şükela:  tümü | bugün
  • yedi kısımdan oluşmaktadır. bunlar ;
    genel esaslar
    tarh ve tahakkuk usulu
    tahrir usulu
    takdir, zirai kazançlar ve özel komisyonları
    tebliğler
    vergi alacagının kalkması
    yoklama ve inceleme
    başlıkları altında işlenen konuları kapsamaktadır.
  • genel esaslar;

    vergi uygulamasında yetki
    vergi sorumluluğu
    süreler
    vergi alacagının tayini

    başlıklarında incelenir.

    vergi uygulamasında yetki;

    madde 4 : vergi dairesi mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir.

    mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. ancak, maliye ve gümrük bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile il ve ilçelerin idarî sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.

    demek istediği şudur: her vergi kanunu o verginin mükellefini belirlediği gibi vergi dairesini de belirler. ancak maliye bürokratları bu işi yasa koyucudan daha iyi bildiği için bakanlık bununla gerektiği gibi oynar.

    madde 5 : vergi mahremiyetini, madde 6 : vergi mahremiyetinine tabi kişilerle ilgili yasakları ve madde 7 : idarenin yardımı anlatılmakta olup teknik nitelikte vergici ve meslek mensupları tarafınfan takip edilmelidir. madde 5 ayrıca, tahakkuk etmiş vergisini ödemeyen vergi yuzsuzu kişi ve kurumların nasıl afişe edileceğini de anlatmaktadır.
  • vergi sorumluluğu;

    mükellef ve vergi sorumlusu

    madde 8 - mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzelkişidir.

    vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.

    vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.

    bu kanunun müteakip maddelerinde geçen mükellef tabiri vergi sorumlularına da şamildir.

    türkiye cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye maliye bakanlığı yetkilidir.

    bu maddede üç önemli durum vardır. birincisi yasalarda belirtilmemiş bazı özel sözleşmeler vergi dairesini bağlamaz o yakaladığından vergisini alır. özel sözleşmeden kasıt şahıs bakkal işletmesini başkasına satar ve bir sözleşme yapar. ancak vergi dairesinde devir işlerini yapmaz, vergi dairesi bu satış sonrası vergiler için satıcı olanı tanır ve devir alanla şahıs ile şimdilik ilğilenmez. onun icabına daha sonra bakar.

    ikincisi nufusa kayıtlı her vatandaş vergi numarası almalıdır. bu numarada işlem yapılmaz ise potansiyel vergi mükellefi olarak o numara durur. bu numara olmadan bankalar dahil hiç bir resmi işlem yapamazsınız.
    üçüncüsü vergi sorumlularına giydirme teşebbüsüdür.

    vergi ehliyeti yasanın en keyifli uygulamasıdır. (uygulamamasıdır)

    madde 9 - mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.
    vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.

    ben deliden de vergi alırım akıllıdan da, ben 3 aylık bebeği de vergi mükellefi yaparım 105 yaşında ihtiyarı da demektedir.

    ayrıca keyifli olan ve uygulamada çok zorluk çekilen kısım; yasa dışı yollardan gelir elde ettiğini görürsem bundan da vergi alırım ona göre demesidir. bu madde ögretilirken eroin satıcıları örnek verilir. yapılan iş yasal değildir ancak yakalanır ise söke söke vergi alınır denilmiştir. ancak bu güne kadar hangi eroin satıcısı, hangi kumarhane işletmesi vergi rekortmeni olmuştur bu bilinmez.
  • kanuni temsilcilerin ödevi

    madde 10 - tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmıyan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.
    yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. bu hüküm türkiye'de bulunmayan mükelleflerin türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.

    temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.
    tüzelkişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.

    ciddi ciddi şirket ve vakıfların yönetim kurulu üyeleri ile asıl olarak da temsile yetkili müdürlerini boğacak bir maddedir. vergiyi alamaz isem bu şahslara dönerim demektedir. net açıklaması amme alacaklari tahsili usulu hakkinda kanun un 390 seri no'lu tahsilat genel tebliğinde açıklanmıştır. özetle: kamu alacağının anonim şirket şeklinde örgütlenmiş tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde tüzel kişiliğin kanuni temsilcisi konumundaki yönetim kurulu üyelerinin şahsi malvarlıklarından takip ve tahsili cihetine gidilmeden önce, şirket esas sözleşmesinin tetkik olunması, temsil salâhiyetinin aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan murahhas bir veya bir kaç üyeye veya şirkette pay sahibi olmayan müdürlere bırakılmış olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

    yapılacak tespit sonucunda; şirketi temsil salâhiyetinin murahhas üye veya üyeler ile şirkette pay sahibi olmayan müdürlere bırakıldığının anlaşılması halinde kamu alacağının bunlardan takip ve tahsiline gidilmesi, bu durumda diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında işlem yapılmaması icap etmektedir.

    önce git murahhas üye ara bulamadın müdürü* yakala diyen insanları cıldırtan bir uygulamadır. mali durumu iyi olmayan işletmeler için tehlikelidir.
  • vergi kesenlerin sorumluluğu madde 11 ; mirasçıların sorumluluğu madde 12 ve mücbir sebepler madde 13 de işlenmektedir.

    vergi kesenlerin sorumluluğu madde 11 : yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
    daha çok gelir vergisi kanununun 94 numaralı maddesi ile alakalıdır.

    mirasçıların sorumluluğu madde 12 - ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. ancak, mirasçılardan herbiri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
    mirastan kim ne dadar nemalanmış ise vergi borcundan da o kadar sorumludur mantığı taşır.

    madde 13 - mücbir sebepler:

    1. vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
    2. vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler;
    3. kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
    4. sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması,
    gibi hallerdir.

    burada dikkat edilmesi gereken şey durumunuz eğer birebir aynı bile olsa idareyi haberdar etmektir. ayrıca benim durumun yukarıdakilere benziyor o zaman ben bu maddeden faydalanırım diye düşünülmemeli anında idareye haber verilmeli konu için mukteza istenilmelidir(bkz: .#8141716) (illaki bir meslek erbabı)
  • süreler

    vergi kanunlarının uygulanmasında takvim yılı tanımı ve beyan esasdır. bunun yanı sıra hergün olan işlemin yapılımasından sonra hemen gidetim vergimi beyan edeyim günlük yürüsün gibi bir tanım yoktur. onu yerine her kanunda hangi verginin hangi süreler ile beyanı ödemesi açıklanmıştır. vuk ana kanun olması nedeniyle genel süreleri, bu surelerin hesap şeklini anlatır. nedir bunlar;

    kanuni ve idari süreler

    madde 14 - vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.

    kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder.

    mücbir sebeplerle gecikme

    madde 15 - 13'üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar uzar.

    bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.

    maliye bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle, mükellefler için il, ilçe veya bölgeler itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir.

    ölüm halinde sürenin uzaması

    madde 16 - vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.

    mühlet verme

    madde 17 - zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremiyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını geçmemek üzere, maliye bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.

    bu mühletin verilebilmesi için:

    1. mühlet istiyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.

    2. istemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir.

    3. mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.

    maliye bakanlığı mühlet yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye teşkilatına devredebilir.

    sürelerin hesaplanması

    madde 18 - vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde hesaplanır:

    1. süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil saatinde biter;

    2. süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter;

    3. sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde biter;

    4. resmi tatil günleri süreye dahildir. şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatile rastlarsa tatili takibeden ilk iş gününün tatil saatinde biter.
  • vergi alacagının tayini

    vergi nedir yazılı hale nasıl gelir nasıl alınır onu anlatan bölümdür. 6 maddedir. bir maddesi haric hayat bayram olsa tadındadır.

    vergiyi doğuran olay

    madde 19 - vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.

    vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.

    tarh

    madde 20 - verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.

    tebliğ

    madde 21 - tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.

    tahakkuk

    madde 22 - verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.

    tahsil

    madde 23 - verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.

    tahakkuku tahsile bağlı vergiler

    madde 24 - mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır.

    işte bu 24 numaralı madde en sevmediğim maddedir. bu madde var ya bu madde dolaylı vergilerin yolunu anlatan bir maddesir. eskiden sırf gider vergileri böyleydi. şimdi üff. örnek yurt disina cikma harci. sevilmez bu sevilmez.
  • tarh ve tahakkuk usulu

    beyannameye dayanan tarh; kuzu kuzu gelip beyanname verenlerin bölümüdür.
    ikmalen, re'sen ve idarece tarh; kuzu kuzu gelip beyanname veren ama cinlik yapıp eksik beyan edenlerin ve ortalıkta görünmeyen vergi dairesine ugrayıp beyan vermeyenlerin bölümüdür. sıarsıyla bakarsak;

    beyannameye dayanan tarh

    tahakkuk fişi esası

    madde 25 - vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler "tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.

    bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakkuk fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir. bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. tahakkuk fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.

    lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname ile tebliğ olunabilir. kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilaniyle yapılır.

    tahakkuk fişinin muhteviyatı

    madde 26 - tahakkuk fişi aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
    burada tek tek neler olduğu sayılmıştır. ancak bunlar artık bilgisayar çıktısı şeklinde olduğundan burada tek tek saymanın anlamı yok.

    tahakkuk fişinin kesinliği

    madde 27 - vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28'inci maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.

    vergi beyannamesinin posta ile gönderilmesi

    madde 28 - beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi kesilir. bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve fişin dairede kalan nüshasına posta zimmet defterinin tarih ve numarası işaret olunur.

    demekki bir beyannameyi vergi dairesine götürüp ben bunu kazandım, bu kadar vergi stopaj ettim dedikten sonra vazcaydım* verin misketimi oynamıyorum denilemezmiş. onun yerine ne yapılacak peki? beyannamenin üzerine yazacaksın ihtirazi kayit ile verilmiştir. sonra da gidip dava açacaksın.
  • ikmalen vergi tarhı

    kuzu kuzu gelip beyanname veren ama cinlik yapıp eksik beyan edenlerin maddesidir. burada uygulanması için dosyanın bir şekilde vergi inceleme elemaninın eline geçmesi ve incelemesi gereklidir.

    madde 29 - ikmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

    özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır.

    örnek vermek gerekir ise; kdv beyannamesinde devir eden kdv yi, bir önceki ay beyannamesinde devrolan kdv rakamından daha yüksek yazarsanız sizi bu maddenin konusuna sokarlar.
  • resen vergi tarhı

    beyannamesini vermiş ama aşagıdaki şartlar oluştuğundan dolayı vergi inceleme elemanının eline düşen mükellefleri ilgilendirir.

    madde 30 - "re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılır."

    aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.

    1. vergi beyannamesi kanunî süresi geçtiği halde verilmemişse, (vergi beyannamesi kanuni sürenin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa)

    2. vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,

    3. bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse,

    4. defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih* bulunmazsa,

    5. tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.

    6. bu kanunun mükerrer 227'nci maddesi uyarınca 3568 sayılı kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli malî müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse, (illaki meslek mensubu)

    yukarıdaki 2'nci bentde yazılı halin vukuunda mükellefe takdir komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak miktardan fazla olamaz.

    vergi beyannamesini kanunî süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re'sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz. (vergi beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve mükellefin beyanından fazla bir matrah hesaplandığı takdirde, bu matrah farkı için re'sen vergi tarh olunur.)

    yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re'sen vergi tarhını gerektiren bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re'sen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. re'sen takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.