şükela:  tümü | bugün
  • mario puzo, don vito corleone'nin asla ve kat'a yakalanmamasını şöyle anlatır:

    1. don vito carleone'yi yakalayabilecek ''tek'' bir güç vardır... nypd, keyfi istediği an yakalar. gerçi bu adam senatörlere ''rica'' eden birisi...

    don'dan çıkan emri icraate koyan figüranlar 5. kademe/basamaktadır(şu rus oyuncaklarını düşünün) bu 5. kademe figüranlar bir reislerini tanırlar başka kimseyi tanımazlar. reisleri 4. kademedir. capo regime falan filan. 4. derece capo regime'de alttakileri tanır ama 3. kademedeki capo regime'nin capo regime'si hem 4'ü hem 5'i tanır.
    böylece don'un yakalanması için bu 4 basamak tam sırasıyla ihanet etmesi gerekir. yoksa mümkünü yok don'a kadar düşmez itham... don'un hiyerarşik düzenlemesini böyle yazmış mario puzo.
  • kendisi çocukken özgürlük heykeline bakan karantina hücresinde hüzünlü bir şekilde sicilya'nın folk şarkılarından birini söylemektedir. bu sahne, the godfather part ii'de en çok beğendiğim sahnelerden biridir.

    ölümü çok acı olmamıştır, mickey'nin aksine mutlu bir şekilde ölmüştür. sinema tarihinin unutulmaz karakterlerinden biridir, baba gibi babadır.
  • kedimin ismi.
  • bir sicilya atasözü derki erkeğin gören ama konuşmayanı makbuldür

    vito carleone bu söze uyarlanmış bir karakterdir
  • bir baba düşünün ki büyük oğlu öfkesine yenik düşüp öldürülür, ortanca oğlu ise silik bir karakter, kolej çocuğu olan michael okuyup adam olacakken mafya lideri olur. esirgediği çocuğu ateşe atılır kendi elinde olmadan.
  • babalar günün kutlu olsun, saygıyla anıyoruz...
  • güç kazanma ve onu korumanın 20. yüzyıldaki en keskin yolunun devletle iyi geçinme, bürokrasiyi elde etme ve onu besleme ama devlete bağlılık göstermeme; bağlılığı bilinen aile kavramından biraz daha büyük olan, kan bağı da taşıyan genişletilebilir bir organizasyonda bireyler arasında örmeye kendini vakfetmekte bulan stratejist.

    vito, hakimlerin, polislerin, senatörlerin ve diğer pezzonovantelerin sürekli olarak satın alınması, onlara iyi bakılması ve devlet kurumlarıyla savaşa girilmemesi gerektiğini ama örneğin ikinci dünya savaşı'na katılma konusu gelip çattığında "aile"nin bireylerinin savaştan uzak tutulmasının şart olduğunu düşünür. böylece devletle bağı bir nevi iş anlaşması gibi kalır ama devlete bağlılık zayıflıktır. en küçük oğlu sözünü dinlemeyip savaşa gittiğinde bunu "yabancılara bağlılık" olarak görür. hatta onun bir savaş kahramanı olup madalyalarla eve dönmesini dahi önemsemeyip küçümser.

    aileye uzak duran ama çaresiz kaldığında aileye başvuran bonasera gibilere devletle kendi organizasyonu arasındaki keskin ayrımı hatırlatırcasına ilk sorusu "neden önce polise gittin?" olur. vito corleone saga'sı hem film hem de kitapta bu keskin ayrımdan bahsedilerek açılır. mario puzo onu lineer ve kronolojik bir bakış açısıyla anlatmaz. bunun yerine çöküşten hemen öncesini, organizasyonun en tepede olduğu dönemdeki halini ortaya koyar. okur/izleyici, vito'nun bu gücü bir şekilde elde edip devletten öte bir devletçiğin patronu olduğunu kavrar, ancak bundan sonra organizasyonun kuruluşunda vito'nun stratejilerini öğrenmeye başlar.

    devlet vatandaşlarının bağlılığını iki ölçütle ifade eder: vergi vermek, gerektiğinde ülke için ölmek/öldürmek. vatandaşın devletini sevip sevmemesi ve soyut bir bağlılık hissedip hissetmemesi devlet için önemli değildir. vergisini veren ve savaşa giden vatandaş olmak devlet için yeterlidir. vito'nun "aile" organizasyonunda da bu iki kıstas kesin bir şekilde yürürlüktedir lakin vito bunlarla yetinmez. sarsılmaz bir bağlılık ve organizasyonu sevmek de en az "kazançtan pay" ve aile için diğer ailelerle "savaşmak" kadar önemlidir.

    kuralları kendi çağından çok önce yazılmış olan omerta'nın devleti dışlayıcı tutumu vito için de uygundur. devlet tarafından suç işlerken enselenen aile üyesi iki şeyi iyi bilir: ailesi, onun davasına bakacak hakimi veya ona lafını geçirebilecek senatörü çoktan satın almıştır. bu satın almada kullanılan parada kendi "kazançtan pay"ı da kullanılmıştır. yani bir nevi sigorta poliçesinin işe yarama günü gelmiştir. ikincisi ise satın alma gerçekleşmemiş olsa dahi aile, üyenin arkada bıraktığı çekirdek ailesine en iyi şekilde bakacaktır. bunu da kazançtan pay sistemiyle baştan garantilemiştir zaten. tam burada bağlılık kuralı da devreye girer. üye kendi kazançtan pay'ını geride kalan ailesinin bakımı için garanti görüp de suskunluk yasasını bozamaz. eğer bağlılığını kaybedip de suskunluk yasasını bozarsa sigorta poliçesi yandığı gibi çekirdek ailesi de organizasyon ailesi tarafından dışlanır. çekirdek ailedeki yetişkin erkekler de öldürülür.

    vito, insan psikolojisini çok iyi bildiği için bağlılığın sınırsız olmadığını, üyelerin de ihanet edebileceğini her zaman hesaba katar. bu yüzden hiyerarşi sistemini de önemser. bu, devletin yasa sınırları yüzünden göze alamayacağı bir şeydir. devlet, ihanet eden bir çavuş için onun komutanını da suçlayamaz. ama vito'nun ailesinde ihanet eden bir soldatto'yu işe alan capo da sorumlu tutulur. capo, o soldatto'yu ortadan kaldırmakla yükümlüdür yoksa capo yok edilir. vito'nun organizasyonunda yasa hem sarsılmaz hem de esnektir. ihanet cezalandırılmaz ve affedilirse bu başka ihanetleri kolaylaştıracağından dolayı tazmin edilemez.

    aileye bağlılık, devlete sadakat kavramına oranla daha katıdır. lakin bağlılığını kaybetmeyen her üye her istediğini elde ettiği, güçlü ve zengin bir yaşam sürer. oysa devlete sadakatini yitirmemiş, kanunlara uyan, uysal bir vatandaş çoğu zaman sefalet içinde yaşayıp ölür. vito'nun en iyi kullandığı acı gerçek budur.
  • 29 nisan 1887 doğumlu sicilyalı kurgu karakrer. kısaca babaların babasıdır.
  • atamdır! her daim izindeyiz senior padre.
  • büyük oğlu sonny hiddetten, onun bir küçüğü fredo ihannetten, kızı connie şehvetten, mirasını devralan michael ise yalnızlıktan yitip gitmiştir.
hesabın var mı? giriş yap