şükela:  tümü | bugün
  • evlerde bilimum eski kitap, ansiklopedi, çanak, tabak, yurtdışından hediye gelmiş ıvır zıvır...ların konulduğu, taşınılırken büyük sorun çıkartan, camla ahşap kırması bişi
    (bkz: vestiyer)
  • sergilenen nesnelerin gorus, oneri ve begeniye arz edildigi sinir. bir kitap yazarsiniz, fikirleriniz baskalarinin kabulunune sunulmak uzere vitrine konmus gibi olur, okuyanlar bir kitap okudum hayatim degisti der.
  • ayrica cok hos bir ozdemir erdogan sarkisidir. ahan da sozler:

    beyoglunda bir vitrinin onunde
    bir kiz var yirmisinde
    dalgin dalgin bakiyor
    pahali giysilere

    bankada calisiyor
    mudurun sekreteri
    kardesleri okuyor
    bir o calisiyor evde
    bir de anneleri

    babalari zamana resti cekmiscesine
    yerlesip gecmis duvarda resim cercevesine
    dunyada maddiyata fazla onem vermezdi
    "bugun varsa yeriz; yarina allah kerim" derdi

    beyoglunda bir vitrinin onunde
    bir kiz var yirmisinde
    gondermiyor annesini
    elalemin evine

    kolayce evet dese
    atlayip mersedese
    bir bogaz sefasi
    vesaire vesaire bos verse
    verebilse

    biz vitrinin onunde
    vitrinin gozu bizde
    biz vitrinin onunde
    vitrinin gozu bizde
  • londra'da bir türk kitapçısı.
    ayrıca internet cafe'si de var.
    "world music" cd'leri de satıyor.
  • "bizde"; kısaca kadında balkon, erkekte de göbek diye geçer.
  • elmavision'da yaşam, mekan, moda hakkında hazırlanmış, göründüğü kadarıyla başarısız program.
  • çok manidar ev eşyası.

    efem malumunuz pek çoklarımızın evlerinde bi yemek takımı vardır. yemek masası, aynalı dolap ve vitrinden müteşekkil bu takım, bizde dining roomlara pek rastlanmadığından salonun bi köşesinde durur. yemek masasını anlayabilirim. nedir? misafir geldiğinde ikram için ideal olanıdır, pek çoklarına göre. aynalı dolap da yine aynı mantıkla bakıldığında o misafirlere çıkartılacak tabak çanağın (günlük kullanılan solmuş tabaklar zinhar misafire çıkartılmaz, misafire kullanılan tabaklar kırk yılda bir misafir gelecek de kullanılacak diye dolapta bekler, tozlanır. bir güncük olsun aile içine çıkmaz, çıkamaz. eskaza takımın bir parçasını kıran çocuk kulağı çekilmek suretiyle cezalandırılır.**)saklanması için vardır. neden bi aynası olduğunu ise isviçreyle yapacağımız temaslar sonucu aydınlığa kavuşturacağımız kanaatindeyim.

    gelelim vitrin'e. misafire koyduğumuz tabak çanağı aynalı dolaba gömdük, yemek masası da tamam, peki vitrin ne işe yarıyor? efem vitrine tabak çanak konmaz, vitrine kolleksiyonumuzun nadide parçaları konur. kristal bardaklar, altın yaldızlı çay bardakları, incecik porselenden kahve fincanları, anneannenin annesinden kalma pasta servisi tabakları, yerine göre bir kaç ufak süs. işte vitrin budur. "bakın biz nelere sahibiz"in çok derinden bir imasıdır vitrin.* bununla kalsa iyi. vitrin de memnundur halinden. kendisine bakılsın ister, devamlı tozu alınsın, iğne oyalı peçeteler serilsin, bu peçeteler camlı kapak kapatıldığında karşıdan bakan için tam ortada dursun, asla yamuk olmasın ister. insanın eşyaya hizmetkar oluşudur vitrin.

    (bkz: bir genç kızın misafir sonrası anıları)
  • icime attim ne varsa
    anlamaya calistim herkesi
    aski da sevdim, kavgayi da
    anlatamadim ki
    hic korkmadim celiskiden
    onaylanmayan iliskiden
    ne cogaldim ovguden
    ne azaldim yergiden
    hic korkmadim yasaklardan
    korunmadim tuzaklardan
    kalktim guvenli kucaklardan
    hep denedim
    bilerek gostermedim
    kendimi sakladim
    gormeyi bilenlere
    vitrinime degil
    iklimime gelenlere
    deliyim aslinda
    allah ina kadar deliyim
    kalbimi vereceğim aslımı görenlere.......

    yok boyle bir şarkı ya...divamızın yeni albümünün bomba sarkısı...
  • kimdir nedirde cikan ilginc bir atraksiyon. vursak calisir mi?