şükela:  tümü | bugün
  • tuttuğu günlüklerden oluşan lingua tertii imperii* adlı eseriyle, nazi döneminin kullandığı politik dilin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamış dil bilimci. eser, tanıl bora tarafından türkçe'ye çevirilmiştir.

    (bkz: lingua tertii imperii/@sen de oku)
  • nazi dönemi almanyası'nda yahudi kimliğinden dolayı hocalığını yaptığı üniversiteden kovulmuş dil bilimci.

    nazilerin kullandığı dil üzerinde günlük tutup daha sonra nasyonal sosyalizmin dili* adıyla tuttuğu bu günlükleri kitaplaştırmıştır. klemperer, bu kitapta gerçeğe yönelik saldırıda dilin üstlendiği işlev üzerinde durup, gerçeğin nasıl yok edildiğini yazmış.

    klemperer'e göre naziler döneminde gerçek dört biçimde yok edilmeye çalışılmıştır. ilk biçim, doğrulanabilir gerçeğe karşı sergilenen açık düşmanlık. yani uydurulan birtakım yalanla dolanın tıpkı gerçekmiş gibi sunulması ve kitleler nezdinde bunun benimsenmesi. kurgusal bir dünya oluşturulmaya başlandıkça gerçek dünya da küçük düşürülür.

    ikinci biçim ise daha çok bir şaman büyüsünü andırır. klemperer'e göre faşist stil "sonsuz tekrara" dayanır ve bu da kurgasallığı makul ve cezai olarak arzulanır hale getirmek için tasarlanmıştır. bu tekrarın vurgulu olması için özellikle mitinglerde bağıra çağıra dile getirilir. burada faşist lider kendisinin belli bir planı olduğunu göstermese de, rakibi ve kendi taraftarları arasında müthiş bir bağ oluşturur.

    bir sonraki biçim, büyülü düşünce ya da çelişkinin kucaklanması olarak açıklanabilir. örneğin, lider seçim kampanyalarında herkesin vergilerinin azaltılacağından, borçların kapatılacağından ve sosyal politikalarla, savunmaya harcanan paranın artırılacağından bahseder. ancak bu vaatler çelişkili vaatlerdir. bu, bir çiftçinin kümesinden aldığı yumurtayı pişirip karısına yedirdikten sonra yeniden haşlayarak çocuklarına vermesi ardından aynı yumurtayı sapasağlam bir bir şekilde kümese götürüp içinden civciv çıkmasını beklemeye başlamasına benzer.

    son biçim ise, yanlış yönlendirilmiş inançtır. bu biçim, "anlamanıza gerek yok ama inanmalısınız" mantığıyla işler.