şükela:  tümü | bugün
  • bununla alakalı bir yazı vardı kaynağını bulamadım ama aklıma kaldığınca anlatmaya çalışayım.
    biz konuşurken ses kendi içimizden geldiği için kulaklarımıza giderken farklı titreşimler oluşturuyor kafamızın içinde ve sesi olduğundan daha değişik duyuyoruz gibi bir şeyler olması lazım.

    özetle senin sesin aslında videoda duyduğun gibi yani çevrendekiler seni öyle duyuyorlar

    edit: başlık başa
  • olm bu nasıl başlık lan. 25 kere okudum anlamadım aq.
    garip bir his olsa gerek kanki ne desem bilemedim yani. allah sabır versin.
  • bakın çok enteresan, bu olay ses kayıtlarında da hissedilmekte. bir de ben olsam;

    (bkz: sesli kayıtlarda kendi sesine yabancılaşmak)
    (bkz: sesli kayıtlarda sesin kişiye yabancı gelmesi)
    (bkz: sesli kayıtlarda sesin ses sahibine ait değilmiş hissi yaratması)
    (bkz: 17 temmuz 2017 sesli kayıtlarda sesimin bana ait olmaması hissi) *
  • burada güzel bir açıklaması var . kayıtlarda kendi sesini beğenmeyen tek kişinin ben olduğunu sanırdım ama sonra başkalarının da aynı biçimde düşündüğünü öğrenince sevinmiştim. meh meh meh. yalnız asıl soru şu, devamlı kayıt altında olunması gereken (oyuncu, sunucu, şarkıcı, seslendirmeci vs) mesleklerde olanlar bu duruma nasıl katlanıyorlar? ya da belirli bir zamandan sonra kanıksıyorlar mı durumu?
  • kendi yazdığı cümleyi okuyunca da anadilinin kendine ait olmadığını hissedecek olan yazar hezeyanı.
  • daha çok "bok gibi sesim varmış ulan" hissidir. bu konuda bir atasözü de var: " el sesini dinlemeyen kendi sesini haluk bilginer zannedermiş"
  • kayıtlardaki ses, havadaki taneciklerin titreşmesiyle meydana gelir. duyduğunuz sesin ise büyük çoğunluğu içeriden gelen sestir ki sanıyorum et olsun kemik olsun bunların desteğiyle, basitçe hava değil de katı ve buna yakın maddelerin titreşmesiyle meydana gelir.

    örneklendirirsek: önünde oturduğunuz masaya yumruğunuzla birkaç kez tıklayın. çıkan sesi hepimiz biliyoruz. şimdi aynı masaya kulağınızı dayayarak uzanın ve tekrar tıklayın. aradaki fark, aynı sebepten. dik dururken tık tık seslerini havadan iletilerek almıştınız. masaya uzandığınızdaysa sesin büyük kısmını masanın tanecikleri yoluyla aldınız. iletim farkıyla alakalı bir durumdur bu.

    zaman zaman, sesinize gerçekten odaklandığınızda ya da şiddetli bir gribin ortasında, tıpkı ses kaydındaki gibi, sizden başka herkesin duyduğu gerçek sesinizi duymanız mümkün. kime göre gerçek, neye göre gerçek; kayıttaki ses de senin duyduğun da aynı ses ama farklı, hangisi gerçek? ikisi de. aynı ses çünkü. bence mantıklı olan herkesin duyduğu sesi baz almak, ama herkesin kendi bileceği iş. o o şekil duyar, sen o şekil duyarsın. kimse kimsenin ne şekil duyduğuna karışamaz değil mi?

    konuyla alakalı hiçbir uzmanlığım vesairem yok, daha önce konuyla alakalı okuduklarımdan anladığım ve aklımda kalanları toparladım. eksik ve/veya yanlışlık varsa lütfen uyarın ki düzeltebileyim.
  • ben en çok şarkıcılara şaşırıyorum bu yüzden. ınsan nasil kendi sesini güzel bulur lan? tanıdığım herkes kendi konusma sesini bile dinlese, nasil tahammul ediyosunuz bu sese amk moduna giriyor.
  • bende böyle değil de, şöyle durumlar oluyor bazen. mesela enstrüman çalıp şarkı söylüyorum ve bunu yaparken zevkle yapıyorum. yani kendi sesim ve enstrümanın sesi bana gayet hoş ve güzel geliyor. fakat bazen ses veya video kaydı aldığımda sesim bana acaip çirkin geliyor. bu gibi durumlarda uzun zamanlar kayıt yapmak istemiyorum moralim bozulmasın diye.