şükela:  tümü | bugün
  • unlu sovyet sinemaci.....
  • 1893 rusya dogumlu buyuk yonetmen. sinemanin henuz emekleme donemini yasadigi yillarda basladigi kariyerini 1952 yilina kadar surdurmu$tur. bronenosets potyomkin* ile birlikte rus sessiz sinemasinin en onemli filmlerinden kabul edilen mat'in* yonetmenidir. ayrica yonetmenlik ve senaryo sorunlari ile ilgili onemli kuramsal calismalari vardir.
  • sinema kurgusu açısından eisenstein'den farklı düşünmüş yönetmendir. eisenstein için kurgunun temeli çatışma iken pudovkin kurguyu birbirini tamamlayan parçalar olarak görür. bu görüş sorunu ikili arasında zaman zaman uzlaşmaya dönüşmüş gibi dursa da temel bir sorun olarak kalmıştır.
  • kuleshov'un öğrencisi ve başlıca sürdürücüsüdür.
  • 1893 - 1953 yılları arasında yaşamış, tam adı vsevolod ıllarionovich pudovkin olan sovyet yönetmen ve kuramcı.
    fransız kuramcısı leon moussinac'ın dediği gibi "eisentein filmi bir çığlık gibidir. pudovkin filmiyse bir şarkıyı anımsatır." bu benzetme pudovkin'de lirik ve psikolojik öğelerin toplumsal içerikle kusursuz bağdaşmasını ve onun filmlerinin kendine özgü romantik yapısını da açığa koyan bir benzetmedir.
  • nasıl eisenstein konusunu halkın ve şeylerin kolektif ruhu aracılığıyla ortaya koymuşsa pudovkin de bireysel karakterler aracılığı ile temasını oluşturmuştur.
    özsel olarak yapısalcı bir abimizdir kendisi, konu değil temanın ifade edilme biçimine önem verir.
  • sinemanın sanat olmasını sağlayan isimlerden biri.
    özellikle diğer sovyet devrim sineması yönetmenleri gibi çağa damgasını vurmuş, kurgu konusunda kafa yormuştur.
  • oyuncu, yazar, yönetmen ve kuramcı.

    sinemada ilk kez kuram ve pratiği birleştirmiştir. ivan pavlov'un geliştirdiği şartlı refleks deneyinin kuramsal olarak sinema için de geçerli olduğunu öne sürer. pudovkin'e göre, ağzı sulanan köpeğin yaşadığı durumun insanlar içinde söz konusudur; eğer belli bir duyguyu belli bir vücut hareketi ile ilintilendiriliyorsa (üzülünce ağlamak gibi) filme alınmış hareketler de aynı duyguya işaret eder.

    izleyicinin tepkilerinin öngörülebilir olduğuna inandığı için, yönetmeni, filmin çizgisel yapısı boyunca algıyı ve izleyicinin tepkisini yöneten bir tekniker olarak tanımlar.

    üç farklı montajdan söz eder:

    1. imgenin etkisini onun zıttı ile bitiştirerek sunan anlayıştır. örneğin, üzüntü imgesinin ardından mutluluk imgesinin gelmesi.
    2. paralel montajdır; farklı olaylar belli bir devamlılık içinde birbirleriyle ilintilendirilir. tv dizisi 24 buna örnek olarak gösterilebilir.
    3. tekrarlanan görsel bir anatema ile oluşturulan montajdır.

    stanley kubrick'i etkilemiştir.
  • "film çekilmez inşa edilir" özdeyişiyle, kurgunun ne denli öneme haiz olduğunu vurgulamıştır.