şükela:  tümü | bugün
  • belki de hayallerimin otomobili kavramının tam karşılığı olan yürüyen dev.

    yakında geliyor
    büyüksün volvo.

    cip almak istemeyen ama yüksek araba alarak; hem geniş mekan, hem de lüks ve konforu buluşturmak isteyenlerin tek adresi olacak gibi duruyor.
  • volvo hastası olarak hayranlıkla baktığım modellerden biri. bi xc90 bi de bu.

    fiyatlardan dolayı benim için ulaşması imkansız bi marka volvo.

    ikamesi için subaru outback'kere bakıyorum. 2013 modelleri 130 bin seviyelerinde bulunabilir.

    benim gibi volvo hastası ve aile arabası isteyen biriyseniz outback'e bakın derim.

    sağda solda subaru sormayın bu arada türkiye de halk arabadan anlamaz. sanayideki ustaların dahi çok büyük bi kısmı anlamaz. arabayı yatırım aracı olarak gören insanlardan fikir almayın. ve alacağınız aracı binmek için alın. keyfini çıkarın.
  • tabi lan manyak mısınız mercedese bemoşa falan hep sonradan görme dinden dönme, zevksiz, ruhsuz, görgüsüz, kültürsüz barzolar biner, avrupada bile öyle tabii.

    volvo öyle mi ya? volvo klas adam işidir, volvoya binen zevk sahibidir, entelektüel adamın ainesidir, varlığın nişânesidir, volvoya binen adam adam gibi adamdır falan.

    bi’ bitmediniz anasını satayım, para-görgü-zevk bu üçünü öznel zevklerinle ölçemezsin hele araba tercihleriyle hiç ölçemezsin onun için burada gelip binen adamdan bahsedeceğinize arabadan bahsedin. motorun performansı, verimliliği, emisyonu, dayanımı, kullanılan malzemelerin genel kalitesi, trimlerin birleşimi, güvenlik donanımları, konfor ekipmanları vs bunlar ifade edilir bir araba hakkında konuşurken, tercih eden insanları genellemek hemen hemen tüm genellemeler gibi ahmaklıktır.
  • amerika'da başlangıç fiyatı 53 bin dolar olan araç pardon tank.

    bizdeki fiyatı 500 bin lira. soygunu siz hesap edin.
  • yeni xc90 modeliyle barzolarin yeni gozdesi olmaya goz kirpmis olan volvo markasinin son kalesi.
    bir de uvey kardesi v40 var. sorun su ki, audi a4'ten devsirme allroad nasil a6 allroad gibi olamadi ise v40'tan da safkan bir cross country olamamistir.
    v90 cc ornegindeki gibi bazi araclar kesinlikle bir modele ozgu uretim olarak kalmali. urun gamina yayilmamali; hatta sinirli uretim olmali. en iyi ornek icin (bkz: audi rs6 avant)
  • senede muhtemelen 10 tane bile satmayacaktır. hadi diyelim, çok kemik müşteri kitlesi var, eminim 50’yi görmez.

    daha yeni volvo v60 aldık, eşimin aracı olarak. bayide vardı bundan. siyah bir otomobil. v60’ı alana kadar en az 3 kere kalkıp gidip inceledik. araç resmen sanat eseri.

    çok şık, çok elegant, çok kaliteli. kesinlikle bmw 5’ten ve mercedes e’den daha kaliteli olduğunu hissettiriyor. donanım da süper. aradığınız, arayabileceğiniz her şey mevcut.

    ama satar mı? satmaz. bakın bu araç şu an 500.000 lira. s90’da öyle. belki bi 20-30 daha ucuzdur. millet o paralara çıkınca, ikinci elde bu kadar değer kaybı yaşamayı istemiyor. hem hak veriyorum, hem karşı çıkıyorum.

    hak veriyorum, çünkü bu otomobili aldıktan 6-7 sene sonra, inanılmaz değer kaybı yaşayacak. örnek olarak, bugün 2011 model iyi durumda bir volvo s80 2.4 dizel 80-90 bin tl aralığında satılırken, aynı model bir 520d, 150.000 liradan aşağı alınamıyor. bakın, arada az bir fark yok. 80.000 nedir, 150.000 nedir? 7 sene önce sıfır alınırken var mıydı bu fark? yoktu. yine 7 sene sonra da olmayacak.

    hak vermiyorum, çünkü herkes öyle düşündüğü için bu fark oluşuyor. yani bu algı yıkılsa, ikinci el fiyatları artar. normal seviyeye gelir.

    alın aracı, bakın keyfinize, düşünmeyin falan yazılmış da, bunlar küçük paralar değil. siz yine de düşünün...
  • birkaç gün boyunca deneyimleme fırsatını bulduğum, dev.
    nam-ı diğer; isveç tankı.

    'cross country' haliyle dört çeker bir araç. volvo'nun, quattro çekiş sistemi kadar nam yapmış olmasa da, kendine has mükemmel bir dört çeker çekiş sistemi var. bu sistem sayesinde v90, kullanıcısına tren rayında gidiyormuşsun gibi güzel bir tecrübe yaşatabiliyor.

    (bkz: awd)

    kullandığım aracın altında 235x50x19 inc ebatlarında, michelin latitude sport 3 lastikler vardı. lastikler her ne kadar iyi olsa bile, volvo'nun efsanevi awd sistemi yol tutuşu konusunda lastikten ziyade "bana bırak abi, gerisini .iktir et" dercesine, iş yaptı. limitlerini zorlamama rağmen, amiyane tabir ile yola sümük gibi yapışmayı başardı. gelişmiş şase ve süspansiyon sistemi sayesinde, dengesinden taviz vermedi. stabilize zeminleri absorbe edişi ise, oldukça büyüleyiciydi.

    işin teknik kısmına çok değinmek istemiyorum açıkçası ama kullandığım modelin motor-şanzıman kombinasyonundan kısa da olsa bahsetmek istiyorum.
    kullandığım araçta "d5" diye adlandırılan, 2.0 - 235 beygirlik bir ünite görev alıyordu. motor ve şanzıman her ne kadar bmw dinamiklerini yaşatmasa da, performans konusunda bir sıkıntı hissettirmedi. 480 nm torktan söz ediyorum.
    haricinde, 8 ileri şanzımanı beğendim. bu şanzımana dair beğenmediğim tek husus ise, "d" konumundayken ve araç duruyorken, kavrama yapmaya devam etmesiydi. kendini boşa almaması ve ilkel şanzımanları anımsatması pek de hoşuma gitmeyen bir detay oldu. haricinde vites geçişleri ve düşüşleri başarılıydı. şanzıman demişken; vites topuzunun yönlendirilmesini de garipsedim. mesela d'den n'ye alırken şahin vitesi atıyormuşsunuz gibi vitesi baya baya ittiriyorsunuz. ya da r'ye alırken. bu kadar şık bir vites topuzunun bu denli egzajere hareketler yapması cidden garip.

    bahse dev'in, navigasyon sistemini de beğendim. kendini ay'dan ay'a güncelleyen, gelişmiş bir navigasyon sistemini. türkçe dil seçeneği var mıdır bilemiyorum altan ama, kullandığım aracın navigasyon sisteminin seslendirmesi ingilizceydi.

    dokunmatik ekranın hissiyatı da ziyadesiyle başarılıydı. touch pad kullanıyormuşum gibi hissettim. şahsıma ait aracın dokunmatik ekranından sonra volvo'nun bu dokunmatik ekranının hassasiyeti beni çok etkiledi.

    (detaylar arası geçişler saçma oldu, idare edin.)

    kokpit tasarımı ve iç mekanda kullanılan malzeme mercedes'i aratmıyor. kullanılan deri kalitesi çok iyi. ama o kadar ağır kokuyor ki, bir süre sonra baş ağrıtabiliyor.

    aracın, bagajı da oldukça büyük. kapasite olarak ne kadar olduğunu bilmiyorum ama, mafya arabası olmaya aday. zira boylamasına üç tane ceset yerleştirsen, bana mısın demez. şaka şaka..

    gel gelelim, en etkileyici bölüme;

    vitesi r'ye aldığınız takdirde ekrandan gözünüzü alamıyorsunuz. adamlar nasıl bir sistem yapmışsa artık, etrafınızdaki bütün detayları olduğu gibi ekrana yansıtıyor. aynalara bakmadan milimetrik park etme imkanı sunuyor. otları, kukaları, duvarları, arabaları, kısacası her şeyi naklen yayın yapıyor. nasa ile bağlantılı sanırım. amerika'nın oyunu mu acep?

    sözün özü; ben bu aracı çok beğendim. vermiş olduğu güven hissiyatı ve konfor beni çok etkiledi. motor ve şanzımanın performansı da etkileyiciydi. gerek dış tasarımı olsun, gerekse iç tasarımı olsun bütünüyle fevkalade bir araç olmuş, helal olsun isveçli mühendislere.

    şimdilik aklıma gelenler bunlar. yakıt tüketimini hesaplamadım. aracı teslim aldığımda depo full'dü. teslim ettiğim de ise, çeyrek depo yakmıştı. az yaktığını söyleyebilirim.
  • sanırım volvo'nun üretmiş olduğu en güzel araç olabilir.

    o kadar asil ve dev gözüküyor ki gözümü alamıyorum.

    hayallerimin aracı şu an kesinlikle bu araba.

    yurtışı fiyatının 45-50 bin dolar olmasına karşın türkiye fiyatının 600+ lira olması dışında canımı sıkan hiç bir konu yok.

    (bkz: o paraya öküz alınır)
  • arabalarla pek alakası olmayan şahsımın dibini düşüren otomobil. vallahi insanın içi bir hoş oluyor yanından geçerken*