şükela:  tümü | bugün
  • yönetmenin olur olmadık yerde araya mizah sıkıştırması birçok kişinin hoşuna gitmese de bana kahkahalar attırmıştır.

    --- spoiler ---

    filmin ortasına jenerik koyup seyirci trollemek mi? daha harika bir hareket görmedim.
    --- spoiler ---
  • dick cheney'in ne günahkar bir şeytan, george w. bush'un ne işe yaramaz, ahmak ve hödük bir herif, donald rumsfeld'in ne şapşal, neo-conların ve amerikan cumhuriyetçilerin ne denli kirli ve adi, colin powell'ın ise ırak harekatının baş müsebbibi gibi medyanın önüne atılmış görece en masum kurban olduğunu ortaya koymuş belgeselimsi bir film.

    dünyanın muhafazarlık kılıfı ve komplo senaryolarıyla nasıl idare edildiği, petrol ve silah tröstlerinin nasıl ihya edildiği, saddam gibi yaratılan diktatörlerin işi bitince senaryo gereği nasıl imha edildiği ile ilgili de çok farklı gerçekleri gözüne sokuuyor izleyicinin.

    nixon, bush'lar, reagan ve son olarak trump gibi adamların dünyanın nasıl canına okuduğunu, binlerce insanın ölümüne, guantanamo'daki işkencelere nasıl maruz bıraıldığını, işid'i yaratan politikaların nasıl çatıldığını da görüyoruz açıkça. oliver stone'un the untold history of the united states belgeseli gibi bir etki uyandırıyor.

    christian bale'in film için geçirdiği evrim şaşılası nitelikte. bir rol için ilk kez ryapmıyor. daha önce de guinness rekorlar kitabına girecek denli kilo alıp verme çılgınlıkları olmuştu sinema için. bu gerçek bir adanmışlık. bale, müthiş bir chaney profili çizmiş. dahası bush ve powell için seçilen tipler de müthiş bir benzerlik gösteriyor.

    bu filmi görmezden önce eternity's gate filminde van gogh'u canlandıran willem dafoe kesin favorimdi. bale'in bu performansını nereye koyacağız öyleyse diye düşünmeden edemiyorsunuz. yine de en iyi erkek oyuncu oscarı için favorim willem dafoe olarak kalacak.
  • oscarı alamayacak film olmuştur.

    oyuncu kadrosu çok iyi oyunculuklar da öyle fakat beklenen etkiyi gösterememiştir. bende yarattığı etki (bkz: house of cards) a devam etme isteği olmuştur. beyaz saray siyaseti ve insanları toplumu medyayı nasıl yönlendirdikleri, istedikleri her şeye kılıf uydurmaları aklıma direk diziyi getirdi. bir amerika gerçeğini bize tekrardan göstermiş film olmuştur.

    bale ödülü alabilir fakat standart bale oyunculuğundan fazlası var mı bu filmde derseniz, soru işareti oluyor kafamda. çünkü adam zaten iyi beklenen performansı göstermiş.
  • sirf alfred molina'nin menu sahnesi icin bile izlenebilir siyasi taslama. christian bale, steve carell ve sam rockwell sirasiyla dick cheney, donald rumsfeld ve george w. bush rollerinde cok iyiler.
  • iyi guzel hos da afganistan iran irak suriye tcdeki donusumu post-sovyet tarihselligi icinde butunsel bi dis siyasete oturtmayip rastgele cowboylarin taskinliklarina/oznelliklerine indirgenebilcek bi anlatiya oturtmasi bi tür yıkama benim icin. ayrica yapimci brad pitt ne yapmak politik filmlerle nereye varmak istemekte?
  • film oscar'dan önce türkiye'de vizyona girmiyor mu? girmeyecekse anında malum ortamlardan izleyeceğim ama durumu belli değil herhalde.
  • christian bale kilo alarak, tip değiştirerek her zaman yaptığı gibi oyunculuğuna gereken önemi verdiğini gösteriyor. ama ama... bu verdiği önem o filmde illa ki çok iyi olduğunu gösterir mi? vice’taki oyunculuğuyla oscar adaylığı evet ama oscar kazanması çok zor görünüyor.
  • filmde çok hassas bir konu çok gevşek bir dille anlatılmaya çalışılmış bu durum normal şartlar altında çok fazla eleştireceğim bir durum olabilirdi ancak filmin kurgusal anlatımında sergey eisenstein'in kurgu kuramı sıkça görülüyor. böyle bir durumda mckay hali hazırda tezatlık yapmak istiyorken bu durum çok da göze batmıyor açıkçası. filmdeki bir çok alt-metin ve bir çok gönderme saygıyı fazlasıyla hakediyor bence. ayrıca christian bale'in film için 45 kilo almasını da görmezden gelemeyeceğim. biyografi tarzındaki filmde genellikle düşüncelerini filme aktaran yönetmen bazen de neredeyse bir belgesel izliyormuşsunuz gibi objektif kalmaya çalışmış. açıkçası filmin sonunda mckay'in, dick cheney'e söz vermesini; george orwell'in hayvan çiftliğini yazdıktan sonra domuz napoleon'un (stalin) patlamada yere yatmasının eleştirilmesi üzerine diğer baskılarda napoleon'un olanı biteni ayakta takip etmesi şeklinde düzeltilmesine benzetiyorum. bazı konularda belgeselcilik oynamaya gerek yok, olan olmuş zaten. kaldı ki amerika birleşik devletleri'nin tutumunun hala daha değişmediği gün gibi ortada. yine de vice'ın iyi bir film olduğunu söyleyebilirim, en azından filmin kurgusu görülmeye değer bence. en iyi kurgu oscar'ını almasını beklediğim film..
  • politik içeriğe sahip filmleri çok sevmem ancak vice anlatım diliyle beni şok etti. bush döneminin başkan yardımcısı dick chaney'in hayat hikayesi sıradışı ve çarpıcı bir bir biçimde anlatılırken christian bale mükemmel oynuyor.
  • 91. oscar ödül töreninde en iyi saç ve makyaj ödülünü alan adam mckay filmi.