şükela:  tümü | bugün
  • futurizmin 1920'lerde ingilterede ortaya çıkmış, her türlü sanat formunu doğrudan makineyle ve modern sanayi uygarlığı ile ilişkilendiren bir dalı.
    (bkz: futurizm)
  • kübo-gelecekçilik olarak bilinen bu terimi ingiliz kardeşler keşfetmiştir vaktiyle..

    kübo, kübra değildir tabii.. gidin evde deneyin bir: keskin hatlı geometrik parçalarımızı tek bir düzlemde buluşturabiliyorsak eğer bu akımın gizli bir üyesiyiz demektir.. ha yok birleştiremiyorsak, dağ taş ova zaten..

    bu akımın başrollerinde, david bomberg ve edward wadsworth beyler var; gay midirler bilemiyoruz tabii..
  • ilk vorticist resim 1912 yılında wyndham lewis tarafından yapılmıştır. 1913 yılında wyndham lewis ve futuristik, kubik kökenli 3 ressam tarafından kurulan rebel arts centerbu akımın odağı olmuştur.

    vorticist akımı, 20.yy'da gelişen sanayi, gittikçe makanikleşen toplum ve sanayinin getirdiği değerlerden etkilenmiştir. kubizme çok statik olduğu için karşı çıkarlar. resimde, bakanı resmin içine çeken ve güçlü bir odak noktası oluşturan spiral bir güç olması gerektiğini savunurlar.
  • vorticist manifesto şu adresten görülebilir, http://writing.upenn.edu/…st/blast1-1_manifesto.pdf
  • 1910 ve 1913 yılları arasında etkin olmuştur. ingiliz ressam wyndham lewis, ingiliz sanatının, fransız kübizm'inden, italyan futurizm'inden ve alman expressionizm'inden farklılaşmasını istiyordu. bu düşünceyle 'rebel art centre' ve blast'ı kurdu. kübistler gibi geometrik şekilleri kullanarak, köşeli ve spiral tasarımlar elde ettiler. ama kübizmin statik karakterliliğine karşı çıkıyorlardı. sanatlarını fiziksel dünyadan objeleri seçerek yaptılar, sanayileşen toplumun da bunda etkisi vardı, makineleri, fabrikaları ele aldılar. ama işlekliği ve değişimi övmek yerine, anaforun (vortex) in merkezine yoğunlaştılar.

    ezra pound'a göre durağanlıkta vorticist en yüksek enerji seviyesindeydi. vortex düşüncelerin daimi olarak akış halinde olduğu yerdi. pound resimdeki bu hareketi, şiire de uygulamak istedi. bunun içinde chinese art a baktı önce. sanatını imgeciliğin(imagism) statik imgelerinden kurtarma çabasındaydı. vorticism, en yüksek enerji ve dinamiklikti. şiirde vorticism enerjilerin hareketliliğiydi. imge bir picture değil, birlikti.

    dinamik imge düşüncesi pound'un cantos'unu oluşturmasını sağladı. uzun şiirinde imge örüntüsü, vorticist resimdeki gibi, temsili ve anlatımsal devamlılık içinde değildi. birliğini, imgelerin bir yan yana koyulması sağlıyordu.
  • (bkz: ezra pound)
    (bkz: cathay)