şükela:  tümü | bugün
  • sadece v harfi ile başlayan kelimeler kullanılarak kurulmuş latince cümle.

    ing. by the power of truth, i, while living, have conquered the universe.

    (bkz: v for vendetta)

    (bkz: veni vidi vici)
  • evey "bu sozun orjinali kime ait" dediginde v'den "john faust adinda bir alman, o da bir anlasma yapmisti" cevabini aldigi soz. gercegin gucuyle ben, sagligimda kainati fethettim, demektir.
  • latincede u ve v harflerinin ortak kullanımından dolayı vi veri universum vivus vici de olabilecek olan cümle. v for vendetta filminde geçtiği diyalog aynen şu şekildedir:
    evey hammond: vi veri veniversum vivus vici.
    v: by the power of truth, i, while living, have conquered the universe.
    evey hammond: personal motto?
    v: from "faust".
    evey hammond: that's about trying to cheat the devil, isn't it?
    v: it is.
  • şu geceden birkaç ay evvel başka gecelerde c. marlowe'un o eşsiz dr faustus'u üzerine kafa yoruyor, antikite ruhunun kraliçe elizabeth döneminde ve sonrasında altın çağı'nı yaşayan ingiliz edebiyatı'nın üç büyük siması; c. marlowe, w. shakespeare ve francis bacon'a nasıl bilgelik heyecanı dış kaplamasıyla nasıl sızmış olduğunu inceliyordum, en nihayetinde yaptığım bu sıranın başında bulunan adamın söz konusu eserini satır satır inceleme fırsatını bulduğumdan (bkz: dr faustus/@jimi the kewl) (ve az evvel de teyit ettim çıkarımımı) rahatlıkla söyleyebilirim ki; bu ifade eserin hiçbir yerinde geçmez. marlowe, eserini ingilizce yazmış ama yunancaya ve latinceye hakimiyetinden ötürü, aralarda bu dillerde enfes alıntılar ve göndermelerle eserini olağanüstü klasikler arasına sokmayı bilmiştir. eserin ne ingilizce ne de bu dillerdeki bölümlerinde başlıktaki ifade yoktur, zaten böyle bir ifadeye gerekliliğin doğduğu herhangi bir sahne de yoktur. zira dünyaya hükmeden (!) kahramanımızın lucifer'e sattığı ruhu sayesinde belki bu hakimiyetini açıklayabilmesi söz konusudur, ki buna da fırsat kalmamıştır eserde.

    "yaşadığım sürece hakikatin gücüyle evrene hükmettim" olarak türkçeye çevrilebilir olan başlıktaki ifadenin içerdiği mana bu haliyle değil de en azından başka bir ifadeyle de sunulmamıştır eserde. zaten şurada da söylenmiş bu: http://en.wikipedia.org/…_veri_universum_vivus_vici

    jstor, gale literary resource center, proquest gibi kaynaklardan da ifadenin marlowe'la ve eseriyle bir alakasının olduğuna dair beni "evreka evreka" diye yollara dökecek o harikulade veriye ulaşamayınca, şuna kanaat getirdim; faust hikayesi almanların folk kültürünün bir parçasıdır. bu açıdan bakılınca herhangi bir alman türküsünün herhangi bir dizesinde başlıktaki ifade dile getirilmiş olabilir ya da olmayabilir. wikipedia güven olmaz ama orada ( http://en.wikipedia.org/…_veri_universum_vivus_vici ) belirtildiğine göre; aleister crowley 'la ilişkilendirilen ifade, belirttiğim gibi en eski faust hikayesinde yer aldığını söyleyerek işin içinden sıyrılmak mümkün, ama kesinlikle ve kesinlikle marlowe'un en eskisinden en yenisine mevcut dr faustus edisyonlarının hiçbirinde bu ifadeye rastlanmaz.
  • herhangi bir alakası yoktur marlowe'la bu doğru, hadi ertuğrul özkökçülük oynayalım; varsayalım ki marlowe, bir şekilde eserin yazım aşamasında başlıktaki ifadeyi kullandı, öyle ya kullanır kullanır, çok büyük bir edebi kafayla karşı karşıyayız, adam her şeyi düşünmüş olabilir, ama ne farkeder, benim burada yapacağım fikir paylaşımlarına katkısı ne olacak bu bilginin? ya da mevcut dünya görüşümü şekillendiren kimi etmenlerin, ayrıntıların daha da belirgin bir hale gelmesine yararı olabilecek bir çıkarıma burada yer var mı? galiba biraz zorlamaya bile ihtiyaç duymadan o beklenen çıkarımı yapabileceğim.

    bir yerde (yeni çağ felsefesi/@jimi the kewl) demiştim ki [hadi bakalım flash forward]; "hikmet binasının dördüncü katı olan yeni çağ felsefesinin merkezindeki isim descartes'a varıncaya kadar bir müjdeciler grubundan söz etmek lazım gelir", burada ve devamında kastedilen isimleri bir bir sıraladıktan ve en nihayetinde francis bacon'dan söz ettikten sonra "bu yaz susuz kalacaksak, bu baconcı 'doğaya egemen olmaya çalışan yeni çağ insanı' nın manipulasyonunun sonucudur" deyivermiştim. tanrıyı kilisenin kalın duvarları arkasına iten bu çağın bilgesi, siyasette francis bacon'ın en saf / canavar şekilde dile getirdiği gibi sömürgen (coloniae eminent inter antiqua et heroica opera), felsefede artık varlık nedir diye sormayan, varlığa yönelenin kim olduğunu anlamaya çalışan, değerler ve ahlak problemlerini bir kenara koyarak, şüpheci bir tavırla önce res extensa ile res cogitans ayrımını yaparak (rene descartes/@jimi the kewl), kant'ın önüne res cogitans'ın öznesinin aklının nereye kadar bilgiye yetkin olduğunu araştırma şansı tanıyan (immanuel kant/@jimi the kewl), oradan hareketle bilim alanında keşiflerle, kilise arkasına itilmiş tanrıyı daha da hor gören o keşifçi kafayla omuz omuza (felsefe bilim), marx'a kadar gelip, kant'ın transandantal metodunun ödünç alınmasıyla oluşturulan, mekanik-bilim ve ideal devlet / ütopya düşüncelerinin de ittirmesiyle; toplumların gelişimini inceleyen transandantal metoda göre; kabileler -> derebeylik -> sermaye öncesi toplumlar -> sermayecilik evrimini çizen, bu haliyle tümüyle insanın egemenliğini yakın çağ 'a ya da biraz daha abuklamada kısık ateşte pembeleşmiş haliyle iletişim / bilgisayar / reklam çağına miras bırakan bu dönüşümün [hadi bakalım flash back] en başında, başlıktaki ifadeyi, tek başına durmasa da, en azından bu evrimi muştulayan bir söz olarak düşünmeniz mümkündür. "yok canım daha da neler" demeyin sakın, marlowe, faustus'un şeytanın aracısı mephistophilis'i çağırmadan evvel yapması gereken şeylerden biri olarak roger bacon'ın kitaplarını okumayı da saymıştı, ah şu çılgın adam, yeni çağ din dışı batı medeniyeti'ni muştulayan iki bacon'dan biriyle (ki onun en muhteşem ifadesini en aşağıya bkz. olarak vereceğim, ki entiri daha da anlaşılsın) çağdaş hatta shakespeare'in asıl kimliğine dair spekülasyonlarda onunla ortak (bkz: christopher shakespeare ya da willam marlowe) (bkz: francis shakespeare ya da william bacon), diğeriyle yani ilmi tecrübeye önem veren roger bacon'la da yepyeni bir çağın, keşifler çağının yaklaşmakta olduğu hususunda hemfikirdi; adamımız marlowe, dr faustus'una "vi veri veniversum vivus vici" dedirtse ne olur dedirtmese ne (ki dedirtmediğini açıklamaya çalıştım yukarda), zira şu denmişti bir kere:

    "nam et ipsa scientia potestas est"

    yani o çağın kokusu, interneti odamıza getiren kapkara kabloların içinden sızıyor da, görmek isteyen gözler için hakikat bilgi, hükmediş de doğa'nın diz çökmesidir, bu da modernlerin bilgeliğine yakışandır zaten.
  • "gercegin gucuyle yasadigim surece kainati bile fethedebilirim" anlamina gelen latince cumle.