şükela:  tümü | bugün
  • http://www.milliyet.com.tr/…dun17.asp?prm=0,9035913

    adresinden görüleceği üzere,

    "avusturya'nın başkenti viyana karlsplatz semtinde bulunan üniversite’nin bahçesinde sergilenen çıplak müslüman kadın heykeli büyük tepki topluyor. heykel traş olaf metzel imzalı bu heykele menzel, "turkish delight" (türk lokumu) adını verdi. baş örtülü bir türk müslüman kadını tasvir eden heykelde kadın başörtülü fakat diğer uzuvları çıplak olarak tasvir edilmiş."

    şeklinde başlayan haber.
  • beni "hüseyin çağlayan'dan mı etkilendi acaba bu heykeltıraş?" diye düşündüren heykel aracılığıyla yapıldığı öne sürülen hakaret.

    edit: sevgili zamanın ötesine yollayan arkadaşlar; eğer siz hüseyin çağlayan'ın bundan yılllaaaar önce (sanırım 1998 yılındaki between koleksiyonunda) burkasının boyu gittikçe kısalan modelleri podyuma çıkarttığını bilmiyorsanız ben ne yapabilirim? ilk olarak normal burkalı model çıkıyordu, sonra burkaları gittikçe kısalan altları çıplak modelleri görüyordunuz. en sonuncusu da tamamen çıplak ve suratını sadece bir maskeyle kapatan modeldi. hayır gidin, araştırın; benzerlik bariz ortada. adam esinlendiyse ben ne yapabilirim. aramaya üşendiyseniz nesini kötülediğinizi söyleyin, hem bileyim hem de güleyim.
  • sözlükteki ben böyle sanatın içine tükürürümcüleri görmemizi sağlayan şey..
  • (bkz: niyet onemli)
  • misilleme olarak istanbulun her kosesine cıplak avusturyalı kadın heykelleri dikilmesini gerektirecek eylemdir.

    -eyooooooo
  • heykeltraşı ajdar anık dininden olduğunu açıklmış. ne kadar ciddiye alınması gerektiği ortada.
  • heykeli yapan olaf metzel'in çalışmasıyla "doğu ve batı arasındaki ilişkilerde tutarsızlığı sorgulamak istediğini.."belirtmesi karşısında hakaret kastından bahsetmek pek mümkün değildir kanımca. bu sanattır her şey mübahtır anlayışını benimsememekle birlikte sanat eserinin değerlendirilirken yapıldığı zaman ve sanatçının içinde yaşadığı toplum da göz önüne alınmalıdır. olaf metzel avusturya'da bir türlü oraya ayak uyduramayan, kafası karışmış insanların durumunu yansıtmak istemiş olabilir. başarılı mı, estetik mi, güzel mi bütün bunlar kişisel değerlendirmeler olacaktır elbette ama yabancı düşmanlığının giderek arttığı ve yabancı kavramının giderek esnekleşip muğlaklaştığı bir ülkede yaptığı neye hizmet eder burası düşünülmelidir.
  • yakında heykel kırma happeningleri şeklindeki yeni sanatsal çalışmalara ilham vermesinden endişe ettiğimiz eser. bu konuda (ben hakaret olduğunu düşünüyorum) en mantıklısı sakin olmak, yapan şahsın (ve "eserin") başına bir şey gelmemesi için çaba göstermek, herkesi sağduyuya davet etmek ve sonuç verecekse hukuki yollara başvurmaktır.

    bence hakarettir, eğer "hakaret" diye bir suç varsa bu da o tanıma girmektedir. hakaret etmek veya hakarete uğramak zaten iki tarafın subjektif algı ve değerleri çerçevesinde oluşan bir eylem veya haldir. ve bu subjektiflik durumuna rağmen yasalarda bir suç olarak yerini almıştır, yoksa zaten hiçbir hakaret kişiye veya topluluğa fiziki/fiili zarar veremez.

    hakaret hakaret kastının olmadığı durumlarda da gerçekleşebilir, bu durmda hakarete yol açan eylem devam ediyorsa sona erdirilir, fail herhangi bir yaptırımla karşılaşmaz veya tam tersi hakaret kastı ile girişilen bir eylem karşı tarafta sadece çocukça veya anlamsız eylem algısını doğurabilir, bu durumda hakaret eden kendi tatmin veya tatminsizlik duygusuyla başbaşa kalır. bu örnekte de heykeltraş muhtemelen bunu amaçlamamıştır, ancak sonuçta kadınlarının örtünmesi konusunda hassas ataerkil topluluklar, bunu kendilerinin tanrıya karşı sorumluluğu olduğuna inanan kadınlar için kolunun görünmesi bile suçluluk duygusu oluşturuyorsa heykelin sebep olacağı infial açıktır.

    aynı parkta hayali bir viyana'nın fethi sonunda avusturyalı rahibelere tecavüz eden yeniçeriler, gamalı haçın uçlarına geçirilmiş yahudi kelleleri şeklindeki heykeller de eminim belli bir sanatsal etki, hatta bu eylemleri kınama gibi amaçlar bile içeriyor olabilir ama bundan dolayı hakarete uğrayan alınan kitleler olacaktır ve hukuki takibata uğrayacaktır. avrupa'da da hakaret kanunları vardır, avrupa kültürü çıplak tasvir edilme konusunda farklı değerler taşımakta, bazı müslüman topluluklar da farklı değerler taşımaktadır. bu konuda mutlak doğru veya sınır yoktur ancak insanların tahammül eşikleri ve gözetilmesi gereken toplumsal barış ve huzur vardır. sonuçta hakaret eşiği ve hakaret unsurları konusunda avrupa kanunlarının kendi subjektif kültürel değerleri kadar, avrupada yerleşik hale gelmiş kişilerin toplulukların subjektif değerlerini gözetmeye dikkat etmesi gerekir.

    hakarete uğrama hissi ve bunun alt limiti üst limiti konusunda objektif tanımlar, sınırlar yok ancak kanunlarda hakaret diye bir suç varsa mağdur tanımı sadece avrupalılara göre yapılamaz.
  • "o göbekle olmaz o göbekle" - mazhar alanson