şükela:  tümü | bugün
  • sadece ingiltere değil, avrupa'nın geneli olarak düşünürlerin imaj bakımından orjinalliği yakaladığı bir dönemdir. hani günümüzün grindcore metal gruplarından birinin üyesi olsa sırıtmayacak şekilde değişik tarzlar denediklerini görebilirsiniz:

    http://i.hizliresim.com/zvazdr.jpg

    http://i.hizliresim.com/vlpo4b.jpg

    http://i.hizliresim.com/qlv56g.jpg

    http://i.hizliresim.com/addvvg.jpg

    http://i.hizliresim.com/l4zmbv.jpg
  • georgian dönemi sonrasıdır
  • (bkz: #59944274)
  • aslında bir matematikçi olan lewis carroll'un (bkz: charles lutwidge dodgson) çocuklar için yazdığı alice in wonderland '' alis harikalar diyarında ''eseriyle çocuk edebiyatında başı çektiği çağ. etkileyici.
  • victorian period ya da victorian age, kraliçe victoria'nın ingilterede hüküm sürdüğü döneme verilen isimdir. tarihte 19.yy'a denk gelen bu dönem, ingiltere'nin en parlak dönemlerinden biridir. ingiltere , endüstri devrimi sayesinde dünya gücü olmuş, ülke refah seviyesinde en üst konuma tırmanmıştır.

    fakat ülkenin içinde bulunduğu bu ihtişam, insanlar üzerinde aynı sirayette devam etmiyor.
    işçi sınıfı ve çocuk işçi kavramları bu dönemde ortaya çıkıyor
    endüstri devrimi yüzünden zengin daha zengin, fakir daha fakir hale gelmeye başlamış.
    ayrıca ülkede sömürgeci politika devam ediyor; diğer insanlara medeniyet(!) götürmeye devam ediyorlar.

    19.yy ingiltere için tam bir ikilemler çağı.ülkede ikiyüzlülük almış başını gidiyor. bir yandan kadınlar kutsal varlıklarken diğer yandan fahişeliğin en üst seviyeye tırmandığı, ülke tarihi boyunca en fazla kilisenin yanı sıra genelevin yapıldığı bir dönem.
    dönemdeki bilimsel gelişmeler örneğin darwin'in (bkz: evrim teorisi) ve astronominin gelişmesi dini inançları zayıflatmış. insanlar gittikçe kabuklarına çekilip, yalnızlaşan, toplumdan izole olan varlıklar olmaya başlıyorlar.
  • dönemi ilginç kılan hadiselerden birisi de elbise ile sevişilmesi.
    bedenlerin cinsellik organları dışında kalan yerlerinin değmesini elbiseler önlermiş. şimdilerde eşekler gibi çıplak yapıyorlar o işleri.
  • xıx. yüzyılın başında çalışmakta olan fabrikaların, insanın beynini uyuşturan rutin ile istikrarsız istihdamı birleştirdiğine kuşku yok;
    hem işçiler kendini koruma gücünden yoksundu, hem işletmeler genellikle kötü yapılanmıştı ve ani çöküşe fazlasıyla açıktı. bir tahmine
    göre, 1850 yılında, londra'da, çalışabilecek durumda olan işçilerin
    %40'ı işsizdi; yeni işletmelerin ortaya çıkışıyla bu oran %70'le zirve
    yaptı. 1850'lerde çoğu şirket operasyonlarıyla ilgili verileri, bu verileri
    bir araya toplamış olsa bile, yayınlamıyordu ve muhasebe prosedürleri
    genellikle basit kar-zarar raporlarından oluşuyordu.