şükela:  tümü | bugün
  • dunyanin ilk film okulu. sscbde kurulmustur.
  • 1 eylul 1919'da dunyanin ilk sinema okulu olarak kurulmustur, ayrica elem klimov, otar iosseliani, kira muratova ile birlikte bir turk yonetmen olan semir arslanyurek de (bkz: sellale) bu okuldan mezundur.
  • lev kuleshov'un kuleshov efekti olarak bilinen deneylerini gerçekleştirdiği kurum.
  • türkçe açılımı rus devlet sinematografi enstitüsü şeklindedir. aleksander sokurov, sergei parajanov, andrey tarkovsky, nikita mikhalkov gibi insanların mezun olduğu yerdir.
  • siddiq barmak isimli afgan yönetmenin de mezun olduğu okuldur. ayrica rusca bilenler okulun web sitesine soyle buyursun: http://www.vgik.edu.ru/
  • vgik / sergey parajanov

    vgik’te mezuniyet filminiz ne üzerineydi?

    sergey parajanov: kısa bir çocuk filmiydi: moldavian fairy tale (1951). alexander dovzhenko filmi gördükten sonra şöyle dedi: “tekrar izleyelim.” vgık tarihinde ilk kez, kurul bir mezuniyet filmini iki kez izlemeye karar verdi. şimdi başarılı bir film ve sanat eleştirmeni olan rostislav yurenev şu yorumu yapmıştı: “parajanov dovzhenko’yu örnek almış. bu destansı ve anıtsal bir yapıt. parajanov zvenigora (1928) filmini izlemiş.”

    dovzhenko şöyle dedi: “seni gidi geveze! otur da beni dinle. o zvenigora’yı izlemedi.” sonra “neredesin genç adam?” diye sorunca ayağa kalktım. “doğruyu söyle, zvenigora’yı izledin mi?” sorusuna “hayır” cevabını verdim. “gördün mü bu saçmalık!” o dönemde yurenev pek bilinmiyordu. bir yönetmenden ötekine koşan, ince yapılı bir adamdı.

    benim mezuniyet filmim, bir film yönetmeni olarak anlatmaya çalışacağım şeye oldukça yakındı muhtemelen.

    alexander dovzhenko ve igor savchenko tarafından verilen dersler nasıldı?

    sergey parajanov: dovzhenko ve savchenko düşmanlardı. sürekli tartışıyorlardı, anlaşamıyorlardı hiç. ikisi de yetenekli, özel ve önemli insanlardı. biri polonyalı ressam jan matejko’nun tarzında çalışıyordu, rönesans stillerini deniyordu. öteki ise bir elmayı, bir ihtiyar adamın ölümünü, uçup giden bir leyleği tasvir ediyordu. sanatı, muhteşem çocukluğundan besleniyordu. bir tarafta estetiğe çok önem veren biri, öteki tarafta geçmişten kalan tanrı arasındaki bu çatışma, dovzhenko’nun stüdyosunda tartışmalara sebep oluyordu.

    savchenko genç yaşta öldü: sadece 43 yaşındaydı. tabutu içinde yatarken yaşlı bir adama benziyordu. biz şimdiden ondan 20 yıl fazla yaşadık. öğrencileri, öğretmenlerinden yaşlı artık. vladimir naumov 60 yaşında, ben ise 64 yaşındayım. 20 yıl daha uzun bir yaşam… savchenko’nun kaybı, dovzhenko’yu derinden sarstı. sınavlarımızın sorumluluğunu o üstlendi, diplomalarımızı o imzaladı. çok cömertti. özellikle de alexander alov, naumov ve merhum felix mironer hakkında çok hevesliydi.

    görünen o ki o zamanlar vgik yetenekli kimselerle doluydu.

    sergey parajanov: aramızda bazı ilginç insanlar vardı, bunların içinde tabii ki dovzhenko da var. kaybettiğim, benimle aynı dönemden öğrenciler için çok üzülüyorum. aralarından dördü artık bizimle değil. yakın zamanda arkadaşlarla toplandık, masada dört boş sandalye bıraktık, tıpkı dört mum yakmış gibi. sonra arkadaşlarımızın bize bıraktıklarını düşündük. hayatını naumov ile film çekmeye adayan alov; marlen khutsiev ile spring on zarechnaya street (1956) filmini çeken mironer; grisha grigori aronov ve seva vsevolod voronin. dört arkadaşımız bizi terk etti, bir sonrakinin kim olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz.

    biz, inanılmaz yetenekli bir adam olan savchenko tarafından seçildik. bizi sevdi, taparcasına sevdi hatta. bize ilham verdi. bir mucize gerçekleştireceğimizi günü bekledi hep. khutsiev ve mironer, ilk filmleri spring on zarechnaya street (1956) için glkvk (sovyetler birliği film dağıtım ajansı) ile sözleşme imzaladığında çok mutlu olmuştu. mercedes’ine atlayıp moskova caddelerine indiler. khutsiev yeni çoraplar aldıklarını söylemişti. savchenko onların yırtık pırtık çoraplarını daha arabanın içindeyken çıkarttırmış. eskileri arabadan dışarı atıp, yenilerini giymişler. onlar artık sadece öğrenci değil, parası olan film yapımcıları da olmuşlardı.

    alov ve naumov birlikte restless youth (1958), pavel korchagin (1957) ve the wind (1958) filmlerini yönettiler. avant-garde akımına da öncülük yaptılar.

    http://alihasar.blogspot.com/…ajanov-roportaji.html
  • dünyanın tartışmasız en iyi sinema okuludur. film yönetmenliği ve senaryo bölümü femme'ye göre daha zayıftır, efekt bölümü gnomondan çok daha zayıftır, oyunculukta en iyisi değildir fakat görüntü yönetmenliği, sanat yönetmenliği, ses tasarım bölümleri tartışmasız en iyisidir.
  • buraya başvuru koşulları nelerdir, öğrenim ücreti ne kadardır, burda okuyan bir yazar var mıdır merak ettiğim okul.