1. bir ilkokul kabusu...

    ilkokul 3e kadar vücut kelimesi benim için sorun oldu. aslında 8 yaşındayken hala, kalorifer diyemememin bununla bir ilgisi olduğunu daha o zamanlar anlamalıydım...

    aynı, feysbuk oyunlarında gaza gelip, arkadaşlarını geçmek için geceler boyunca uykusuz kalan bi insan gibi (öhm), ben de ilkokul sıralarında öğretmenin tahtaya yazdığı şeyleri deftere geçirmek konusunda, büyük bir hırsla etrafımdaki herkesle yarışır hale gelmiştim. hatta veliler gününde, annemi hızım konusunda tebrik bile etmişlerdi. o zamanlar hayatta bu gibi ucuz hırslardan çok daha önemli şeyler olduğunu bilmiyodum tabi...

    gene bi gün, sanırım hayat bilgisi dersi, tahtadaki her şeyi hızlı hızlı deftere geçirirken, etrafıma 3-4 kişi toplanmıştı. zira hoca yazdıklarını yer kalmadıkça siliyor, insanlar da yazılanları sınıfın en popüler ve en hızlı olan insanından (mehehe) defterlerine geçiriyorlardı. işte tam o anda, içlerinden biri, delirmişcesine kahkaha atmaya başladı. (tam da burda çocuklara mahsus acımasızlık devreye giriyor) ben neler olduğuna anlam vermeye çalışırken, birisi de defterimde yazan ve 2 paragrafta ortalama 4 tane bulunan ''vicut''u işaret etti. ne var ki?, diye çıkıştım. benim için hoca tahtaya yanlış yazmıştı (4 kere) ben de hocayı bozmamak için (veya sessiz bi yapım olduğundan, şimdi tam olarak bilemiyorum) kendi defterime doğrusunu geçirmiştim. o gün tüm o, teneffüslere kadar uzayan alay konusu olmalar ve kahkahalardan sonra, hızlı yazma kariyeri de benim için bitmiş oluyordu.

    bazen ''vücut''u kabullenmek ve hayata sokmak gerçekten çok zordur...
    olm hala vicut daha mantıklı geliyo yaea, neyse.

vicut hakkında bilgi verin