayacağı düzeyde tekrar soruyorum: "bu şahısın" (birel olarak tutuklu bulunan bireyin)- bir kişi-açısındatutuklu yargılanmasını gerektirecek kaçma şüphesini/delilleri karartma ihtimalini gösteren somut vakalar ne?
    daha da vahimi anonim bir hesaptan( fetöcü) saçma sapan tehditler atılması, bu kişinin tutukluluğuna karine bir delilmiş. her iki saçma çıkarımı da şöyle cevaplayabiliriz: varsayalım ki
    ekşi sözlükte bir yazar başka birine hakaret etti. bu durumda, hepimiz( binlerce yazar) hakaret suçundan mahkum mu edileceğiz? böyle bir mantık olabilir mi?

    sanıyorum en kötüsü de hukukçu olmadığı belli bu kişilerin kalkıp bu kadar rahat hukuk konusunda(üstelik ceza hukuku gibi teknik bir hususta) üfürmeleri. dünyada böyle cahil cesaretine sahip vatandaşları bulunan başka bir ülke yoktur sanırım.
    bir de kalkıp ceza muhakemesi kanunundaki maddeyi copy-paste yapmış.