şükela:  tümü | bugün
  • roland schimmelpfennig tarafından 2000 yılında yazılan tiyatro oyunu. "uzun zaman önce mayısta" adıyla dilimize kazandırılmıştır.

    "ilk kez 1992’de sahnelenen oyun, “sahne için 81 kısa bölüm” alt başlığını taşıyor. pirandello, botho strauss, beckett gibi yazarların izlerini taşıyan “uzun zaman önce, mayısta” adlı oyunu, bir sürü oyun kişisinin sahneye girip birşeyler yaptıktan çıktıkları, hemen hemen hiç konuşmadıkları bir yapıya sahip:

    “1.bölüm: bisiklet üzerinde bir adam. boş sahne üzerinde geniş daireler çizer. daire çizer, çizer. durur. karşısındaki duvara diker gözlerini, hız alır ve duvara doğru sürer bisikleti. kararır. çarpma sesi.

    2.bölüm: rokoko elbiseli bir kadın. sahnedeki kapıdan dikkatlice girer, tereddüt eder, sahne ortasına koşturur, durur, dinler,uzun süre kulak kabartır, nefes alır ve kaybolur.”

    böyle sözsüz sahnelerin yanısıra arada bir kadın ile erkek arasında geçen kısa konuşma kesitleri yer alıyor.kadın hep “bisiklet”i soruyor. erkek ise “bavul”u. aralarında bir şeyler geçmiş olmalı. birbirlerine arkadaşlarının nasıl olduğunu soruyorlar. bunlar sürekli tekrarlanıyor. ama hiçbir bölüm diğerinin tekrarı olmuyor.neredeyse matematiksel bir yapıyla bölümler üst üste biniyor.biraz peter handke’nin, pina bausch’un, christoph marthaler’in oyunlarını anımsatıyor.

    schimmelpfennig’in oyununda seyirci, insanların hayatında geçmişin ve anıların önemini, epeyce farklı bir biçimde, sonunda bütünleşen kesik kesik sahnelerle öğreniyorlar. kadın ile erkek arasında ortak bir geçmiş olduğu sarf ettikleri sözlerden anlaşılıyor. acaba kadın bavulla kaçtı, sonra da düştü mü? erkek bisikletle duvara mı çarptı? peki sonra? neden?
    dans tiyatrosuna yakın bir beden diliyle yorumlanmaya uygun bir metin; uzun zaman önce mayısta."

    kaynak: http://www.sibelarslanyesilay.com/…unzamanonce.html
  • yaklasik 2 ay once, tiyatro mundus performansiyla kültüral performing arts da izleme sansini yakaladigim oyun.

    roland schimmelpfennig, the wall street journal da cikan bir makalede, alman tiyatro sunun gelecegi olarak bahsedildiginde, dikkatimi cekmisti. turkcemize maalesef cok fazla eseri cevrilmemis bir yazar oldudugundan, ne kendi hakkinda ne oyunlari uzerine fazla bir bilgiye sahip degildim. tiyatro mundus a, bu anlamda yenilikci bir yazarla bizi tanistirdiklari icin tesekkur ediyorum.

    oyun metninin, kesik kesik goruntuleri onumuze koyarak bizim birlestirmemizi isteyen bir yapisi var. varolussal sorgulamalar acisindan biraz beckett cizgisinde durdugu soylenebilir. dususlerle ve hareketin anlam kazanimi acisindan pina bausch tarziyla yorumlanmis olmasi ve sahne matematigi cok hosuma gitti. bazen surekli tekrarlardan sikilsak da; sahne trafigi ve muzigi sahnesinde ritmi alcaltip- yukselterek seyirciyi oyunda tutmayi basardi. bavulun icinde ne oldugu ve bisikletin akibetini ise ogrenemedik.

    ellere saglik! izlenesi...