şükela:  tümü | bugün
  • ünlü türk tiyatro ve düşünce adamı ferhan şensoy'un anılarını yazdığı ikinci kitabı ''başkaldıran kurşunkalem'' eserinde sevgilisiyle beraber seyretmekten en keyif aldığı fransız filmi olarak tanıttığı, claude sautet imzalı, 1974 yılı yapımı film. kitabı okurken filmi çok uzun uzun yıllar önce izlemiş biri olarak tekrardan izlemekten büyük keyif aldım. filmimiz, orta yaş krizini yaşayan bir grup adam ve eşlerinin kopuş hikayesini ( konu o kadar da basit değil.) olabildiğince yalın bir sinema diliyle bizlere mükemmel bir şekilde aktarıyor. filmin oyuncularının performansını bana söylemek düşmez diyor ve noktayı koyuyorum..
  • serge reggiani ve yves montand'i bulusturan, michel piccoli'yi de unutmayalim, genç ve gayet hos bir gerard depadieu gorebilecegimiz, claude sautet filmi. claude néron'un la grande marrade adli romanindan beyazperdeye uyarlanmistir.

    bu filmde stéphane audran'a hayran kalmamak mumkun degildir, bana kalirsa.

    senaryosu eser sahibi claude néron, sautet, ve jean-loup dabadie tarafindan yazilmis ve yonetmenin diger filmleri arasinda sadece orta yas krizini degil, erkekler arasi dostlugun ne kadar yuzeysel oldugunu da anlatan harikulade bir filmdir.

    --- spoiler ---
    vincent, paul ve françois gorunurde çok iyi dostturlar. ailecek birlikte haftasonlari geçirir, yer içer, oyunlar oynarlar.

    vincent(yves montand) esi catherine (stéphane audran)'den, asik oldugu 20'lerindeki bir kadin (ludmila mikaël) ugruna ayrilan ve ardindan finansal problemler içine dusen bir adamdir. daha dogrusu catherine bu iliskiyi ogrenince vincent'i terkeder ve kendine yeni bir hayat kurar.

    françois (michel piccoli) karisi marie (marie dubois) tarafindan surekli aldatilan soguk ve ketum bir doktordur.

    paul(serge reggiani) ise artik yazamayan, tikanmis, bunalimda bir yazardir. tatli esi julia(antonella lualdi) ona destek olur.

    bu uç arkadas laylaylom bir iliski surdurur ve birbirlerinin problemlerini sezdikleri halde bunlari gel bir dertleselim, birbirimize yardim edelim demezler. kadin karakterlerse bu abuk sabuk iliskide problemleri açik eden, adeta "kral çiplak" diyen, derleyip toparlayan konumundadir biraz.

    catherine, aldatilmis olmasina ragmen vincent'a maddi destek bulur ve bunu o kadar elegant bir sekilde, adami incitmeden hatta "sen hiçbir zaman yenilmezsin, her seyin cozumunu bulursun" aslansin kaplansin seklinde yapar ki adam tum yaptiklarina pisman olup, kadin ona geri donsun diye beklemeye baslar.

    françois'nin esi marie, vincent'in finansal problemlerini bildigi halde neden ona yardim etmeyi teklif etmedigini sorar, françois'nin cevabi bunun arkadasinin problemi oldugu seklindedir. kadin ayrica neden aldatildigini bildigi halde onu terkedemedigini ve ele gune karsi mutlu aile tablosu çizmeye çalistigini da sorar françois'ya. adam o kadar korkak, sevgisiz ve soguktur ki buna da sadece siddetle cevap verebilir. neticede kadin çocuklari alip arkadaslari jacques'la kaçacaktir (jacques (umberto orsini) karakterini gorunce, aa bu emmanuelle'in kocasi degil miydi? demistim, oyleymis. emmanuelle antivierge ve good-bye, emmanuelle'de oynayan italyan aktordur kendisi. )

    vincent, surekli içine atmaktan kalp krizi geçirir, bu bile sahte iliskilerinde bir seyleri degistirmez. hayatlari romanin adi gibi sahte bir eglenceyle, kahkahalarla geçer gider.

    --- spoiler ----

    mutlaka izlenmesi gereken bir filmdir. kadinsaniz iyi ki erkek degilim dersiniz, erkekseniz iliskilerinizin yansimasini gorursunuz.

    guzel birkaç sahne:

    masadaki gerilim sahnesi

    son sahne