şükela:  tümü | bugün
  • efendim biliyorsunuz, sazlar ; yaylı sazlar, üflemeli sazlar, vurmalı sazlar diye ayrılır.
    benim tanımını girdiğim saz olan "vurmalı diz", vurmalı sazlardan olup, kullanımı için, önce dizler ikiye ayrılır. :)
    sağında kemane vardır yaylı sazlardan. solunda bağlama. bunlar meşk ederken,
    kabak gibi durursun orda. "kabak kemane" ye en yakın olduğun an, işte bu andır.
    içinden ; ulen kazık kadar adam oldum. bi enstrüman çalmaktan acizim der, hayıflanır, oturur dizini döversin. :)
    böylece birden, vurmalı sazlarımızdan olan, "vurmalı diz" virtiözü olup çıkarsın.
    kendin de şaşarsın, öyle bi tempo tutarsın ki, ne tek bi nota atlarsın, ne yanlış dize basarsın. :)
    ilgili linkte, güzel bir örneği var. hem neşet babamızı hatırlayalım. yad edelim.
    hem bu enstrümanı yakından tanıyalım.
    (arkadaş, orta anadolu vurmalı diz i çalıyor. bunun ağacı kavruk kara olur, tok ses çıkarır. ilerleyen günlerde, izmir, istanbul gibi büyük illerimizde yetişen, etli, büyük pembe vurmalı diz lerin incelemesini de yazacağım. )vurmalı diz