şükela:  tümü | bugün
  • 2000 yılında kurulmuş yeniyetme bir boyband. üyeleri ryan escolopio, aaron escolopio, j.d. tennyson ve mike schoolden. çıkış albumleri american made. şimdilik müziklerinde rock'n roll havası var. iggy popın da bi klasigini coverlamışlardı yanılmıyosam real wild child diye. öyle.
  • nathaniel hawthorne'un gayet kafkaesk öykülerinden biri.
  • bir gün, hiç bir sebep yokken, eşiyle birlikte yaşadığı evinden, akşam geri dönecekmiş gibi eşine veda etmeden çıkıp, yıllarca geri dönmeyen ve bu sürede evinin yakınlarında muhtelif yerlerde kalan / saklanan bay wakefield'ın tuhaf hikayesidir. jorge luis borges, kendisiyle yapılan bir söyleşide*, tek bir hikaye seçmek zorunda kalsa, hiç düşünmeden bu hikayeyi seçeceğini söylemiştir. yazım tarzı ilginçtir, olasılıklar üzerine kuruludur, anlatılanların hiçbiri, hikaye düzleminde gerçekleşmiş olaylar değildir. bence transcendentalist akımın bartleby ile birlikte en güzel sayfalarıdır.
  • ingiltere'de bir rugby takımı. ekimden bu yana iki üyesini kaybederek dikkatlerimizi çekti.
    (bkz: adam watene)
    (bkz: leon walker)
  • birleşik krallık'ta bir şehir.
    http://tr.wikipedia.org/wiki/wakefield
  • bryan cranston'ın yeni filmi. 19 mayıs'ta vizyona girecekmiş, ilginç bir filme benziyor.

    fragman için
  • bryan cranston ve dram filmi. müthiş bir oyunculuk görmeye umduğumuz yapım olacak.

    fragmanı çok güzel ve anlamlı olmuş. tam hayal ettiğim bir konuya değiniyor.
  • sonunu sevmediğim ilginç film.

    --- spoiler ---

    geri döneceğini anladığım andan itibaren ailenin tepkisini düşünmeye başladım, gelgelelim göstermediler. daha doğrusu olası birkaç tepkiyi art arda gösterdiler ancak ben tepkilerden herhangi birinin seçilip detaylıca işlenmesini istiyordum, bir kırk dakika daha gidermiş bence.

    --- spoiler ---
  • başlarda bir miktar rear window çağrışımları yaptırıp umutlandırsa da (bunda filmi hiç bilmeden izlemeye başlamanın da etkisi olabilir) sonrasında ne derece pişmemiş bir film olduğunu anlayıp yaşadığınız çağrışımlara hayıflanıyorsunuz. altını doldurmadan çamur atıp gitmek istemezdim ama sincapları beslemem gerekiyor.
  • bryan cranston'un pencereden dikizlerken insanları alaycı seslendirişine ve o anki mimiklerine katıla katıla güldüğüm film.
    sen çok film çek, biz hep izleyelim bırayn reyiz. modern dünyada, ıssız adalardan binlerce kilometre uzakta, wilson'suz bir cast away adeta. güzel film, izleyin.

    kaynana kültürünün her millette, uygarlıkta, en moderninde bile aynı olduğunun vurgusunu yapar.
    şu en sevdiğim 10 saniyelik sahnesini yazıp entariyi kısa tutup, sıpoylır niteliği taşımadığı için sıpoylır şeysi koymayacağım.

    ---

    bırayn reyiz pencereden kaynanasının kızını hep destek tam destek şeklinde desteklediğini, kendisine karşı doldurduğunu görür ve o müthiş bıkkınlık, usanmışlık, hafif kin dolu mimikleriyle şu repliği söyler:

    "seni orospu. keşke şu anda iyi bir tüfek olsaydı. bum! tek atış!"

    ---

    öyle nefret ve kayıtsızlık dolu bir ifadeyle, merhametsizce söyler ki bu repliği; havada kaynanaya doğru giden o mermiyi görür gibi olursunuz adeta.