şükela:  tümü | bugün
  • elia kazan'ın -ki hemşerimiz demekten çarpık bir zevk alıyorum kendisine- yönettiği, steinbeck'in senaryosunu bizzat yazdığı, genç marlon brando'nun ise emiliano zapata'yı canlandırdığı ünlü bir film viva zapata!

    50'lerde çekilen bu filmde, zapata'nın halk çocuğu, köylü lideri oluşunun altının dikkatle çizildiğini görüyoruz ama ne kadarının gerçek olduğunu bilmediğimiz romantize edilmiş bir yan öykü de var -emil'in kız istemeye gitmesi, kızın annesinin yelpazesini bülent ersoy gibi sallaması falan-. filmde ayala planı ya da başka siyasi olaylar da yok.

    yine de izliyoruz. ama filmdeki en kötü, hatta komiklik derecesinde kötü olan şeye o kadar çok gözümüz gidiyor ki konsantre olamıyoruz, bazen olanları, söylenenleri anlamakta zorlanıyoruz: marlon brando'nun makyajı. meksikalı olması gerektiği için ayakkabı boyasıyla cildi karaltılmış, gözleri kat kat boyanarak iki yandan bantlanmış, iyiden iyiye yamultulan brando bir meksikalıdan çok red kit'deki çinli tiplemelerine benziyor, kameraya doğrudan baktığı her sahnede "ay ay ayayayay" diyerek gülüyor, filmin havasına giremiyor, olayları ciddiye alamıyorsunuz. madem dünya üzerinde yaşamış en yakışıklı erkeği bu rolde oynatacaktınız, tipini niçin bu kadar bozdunuz diye soruyoruz, ama biraz geç oldu tabii.
  • anthony quiin de oynar filmde..
  • 7 year bitchin mia zapataya adadığı, son derece sağlam şarkılara sahip olan albümü. açılış şarkısı
    the scratch, mad loveı izleyen pek çok kişiye tanıdık gelir, zira konser sahnesinde drew barrymoreun kafasını sallayarak eşlik ettiği şarkı the scratch' tir.
    (bkz: kiss my ass goodbye)
    (bkz: m i a)
    (bkz: hip like junk)
  • 5 dalda oscar'a aday olmu$ ve anthony quinn'e ilk oscarini kazandirmistir.
  • bir film. geriye sarıyoruz sarıyoruz sarılmıyor.
  • marlon brando'nun emiliano zapata'nın hayatını oynadığı 1952 yapımı elia kazan filmi.antony queen'in zapata'nın kardeşini oynadığı film fazla acıklı değil aksine destansıdır.zira zapata birlikleri müttefikleri panço villa ile birlikte yaptıkları saldırıyla başkenti ele geçirirler ama daha sonra kendi aralarında anlaşmazsızlığa düşerler.çok güzel bir film.
  • 1952 yapımı, bir meksika halk destanını anlatan filmdir. marlon brando ve anthony quinn için izlenmelidir.
  • marlon brando nun imza atması için önüne uzatılan kağıdı imzalıyamaması gibi acıklı sahnesi olan film.
  • viva zapata!...

    ankara kazan'lı yönetmen elia içten içe fokur fokur kaynayan kazan'ın karikatürize filmi. bir film olarak bakıldığında viva zapata, ucuz çizgi film kaçkını olmakla beraber, filmde anlatılan öyküye bakıldığında işler değişiyor...oyunculuklar güzel. buna da diyecek yok...) gelelim öyküye...

    emiliano zapata'nın önderlik ettiği halk ayaklanması anlatılıyor filmde. yani ihanete uğrayan bir devrimin öyküsü... tıpkı sovyetler'de ve diğer yerlerde olduğu gibi, iyi niyetli başlayan bir ayaklanma, devrimi gerçekleştiren kişilerin akılları devrim geçirmediği için, heba oluyor... bu bakımdan filmde anlatılan öykü kopukluklar içermesine karşın, oldukça etkileyici. insan "biz bunu daha önce de izlemiştik" hisine kapılıyor. yani anlatılan hikaye doktor jivago ve michael collins'den hiç farklı değil.

    bay yönetmen, anlayabildiğim kadarıyla zapata'nın ihanete uğraması ve devrimin coşku yoksunu bir bürokrasiye kurban edilerek başarısızlığa uğramasını anlatmaya çalışmış. ama film, onca kopukluğa rağmen, bay yönetmenin yapmak istediğinden fazlası olmuş.

    filmde zapata'nın bir halk kahramanı haline gelmesinin yanı sıra, eline birşeyler geçen insanların sahip oldukları gücün esiri olmaları var. sahip oldukları şeyler, bir süre sonra o insanlara sahip oluyor ve insani yönlerini yitiriyorlar. birbirlerine ve insanlara ihanet ediyorlar... tamamıyla özyıkıcı bir tutum bu. ama insanın çaresizliği ve zavallılığının ürünü. insanlar yok oluyorlar bir süre sonra... karşı çıktıkları şeylerle özdeşleşip, sahip oldukları gerçek gücü, yani insanlıklarını yitiriyorlar... dönüşüm gerçekte insanların kafalarında gerçekleşebiliyor. bu bakımdan zapata'nın yaşadıkları gündelik yaşamda her gün yaşanan ve mutlaka değişmesi gereken şeyler... yoksa insanlığımızı yitireceğiz...

    o ünlü sloganla bitirelim: viva zapata!...

    ayrıca
    (bkz: zapatistalar)
    (bkz: sub commandante marcos)