şükela:  tümü | bugün
4367 entry daha
  • 175 sayfa entryi dikkatli bir şekilde inceleyip süzersek geriye elde 3-5 sayfa faydalı bilgi ve 25-30 entry kalıyor.

    program paylaşanlar ve kendi programını da paylaşanlar da var elbette.burada saygı duymakla birlikte vücut yapısından tutta,kişinin kilosuna,boyuna,sporla ilişkisine kadar birçok faktör bulunmakta.bunu iyi bir eğitmen kişi ile birebir yüzyüze konuşarak belirleyebilir.bu spora başlamak isteyen kişinin vücut tipini görmelidir.diğer türlü programlar stabil bir kurala bağlı kalamazlar.

    padişah fermanı gibi entry girenler var.benimki de öyle olacak.ama basite indirgesen bile yazmak ve açıklamak zorundayım.şu kadar gr protein,şu kazein,şu amino asit,şu l-carnitin.idmandan önce,idmandan sonra.sabah şu kadar.şu kadar set.şu zamandan fazla çalışma.1 gün şöyle çalış bir gün böyle çalış.

    sayın ekşi sözlük ahalisi.hepimiz kimi zorlu işlerde,kimi masa başında çalışıyoruz.kimi zihinen,kimi bedenen,kimiyse hem zihnen hem de bedenen yoruluyor.zamanının büyük bölümünü trafikte geçiren insanlar var.

    hiç youtube videolarına denk geldiniz mi?bu spor dalı ile ilgili dolaylı yoldan ya da kendi kanalından antrenman videoları,tavsiyelerde bulunan,bu spor kategorisinde yurtiçi ve yurtdışında başarılar elde etmiş,dereceler ve madalyalar kazanmış kişilere de aynı soruları soruyorlar.

    hocam şu kadar set mi yapalım,hergün çalışsak olur mu,protein tozunu şu miktarda alırsam olur mu diye söyleşilerde sorular soruyorlar.ve bu kişiler gayet kibar bir uslupla lafı sokuyorlar aslında...

    ne yapacaksınız arkadaşlar mr.olympia mı olacaksınız???
    yarışmalara katılanlara,bu işten para kazananlara lafımız yok elbet ama.çıkın dolaşın,gezin.arkadaşlarınızla,ailenizle sohbet edin.bowling oynayın diye de ekliyorlar.

    benimde gördüğüm ve yıllardır gözlemlediğim 3 aylıkçılar diye tabir ettiğimiz ve çoğunluğu 17-25 yaş arası olan bir tayfa bu grup.

    vücüt geliştirme işini 3 ayda tamamlayıp en kötü sergio constantine,lazar angelov olabileceğini zanneden bir güruh bu aslında.gelişmenin minumum 1,1.5 senede başlayacağını bilmeyen,3 ay sonunda gelişmeyip gerileyince sporu bırakan ama herşeyi soran çok ama çok meraklı bir grup...

    bu işte doğrular en başta belirttiğim üzere zaten genel olarak yazılmış...

    1.başlangıç için spor salonu gereklilik olmayabilir.temel haraketleri es geçmemek prensibi ile birlikte bir mat,2 dumbell la bile bu spora elbette başlayabilirsiniz.sonrası için bir sehpa ve düz bar yeterli olabilir.spor salonları elinizdeki ağırlıklar yeterli gelmeyince,ve bazı kas gruplarınızı elinizdeki imkanlarla çalıştıramayacağınız için gerekli olacaktır.ama yeterli altyapıyı ve esnekliği zaten kazanmış olacaksınız.

    en nihayetinde serbest ağırlıklar makinelere göre her zaman daha fazla adele grubu çalıştırırlar.denge kaslarınız daha sağlam olur.

    traktör garajında bulduğu alet edevatlar ile derece alan bilek güreşi sporcumuz var mesela.kategori aynı kategori olmasa bile anlatmak istediğim anlaşılmıştır muhtemelen.

    2.supplementler olmazsa vücut geliştirme olmaz.işte büyük bir yanılgı daha.et,tavuk,balık, alacak kadar geliriniz olmayabilir.bu mutlaka protein tozu almak zorundasınız demek değildir.bakliyatlar ,süt ürünleri,yulaf,yumurta karbonhidrat ve protein açısından zengin gıdalardır.bir çok araştırma işlenmiş sporcu gıdalarında ambalajda yazan verilerin yanlış olduğunu ve vücudun yapısı gereği bu tozların sadece %15 -20 sinin emilimini gerçekleştirebildiğini destekler nitelikte makaleler yayınladılar.sporcular ile bu firmaları her daim birlikte görmenizin sebebi var olan sponsorluk anlaşmalarıdır.bu işin içindeyseniz bir şekilde tanıştığınız ve bu sporu hakkıyla yapan kişilerin mevzu bahis işlenmiş ürünleri aslında hiç kullanmadıklarını yada nadiren kullandığını söylediklerini görürsünüz.doğrusu budur zaten.

    3.program şarttır fakat kişi bir zaman sonra kendi mixini kendisi hazırlayabilir.kendi vücudunu tanıdıkça ve temponu hissetikçe kimseye gerek duymayacaksın.kendi personal trainer ın olacaksın.ağırlık arttıramıyorsan,gelişme gösteremiyorsan,esneklik sağlamadıysan hocanı ve programını değil ilk önce beslenmeni,dinlenmeni ve uykunu gözden geçirmen gerek.eğer ki programına sadıksan...

    yoksa 3 aşağı 5 yukarı programlar,temel haraketler,set sayıları,çalıştırılacak bölgeler herkes için aynı.sıralama değişebilir yalnızca.gym salonunda elinize tutuşturulan program içinde aynı şey geçerli.youtube videolarında da aynı prensipler geçerli.başta yazmış olduğum konu herkes birebir aynı programı çalışmak zorunda değildir.adamın omuz çatısı geniş ve bombelidir.yüzmüştür,basketbol oynamıştır.genetik olarak böyle bir avantajı vardır.bu arkadaş 2 haftada bir omuz seti atar.sense haftada bir çalışırsın.ya da çalışmalısın.

    4.moral,motivasyon ve konsantrasyon en büyük kazanç.aynalara bakın.çalışırkende,çalıştıktan sonra da.haraketi yaparken kas lifleriniz zorlandığını hissetsin.pump da önemli elbette.

    spor salonlarında bir elde telefon sıfır konsantrasyon ile sehpaların üzerinde setini unutmuş,kaçıncı tekrarda olduğunu unutmuş,hızlı hızlı,sallana sallana,pozisyonunu,duruşunu kaybetmiş nice arkadaşlar gördü bu gözler.ve keza bacak makineleri de bomboş.tavuk görünümlü bir sürü tip geziyor ortalıkta.

    az tekrar,çok tekrar,az ağırlık,çok ağırlık konularına girmiycem.estetik mi süreklilik mi,görüntü mü dayanıklılık ve güç mü gibi sorular gelir arkasına çünkü.burada seçim sizin.karar sizin.

    5.ve en önemlisi...sağlık için yapılan bu spor dalında haraketi doğru yapmak ve öncesinde ısınmak en önemli davranış biçimi.egoyu arttırıcam diyip ağırlığı da arttırdığınızda mevcut omuz kapsüllerinizi yırtarsanız...(bu en popüler örnektir.)bir daha değil dumbell kaldırmak teneke kutu zeroyu havaya dikip içemezsiniz.tendon,diz,boyun sakatlıklarını yazmıyorum bile.

    6.dalga geçilen çok fazla entry olmuş.marathon yarışları,triathlonlar,bisiklet etapları hepsine saygı duyuyorum.ve hepsi birbirinden zor spor dalları.fakat vücudunu yıllar süren bir çaba ile bir heykeltraş gibi yontan bu işe gönül vermiş kişilere en azından saygı duyun.ki bana göre çok büyük bir iç disiplin gerektiren dünyanın en zorlu spor dalı...

    kalın sağlıcakla...
  • yaklasık 15 yıldır yaptıgım spor. cardıo icin box antremanları yapıyorum eger karı kız dusurmek gıbi sacma motıvasyonlarınız varsa bosuna baslamayın zaten devam ettıremezsınız. ben mutlu olduğum için yapıyorum cunku antrenman sonrası verdıgı rahatlık ve mutluluk baska sporda yok.
  • uzun müddet boyunca haftada dört gün hiç aksatmadan düzenli olarak yapıp ramazanın gelmesiyle ara vermek zorunda kaldığım şükela spor.

    malum ne kadar samimi, içten, dürüst bir erkek olsan da dış görünüş itibariyle bir giderin yoksa eğer üzgünüm ama günümüz kızları için bu vasıfların hiçbir önemi olmuyor artık be dostum. kısmen haklılar da... hangimizin bu zamana kadar şişman bir sevgilisi oldu ki? kabul edelim, şekilcilik hepimizin olmazsa olmazı olmuş. hal böyleyken ben doktorum, ben mühendisim, ben pilotum deyip şişmiş yağlı vücudunla utanmadan sözlükten kız düşürmeye çalışan gafil, boşuna kürek sallıyorsun boşuna...

    öncelikle iyi bir spor salonu şart. piyasada sürüyle bulunan ‘ya salona falan ne gerek var al aletlerini evde de yaparsın’ diyen çok bilmişlere hiç aldanmayın. neticede squatı damacanayla yapmaya çalışan zır cahiller bunlar. öyle sadece dambılla falan olacak iş de değil zaten. ciddi makinelere ihtiyaç var. ve salon atmosferi de gerçekten bambaşka oluyor. 50 kiloluk cılız vücuduyla güzel, seksi hatunu görür görmez kendini bir anda arnold schwarzenegger sananı mı dersin... her allah’ın günü tartıya çıkıp ‘nasıl ama gelişiyorum değil mi?’ diye vücuduyla kafayı oynatanları mı... ulan neler neler gördü bu gözler be. abartısıyla, şakasıyla eğlenceli oluyor işte salon ortamı. özellikle ah siz güzel kızlar... biz erkekler için salonda bir nevi steroid görevi gören güzel kızlar...

    diyelim salona da yazıldın. meşakkatli, süreklilik, azim isteyen bu spora böylece ilk adım işi tamam. altın kural: b e s l e n m e! ne kadar sıkı bir programın olsa da... ne kadar iradeli bir şekilde programına uyup salona gitmemezlik yapmıyorsan da... beslenmene dikkat etmeyip vücudunun ihtiyaç duyduğu besinleri almazsan eğer yaptığın bunca emeğin sonucu koca bir nafile olur dostum. mazide kalmalı artık öyle dilediğimce her istediğimi yiyebilirim alışkanlıkları falan. akıllı telefondan çok hassas teraziyi kullanır hale gelmelisin. hülasa beslenmene dikkat edip programına da hiç aksatmadan uyarsan şayet ilk 6 ay boyunca vücudunun gözle görülür şekilde gelişmesi emin ol kaçınılmaz olacaktır.

    peki protein tozu kullanmalı mıyım?
    vücut belli bir sürecin sonunda ilk başlardaki gibi hızlı gelişmeyi bırakıp bir duraklama dönemine giriyor ki bu da yaklaşık ilk 6 ayın sonu. işte tam bu esnada bence mutlaka kaliteli, güvenlir bir markanın protein tozu ve bcaa’sı kullanılmalı. benim marka olarak önerim kesinlikle multipower. hem alman malı hem de üretim yeri de almanya. söz konusu almanlar olunca zaten kalitesiz, sağlıksız bir ürün üretmeleri pek mümkün olmuyor.

    bu spora yeni başlamak isteyen ve fazla bir bilgisi olmayan kişilere yardımcı olmak amacıyla çok kısaca yazdım bu yazıyı. kafanıza takılan sormak istediğiniz sorular varsa hiç çekinmeden yeşillendirebilirsiniz.