şükela:  tümü | bugün
  • video kamera kullanarak ya da hiç kamera kullanmayarak, öykü anlatma kaygısı taşımadan, tamamen görüntüleri merkeze alan ve müzikten sıkça yararlanan minik sanat dalı. video merkezli görsel deneyimler diyebiliriz.
  • uluslararasi istanbul bienalin de bol bol izlenebilecek bir sanat dalıdır kendileri.
  • ilk kez, bindokuzyüzaltmışüç teşrinîsani'sinde nam june paik ve wolf vostell biraderler, görüntüleri bozaraktan video-artlama denemeleri yapmışlardır.. nitekim paik, parnasse de wappertal galerisine, kaynağında şişelenmiş, elde "hazırlanmış" onüç televizyon ekranı yerleştirmiş ve burada onüç elektro-akustik frekansla güçlendirilmiş onüç soyutuk, sapıtık görüntü sergilemiştir; uğurlu kestanesi onüçtür zira..

    vostell ise, vaktiyle paris'te hallendiği "decollage (afiş yırtmaları)"dan ilhamlanıp, 16 mm.lik film üzerine elektronik "yırtıklar" ve dahi pırtıklar kaydederek sevindirik oluvermiştir işte gariban; -kefeni de yırtmıştır böylece gerçi.. na işte, vestel diye bili biliverdiğimiz yampiri televizyonlar da, vostell efendiden gelmektedir, dosdoğru sonsuza gitmektedir.. şu gelen kimdir?..
  • ülkemizdeki başarılı ve nadir örnekler için ömer ali kazma'nın işlerinin takip edilmesini tavsiye ederim.
  • video art'a pop art'ın elektro manyetik uzantısı demek, ancak bütün bir 20. yüzyıl sanat tarihini 30 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsanız, kategorileri azaltmak ve basitleştirmek için kullanabileceğiniz bir tabir olabilir. video art, söylenecek bir şeyin belki de gerçekten olmadığı dönemlerde yükseliyor olabilir. ve bu anlamda hayatta kalmayı başarmış sanat dallarından biri olarak kabul edilebilir. pop art ve küreselleşmeyi yan yana düşünmek ise akıl karı değildir. video art'ın küreselleşmesi olumlu bir şey olabilir belki ama böyle bir durum en az bir yüz yıl gözükmemektedir. ayrıca video bugün küreselleşme karşıtlarının en güçlü ifade araçlarından birine dönüşmüştür. tüm dünyada video sanatının yükselişinde sinemanın ticari oyuna katılmayanları dışarda bırakmasının etkisi vardır. öykünün sıkıcılığı, hız, zamansızlık ve dengelerin alt üst olması videoyu önemli ifade araçlarından birine dönüştürmektedir. ve esas virüs burroughs'ın dediği gibi, dildir...
  • belli bir amaç için yapılmamış grafik tasarımın, harekete dökülmüş versiyonu, genelde tribal olur.
  • türkiye'de kutluğ ataman'in piri olduğu ömer ali kazma,haluk akakçe gibi şahane adamlarin da geri kalmadiği özgür sanat dali
  • sinemacılar ve özellikle de sinema öğrencileri tarafından sıkça aşağılanarak "hareketli fotoğraf" şeklinde nitelenen, lakin kagyısı görüntü olup görüntü yönetmenliğine yakın durmayanların pek rahat kayabilecekleri, vcd öğrencilerinin ödevlerinin bir parçası olan sanat dalı..
  • (bkz: video sanatı)* uğraşıp uğraşıp bknz. veremediğim video sanatı'nın ingilizcesi. yahu bu isimde bir kitap çıktı, onu yazıcam desem de elden birşey gelmiyor..
  • müzikte noise ve psychoacoustics adı altında bir şeyler yapan teknik bilincin, görüntü dünyasındaki belirimi*. vurgulayayım: benzeşmeyi teknik açıdan kuruyorum; tarafların ideoloji/politika sahasında birbirine benzemesiyse zorunlu bir durum değil.