şükela:  tümü | bugün
  • antalya kemer çıralı yöresinde çok kullanılan, n'aaber, hey, ulan anlamlarında kullanılan bir ünlem.

    -hasan voyn!
    -voyn?
    -nereye
    -kaaveye voyn...
  • hayatımda öksürüp tıksırmak kadar doğal bisi haline gelen sözcük*
  • hayatımın en keyifli günlerinden * * dilime yerleşen, primitif'le birlikte hitap, alo, naber, iyi geceler, günaydın, siktir git filan yerine kullandığımız sözcük... (bkz: hi voyn)
  • telafuz ederken y ile n arasına yarımyamalak bir i eklemenin farz olduğu,ota boka kullanılır kelime.
  • "ne oldu woyn ?" şeklinde duble v ile yazılanı da var bunun .5 saniye önce şahsıma sorulmuştur bu şekilde ..
  • ka$'lilar soylediginde cok sirittiran, sehirden gelen biz'ler soylediginde siritan unlem.
  • fethiye* -antalya arası bölgede çok sık kullanılan bir seslenme ünlemidir.öküz anlamına da gelir bazı.
    yazın ,traktörle karpuz satmakta olan fethiyeli bir karpuzcudan " karpız geldi vooyn ! " diye duymak olasıdır.
  • arkanızdan "-voyn bizim oglan!" diye size unleyen birinin antalyalı olmama ihtimali yoktur.
    (bkz: bizim oglan)
  • canım fethiye'min caanım seslenme efekti. ingilizce konuşurken dalgınlıkla aralara serpiştirdiğim...
  • voyn ekmek, su gibidir antalyalılar için ama apayrı bir yeri var bende. hep aynı sahne canlanır gözümde. canlanması da gerekmez zaten, muhakkak yaşanır bir şekilde:

    sıcak bir yaz günü, yer finike

    dedem yine daha yeni alınmış sakız gibi gömleğiyle jilet gibi olmasına rağmen bahçe sulama işine girişir, yetmez pek sevgili torunu* için incir ağacına çıkar, anneannemin deymiyle bakırı incirle doldurur ve kapı eşiğinde o sakız gibi gömleği, yeni ütülenmiş pantolonu çamur içinde elinde küreğiyle belirir.

    -voyn!!

    diye ünler, akdeniz ateşinin kavurduğu dili damağı için bir yudum su ister ancak anneannemin sabahtan torununa* zorla süpürttüğü, yine kendisinin deyimiyle buz gibi yaptırttığı verandayı tehdit altında bırakmıştır bir kere. ah bir de üstü başı zaten çamur. voyn ki voyn!

    anneannemin baş ağrısı tutmuş*, tülbenti alnına bağlamış, köşesinde entarisini yelleyerek serinlemeye çalışmakla meşgul. ah be dedem! akşam üzeri uykusundan uyanmışım. tatlı bir telaş! dayım gelse de motorsiklet öğretse diye yolunu gözlemekteyim. sokmayın beni şu gülme krizine her seferinde!

    anneannem yılların eskitemediği repliği dökecek biliyorum dudaklarından. biz eskisek onlar eskimiyor. hiç değişmez bir piyes bu biliyorum:

    -abooo!!* de gidi mehmet de!*de gidi anam de!

    okkalı bir küfür geliyor dedemden. incirlere gömülmüşüm, az sonra gülme krizine gireceğim hissediyorum. anneannem "ötürüğe düşeceksin, çok yeme" demezden evvel dayım gelmiş, kapıda. ünlüyor bana:

    -voyn!!