şükela:  tümü | bugün
  • haiti'nin ulusal halk dini.
  • vudu kelimesi dahomey dilinde voudon tanrı anlamına gelir
  • haiti'deki afrika kökenli dine denildiği gibi, halk dilinde genel anlamda kuzey ve güney amerika'da, batı hint adalar'da bütün afrika kökenli dinlerine de denilir. vudu kelimesi dahomey dilinde voudon, tanrı anlamına geldiği söylenir. dahomey'de "vou-dong", piton yılan tanrısı (legba) olduğu 19. asır gezginler tarafından kaydedilmiştir.. bir iddia'ya göre eski fransızca'da 'voudous', kutsal ruhun inişi anlamına gelen "voudous" kelimesinden türemiştir veya dahomey kökenli voudon ve fransız kökenli voudous bir şekilde kaynaşmış, birleşmiştir. haiti vudusu ayrıca, rada ve petro olmakla üzere ikiye bölünür.
  • bir antropoloğa göre en demokratik dindir vudu. çünkü her insan, statüsü ya da işi ne olursa olsun direk tüm ruhlar alemiyle ilişki kurabilir. bunun için rituelleri bilmesi yeterlidir. her insanın şifa verme ya da lanetleme yetisi vardır. şifacılık sağ elin, lanet sol elin işidir.
  • (bkz: santeria)
  • vuducular inançlarını şöyle açıklarlar: tek bir yüce tanrı vardır. loalar, tanrı'nın "insanlara yardımcı olmak üzere yarattığı" varlıklar, tanrı ve insan arasında aracılardır. doğa-üstü güçlerle donatılmış, fizik üstü bir alemde mekan ederler ve insanların dileklerini yerine getirirler, onları korurlar ve gerektiğinde cezalandırırlar. her biri belirli bir gücün, belirli bir mekanizmanın sorumlusudur. örneğin bir ateş loasunu çağırıp yağmur dilemezsiniz. yüce tanrı direkt olarak insan sorunları ile ilgilenmez, çünkü çok uzak bir boyuttadır, dolayısıyla onunla ilgili herhangi bir uygulama yoktur. ancak, loalar bir dilek yerine getirdiklerinde ve onlara teşekkür edildiğinde "bana değil, tanrıya şükret" derlermiş. vuducular da neredeyse kaderci bir yaklaşımla başına gelenlere "tanrı işi" derler, ancak önleyebilecekleri veya değiştirebilecekleri bir durum olduğunda çekinmeden loalara başvururular. böyle olmakla beraber vudu da aslında ibadet ağır basar.

    ibadet şekli de başta danstır. diyeceksiniz ki, böyle ibadet mı olur? bu nasıl din? dans, müzik, eğlence, içki, tütün, seks, büyü ve dinden uzak olarak düşünülen, daha akla gelecek nice şeyler. çok farklı bir din anlayışı ile yetiştirilmiş olan bizler için bunu anlamak çok zor olabilir, ama farklı da olsa burada gerçekten bir din vardır. bu idrak edilen bir şeyden ziyade, hissedilen bir şeydir. bu merkezlerde çok dinamik bazı güçlerin varlığı sezilir, yanında kilise soluk kalıplaşmış bir kurum gibi kalır, sanki bütün canı ve sihri çoktan yitirmiş zorla ayakta tutulan bir ceset gibi. oysa, vudu yaşayan bir dindir, öte alemle teması hiç bir zaman koparılmamış. irtibat kurulan varlıklar bazen biraz kaba da olsa, hem bir üst olmanın yetkisini sergiliyorlar, hem de sanki doğa-üstü güçler, sezgiler gösteriyorlar. loaların en önemlileri santeria'ya göre "yedi afrikalı kuvvet" ve umbanda'ya göre "yedi manga" şefleridir. bunlarla irtibat kurulması çok enderdir, ancak yardımcıları ile sık sık irtibat kurulur. bunların dışında melek, cin, ruh, aziz, şeytan, canavar türünde çeşitli loalar vardır. kimisi bir doğa gücü, kimisi de bir zamanlar insan olarak yaşamış varlıklar olduğu inanılır.

    loalar dilekleri yerine getirirler, ama çoğu zaman sembolik dahi olsa karşılığında bir bedel isterler, bu puro, içki, yemek şeklinde olduğu gibi her loanun kendine göre zevkleri ve kurbanları vardır. vudu'nun yaygın olduğu yerlerde loalar aynı komşu veya akrabalar gibi, inananların hayatında önemli rolleri bulunan gerçek kişiler olarak görürler. örneğin yılbaşında birçok cariocas (rio yerlisi) copacabana plajına giderler ve denize adak olarak çeşitli hediyeler atarlar, örneğin fransız parfümü, bir kutu çikolata, şampanya (maddi imkanlarla ölçülü olarak) vs. gibi... bir erkeğin flört ettiği kadına vereceği türden hediyeler. bunlar deniz orişası yemanja'ya verildiği kabul edilir. bu şekilde varlık ve insan arasında, aile ferdi ve dostmuş gibi özel ve duygusal bir bağ kurulur.
  • (bkz: papa legba)
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • aslinda afrika'nin bati kiyisi dinlerinden gelir. kole olarak toplanip karayiplere ve orta amerika'ya getirilen afrikalilar eski tanrilarina tapmaya devam ediyorlardi. hristiyan hegemonyasinin surdugu orta amerika'da kolelerin putperest dinlerine ibadet etmelerine izin verilmedi. gerci ne yapmalarina izin verildi ki. derhal hristiyan hosgorusuyle hristiyanlastirildilar. iskencelerle ve olum tehditleriyle. koleler haklarinda hicbir fikirleri olmadan kabul etmek zorunda kaldiklari bu dini kabul ettikten sonra da ogrenemediler. okuma yazma ogrenmeleri yasakti cunku. en hosgorulu kesimlerde bile en fazla kilise onunden icerdeki ayinlere kulak kabartmalarina izin verildigi soylenir. zamanla beklendik bir sekilde kulaktan dolma bir hristiyan ogretisi kazandilar. hristiyan azizler hiyerarsisine bana misin demeyip kendi tanrilarini eklediler. ortaya gudik vudik bir sey cikti.