*

şükela:  tümü | bugün
16 entry daha
  • ne demek olduğunu sürekli araştırıyorum, yöreli olmak, ve sözü doğar doğmaz kucağında bulmak işi zorlaştırıyor. anlamını biliyorsun, bağlamını bilmiyorsun.

    bilgin saydam'ın deli dumrul'un bilinci kitabında bir 44 no.lu dipnotta deli dumrul'un en eski ve olasılıkla kaynak olan eşdeğeri digenis akritas destanı bilgisi verilirken şöyle gidiyor: "dumrul hikayesinin digenis ile sıkı bağlantısını, kahramanın babasının müslüman kökenli olmayan duha (duka) koca adı şüphe götürmez bir biçimde kanıtlamaktadır.... digenis efsanesinin yayılış merkezi trabzon'du. oğuzlar 13, 14, 15. yüzyıllarda trabzonlularla sık sık temas etmişlerdir. kahramanın azrail ile savaşması konusu, bizanslı digenis akritas hikayelerinden rus dini şiirlerine de geçmiştir. amik voin (er amik) adı gerçekte amiketos, yani digenis'in lakabı olan yenilmez kelimesinden gelmektedir." denmekte. (öte yandan lev nikolayeviç tolstoy'un ölümsüz eseri savaş ve barış'ın özgün adı voyna i mir.) [tavsan yumruklayan ivar'ın ve trquaz'ın demeleriyle digenes akrites'i inceleyen battal gazi bağlantılarına bakmalıymış.]

    imdi çok uzak bağlantı olsa da voyn'un bir erkeğe hitap/çağırma sözcüğü olarak kalması/kalıntılanması rumca üzerinden de rusça komşuluğundan da gelebilir. rumca olasılığı daha fazla. başka olasılık, açıklama bulunana kadar.

    (bkz: voynik), voynuk
    (bkz: hoyn)
    (bkz: layn), lan, ulan
  • voyn (benden) iki ayrı giriyi hak ediyor. bu seferki kökensel değil folklorik tarafı:

    çukur çeylen'de öksüz iki erkek kardeş durmuşali ile diyelim nevzat, çalılıklarda (çallık) oynuyorlarmış. durmuşali büyüğü. durmuşali sadece büyük değil şakacı ve zine de. kardeşinin merak edeceğini bilip çalılık* içinde pusuyor, görünmez oluyor. sonunda beklendiği gibi meraklanıp, biraz ürken nevzat ünnemeye* başlıyor:

    - voyn mu'muşalı!
    - (sessizlik)
    - voyn mu'muşalı!
    - (sessizlik)
    - ula mu'muşalı!
    - (sessizlik)
    -
    - ha ma'mın ha! (maymun demeye çalışıyor)
    - (sessizlik).

    bu sessizlik anlarında mumuşalı yanıt veriyor olsaydı ne var, ne diyon anlamında eeey sesiyle ey diyecekti.

    cümle içinde kullanım örneği için (bkz: mamır), sırığa çıkan, kuyu taşlamak, yörük hasan. bir örnek buraya alınsın: "kara dinine yandığım hepsi sözleşmiş de seyrime bakıyormuş, bir domuz da dışıltı vermemiş voyn! ben sizin nenizim? tam faka bastığımda ne edeceğdiniz gari?"

    köyümüzde bazıları sunulan ekstra yemeği, ağırlama çabasını reddetmek isterse 'saman elinse samanlık benim, voyn!' diyerek reddederdi. meğer başka yörelerde de "saman elinse samanlık kendinin" sözü varmış.

    (ilk giri tarihi: 27.11.2013)

    (bkz: hoyn)
    (bkz: layn), lan, ulan