şükela:  tümü | bugün
  • 1970 ve 1973 yılları arasında vw'in piyasaya sürdüğü düz cam araçtır. kendisine gelen yenilikler; iki kademeli silecek ayarı, arka yan cam bitiminde havalandırma ızgaraları ve daha uzun ön kısımdır. bunun dışında yan reflektör, dört kollu direksiyon simidi gibi yenilikler de gelmiştir. 1973 yılında bombe camlı ve iç ön konsollu üretimler devreye girmiştir. ben bir düz cam aşığı olarak 1973 ve sonrasını tavsiye etmem ama 1303 big gibi araçların hayranları da oldukça fazladır. ben bu bombe camlı vosvosların stoplarını hiç sevmem, ön plastik konsollarını sevmem zaten çoğu çatlak.
    arkadaşım ziya froyd'a gelecek olursak 1971 yılında dünyaya gelmiştir. ilk sahipleri cihangir'den oyuncu bir çiftmiş kendileriyle tanışamadım. onlar leyla ismini koymuşlar ve yıllarca kullanmışlar hatta ilk ve son restorasyonu da onlar yapmışlar. kendilerine buradan teşekkür ediyorum. aracın ikinci sahibi bir biyoloji mezunu arkadaştı ben de ondan aldım aracı. kendisi motorcuymuş, köprüden geçerken motordan düşmüş ailesi de motoru sattırmış. bizim biyolog almış bu bal rengi vosvosu ve kendisini bal kızım diyerek sevmiş hep. 2010 yılında evlilik kararı alınca malum masraflar çıkmış ve satma kararı almış. ilanda gördüm 3.750 tl idi ve hemen kadıköy'e gittim. biyolog arkadaşımız aracını övmek yerine her türlü kusurunu vs anlattı. mecburiyetten sattığı çok belliydi. kaportası pek iyi değil, motoru iyi, kullanırken şunlara dikkat etmek lazım, piyasaya bak belki daha iyi vosvoslar bulursun, hemen karar verme gibi. cidden şaşırmıştım ama arabaya da aşık olmuştum. elimde 3000 tl vardı, bir şekilde paramı ayarladım ve 3500'e anlaştık.
    ilk bindim motoru çalıştırdım... tarif edilemez bir duygu, inanın bana tarif edilemez. biyolog arkadaş anahtarı verirken; '' gerçekten çok zormuş ayrılmak'' dedi. arabayı okşadı ve bana dönerek; '' iyi bak ona'' dedi.
    20 yaşındayım ve ucuz bir araba arıyorum. vosvos aşkım falan da yok. ama o davranışı, ayrılan adamın hüznünü görünce anladım ki ben bir araba satın almadım. ben bir arkadaş aldım ve çok mutluydum. köprüyü geçtim, beşiktaşa saptım sahil turu yaparak başakşehir'e kadar geldim.
    aradan beş sene geçti ve hala beraberiz. çok sıkıntımız oldu, malum öğrenciyiz aile de pek destek olmak istemiyor. eski araba, masraf çıkarır, sat bunu ısrarlarına karşı hep dik durdum. çok bunalınca gittim yanına direksiyonuna sarıldım. dertleştim, muhabbet ettim.
    şener şen'in ziya karakterini çok sevdiğimden kendisine ziya ismini koydum. üzgün olduğum zamanlarda arabanın ön yüzündeki gülen surat, patlak gözler neşemi yerine getirmeye yetiyordu. bu yüzden psikoloji dalından meşhur freud'u soyadı olarak koydum. (ben froyd diyorum okunduğu gibi yazıyorum)
    bir arabayı bu kadar sevmek, bu kadar anlam yüklemek ve hatta ruhu olduğunu düşünecek kadar delirmek iyi birşey mi bilmiyorum ama gerçekten böyle düşünüyorum.
    son olarak bu kadar zaman leyla, bal kızım diye sevilen bir arabaya erkek ismi koymamdaki en büyük sebep; nazlı olmasın, trip atmasın, zırt pırt şikayet etmesin istedim. ziya biraz kolpalıyor almanya'da mercedesleri sollardım falan diyor ama yolda bırakmıyor.
  • göt-baş sallamadan direk gireyim ; bilenler yeşil lütfen. hatta tavsiye. hatta ve hatta telefonlaşalım falan.