şükela:  tümü | bugün
  • 2 hafta kadar önce bir macaristan, avusturya seyahati gerçekleştirdim.

    istanbul'dan budapeşte'ye geçtim, oradan da linz, salzburg'a trenle devam ettim.

    dönüşte philadelphia marka krem peynir aldım, uzun zaman önce türkiye'de satılıyordu ancak artık yok.

    philadelphia peynir dediğim, bizim pınar beyaz sürülebilir peynir benzeri bir şey.

    havaalanında kontrol esnasında bu peyniri çantamda saptayan görevli, bunun bir likid olduğunu ve avrupa birliği kuralları gereği, uçağa sokamayacağımı söyledi...

    "yahu" dedim, "bu bir peynir, açılmamış kutusunda ve sen de bunun kurallara aykırı olmadığını biliyorsun, çünkü uçağa likid sokmak yasak, oysa bu likit değil" desem de derdimi dinletemedim.

    bir süre yüzüme baktıktan sonra, izin veremeyeceğini söyledi...
    amiri ile görüşmek istediğimi söyledim, amiri geldi ve aynı şeyleri söyledi...

    üzüntü ile peyniri orada bıraktım, bu arada bavulumda 2-3 adet aynı tür ve bir dolu başka türde peynirler daha vardı..çıngar çıkarırsam daha kapsamlı aranmaktan çekinerek, başımı öne eğdim...

    adama "ye bari peyniri" dedim...

    " en sevdiğim tür ama yasak" diyerek çöpe attı...

    "1,7 euro zararımı karşılayın" dedim..yine mal mal bir bakış geldi...
    çaresizce uçağa doğru süzüldüm.
  • öncelikle geçmiş olsun diyelim.

    benim de suçuklarımı almışlardı, bugün hala içim sızlar amk.

    ben de orda öğrenmiştim ab gümrük standartını. 3 halka suçuk ulan. ben de yeyin dedim ama adam bir kokladı suratının şeklini görmenizi çok istedim.

    işte ab ve üye olamamak meselesinin acısını bu durumda dibine kadar hissediyor insan.
  • iç acıtan peynir. adam ne kadar yürekten bağlanmış peynire. hani sevgilimize " elifim, mehmedim" falan deriz ya, onun gibi gönülden gelen bir peynirim betimlemesi bu. evet.
  • ben de el yapimi 3 poset mantiyi kaptirdim bu pezevenklere. canim annem cok uzulmustu. ogun bugundur hep almanya uzerinden aktarma yaparim en azindan turk gorevlilere derdini anlatmak cok kolay. bilmeyenler icin frankfurt havaalaninda calisan cok turk var.
  • (bkz: derdini hoplatiyim butonu)

    arkadaş dert mi lan o da. benim de 2 sene önce çorlu havaalanı'nda, arkadaşımın bana edirne'den aldığı 1 kavanoz organik pekmezim kaldı. ee tüh lan, hay aq olur mu lan bu, sanki pekmezim uçağınızı kirleticek, neyin güvenliği skerim hassasiyetinizi deyip içimden, ordaki uyuz güvenliğe vermektense bi koşu gözüme kestirdiğim temizlik görevlisine verdim kavanoz dolusu en organiğinden pekmezimi.

    burda yine cevval bi gadının özdeyişi geliyor aklıma. müsaadenizle;

    (bkz: dert sike benzer hep en büyüğü sende zannedersin)
  • (bkz: vajina)(bkz: viyana)
    (bkz: yaran yanlis okumalar)
    (bkz: fenayım)
  • kabin bagajında taşınan tüm sıvı, jel, aerosol vb. maddeler, havacılık kuralları gereği, bazı kısıtlamalara tabiidir.
    kurallar:
    sıvılar her biri en fazla 100 ml olan kaplarda taşınmalıdır.
    bu kaplar, büyüklüğü 1 litreyi geçmeyen 20x20 cm boyutlarındaki şeffaf ve kilitli poşetlerin içerisinde, ayrı olarak taşınmalıdır.
    her yolcu sadece 1 adet poşet taşıyabilir.
    son güvenlik kontrol noktasında sıvılarınızın içinde olduğu kilitli poşeti çantanızdan çıkarmanız ve x-ray cihazından geçirmeniz istenecektir.
    bu arada krem peynir ne ki? onumdeki ingiliz ailenin 750gramlik acilmadik nutellasini attirmisti guvenlik.
  • en iyi peynir midedeki peynirdir. bir daha boyle bir durumla karsilasilirsa bir saniye diyip yarim ekmegin icinde tuketilmesini tavsiye ettigim peynirdir.
  • benim berlin schönefeld'de hunharca çöpe atılan 7 yuroluk organik balımın yanında esamesi okunmayacak peynirdir. "200gr. çok fazla. kabul edemem. - laaaaps!"

    kabin bagajında taşınacak sıvı kısıtlaması tamamen pislik olsun diyedir. son kontrolden geçtikten sonra havaalanı mağazalarından kilolarca nutella, bal, peynir, türlü çeşit gıda ve içecek satın alıp kabinde taşıyabilirsiniz. kimse denetlemez.

    edit: bir takım mesajlar geldi, kabin bagajındaki sıvı kısıtlaması kabinde sıvı taşımakla ilgili değilmişmiş, dışardan getirdiğimiz şişe ve kavanozlardaki sıvıların içeriğindeki olası risklermiş. yani efenim biz patlayıcıyı 200gr'lık kavanozla uçağa sokabiliyomuşuz da, 100gr'lık olunca sokamıyormuşuz. evet tabiy. *