şükela:  tümü | bugün
  • kelimelerin yumruğu
  • yazili anlatimda, kelimenin cümle içindeki yeri ve noktalama işaretleri ile sağlanan vurgulama* eylemi...
  • mehmet i memed,ahmet i aamet nihanı nian vs yi vs okuyan insanların sahip olmadıkları şey.
  • (>) işareti ile belirtilir. üzerine konduğu notanın ya da akorun diğerlerine göre daha vurgulu çalınmasını gerektirir.
  • cumlede yukleme daha yakin olan kelime vurgulanir.
  • türkçe'de anlama da etki eden bir özelliktir. aynı sözcüklerin farklı dizilimiyle oluşan cümlelerdeki anlam farkı vurgudan kaynaklanır. yüklemin hemen önündeki sözcük cümlenin asıl vurguladığı sözcüktür.

    örnek:
    ankara metrosu anonslarında "lütfen pasonuzu görevli personele gösteriniz" denmektedir. bu, "pasoyu orada herhangi birine değil, görevli personele gösterin" anlamına gelir. oysa "lütfen görevli personele pasonuzu gösteriniz" denilirse anlam değişecek pasonun gösterilmesi gerektiği vurgulanacaktır. hey gidi istanbul türkçesi hey...
  • müzikte bir notanın daha yüksek volümlü çalınması anlamına gelir. aksan olarak ta bilinir.

    ritm camiasında tehlikeli birşeydir. özellikle yeni ritmciler vurguları vermek uğruna kolayca ritm kaçırabilir. bunun sebebi de vurgulu notalarda daha hızlı vurmanın gerekmesidir, (bkz: fizik yasaları)

    e vuruş hızı artınca genel olarak ritmi hızlı çalmak gibi bir sakatlık ta çıkabilir. aman dikkat...

    çok bilinen bir vurgu çalışması şudur: (vuruşları tek vuruş* yani sürekli bir sağ el bir sol el yaptığınızı düşünün. )

    * - - -| - * - -| - - * -| - - - *|

    burda * vurgulu notaları, - normal notaları, | ise ölçü sonlarını belirtir, yani vuruş değildir.
  • kimi zaman hadisenin kastedilenden başka bir yöne kayması. apansız ve kahreden bişi. işyerinde bi arkadaşımız var misal, ona istediğin şeyi anlatman mümkün değildir. mevzunun önemsiz yerine aklını takar. tabii seninkini de. adama diyorsun ki, "ahmet bey rapor almış." kaç gün gelmeyecek, acaba iş yükümüz artacak mı diye düşünmek yerine sana dönüp "ne raporu?" diyor. deli raporu! adam çılgınmış meen. ne raporu olacak yahu? sadece işle de ilgili değil, havadan sudan laflarken de: "lady gaga etten kıyafet giymiş!!" diyorsun, adam bütün sakinliğiyle "ne eti?" diyor. dana eti mi, kuzu incik mi, antrkot mu bunu mu tartışalım şimdi, hayrettin yapma. arkadaşın ingiltere'ye gitmiş, nişanlanmış, bi tebrik et gibisinden "hüseyin nişanlanmış." diyorsun, o sana bil bakalım ne diyor? "ne nişanı?" sigaranla birlikte duvara kafa atma isteğini de önündeki kül tablasında söndürdüysen, "devlet nişanı abicim. hadi çok oturduk. kalk, gidelim. bizim hüseyin'e sir unvanı vermişler. hadi." diyebilirsin böylesine. (bkz: vurgun yemek)
  • dilbilgisi (gramer) acisindan iki cesit vurgu vardir, yani benim aklima gelenler bunlar. cümle icinde veya kelime icinde. dilden dile ve dilin icinde degisir.

    ingilizcede emphasis veya stress olarak gecer. ingiliz dilinin sözlüklerinin bircogunda sözcüklerin vurgulari belirtilir. ne yazik ki türkce sözlüklerde bu önemli ayrinti bulunmaz. bundan da türk dil kurumu'nun ve türk dili edebiyati alaninda calisan akademiyanin aslinda pek bir is yapmadiklarini sonucunu da rahatlikla cikaririz.