şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hoş bi piano magic şarkısı. süper uyutur.
  • elastica' nin 1995 senesinde cikarttigi elastica* albumunden bir parca. bu parcayi eger justine frischmann yapmasaydi ben yapardim diyebilmisimdir zamaninda... laziness mefhumu boyle birsey.

    sozleri de soyledir:

    i'd work very hard,
    but i'm lazy
    i can't take the pressure and it's starting to show,
    in my heart
    you know how it pains me
    a life of leisure is no life you know

    waking up and getting up has never been easy,
    ouuo i think you should know
    waking up and getting up has never been easy,
    ouuo i think you should know
    ouuo i think you should go
    make a cup of tea
    and put a record on.

    i'd work very hard
    but i'm lazy
    i've got a lot of songs but they're all in my head
    i'll get a guitar
    and a lover who pays me
    if i can't be a star i won't get out of bed

    waking up and getting up has never been easy,
    ouuo i think you should know
    waking up and getting up has never been easy,
    ouuo i think you should know
    ouuo i think you should go
    make a cup of tea
    and put a record on.

    waking up and getting up has never been easy,
    ouuo i think you should know
    waking up and getting up has never been easy,
    ouuo i think you should know
    ouuo i think you should go
    make a cup of tea
    and put a record on.
  • justine frischmann adlı bizim dönemimizin en hoş ve serin kadınlarından birinin aylak, tembel ve kuul vokaliyle bir dönem marşımız haline gelmişti bu şarkı. oldukça esprili olduğunu da düşünüyorum, zengin erkek arkadaş bul 'star' olamazsan gibimsi sözler ve siktir git bi çay koyun ingilizcesi . kafamda milyonlarca baloncuk var ama birini de patlatacak enerjim yok, valla umurumda da değil minvalinde bir ruh kardeşliği tesis etmiştik kendisiyle. gerçi kendisi o sıralarda damon albarn ile 'al gülüm, ver gülüm' ilişkisini seviyeli bir biçimde devam ettiriyordu , ben de büyükada'da kokoreç yiyordum. hayat adil değildi ama bu sorun teşkil etmiyordu. uyanmak benim için hala zor, justine de mimari üzerine programlar sunuyor. kokoreç yemeğe devam, büyükada vapurlarına selam.
  • sabah uyaninca kafada calan sarkilar listesine adini altin harflerle kazimis bir elastica sarkisidir.. bi de uyandirma sarkisi olarak scheduled task listenize eklerseniz daha da zorlastirirsaniz her seyi..
  • 2009 kasımında çıkmış, gayet sağlam onerepublic albümü.

    http://www.amazon.com/…=music&qid=1259696519&sr=8-1
  • sözlerini de yazıp tam olmasını istediğim onerepublic şarkısı.

    i found varity
    on nolan's avenue
    down where the air is sweet
    as l.a. skies are blue
    the water tried to break it down
    but it held through
    it gave a little for the sake of staying true

    we cut ties
    we tell lies
    we hate change
    and we wanna claim where we feel
    we take toes
    we rake yours
    yeah we dig holes
    and we\'re diggin right in your fears

    we're waking up
    we're waking up
    and right on time
    and right on time
    we'll take these roads
    we'll break them up
    and right on time
    and right on time!

    we got cars
    we write laws
    we won't pause
    don't you know we're always working this hards
    we dont lose
    we might bruise
    yeah but we'll rain fire on ya till you're playing
    all of your cards

    we're waking up
    we're waking up
    and right on time
    and right on time
    we'll take these roads
    we'll break them up
    and right on time
    and right on time!
    on time!
    right on time!
    waking up!
    waking up!
  • bbc radio one için olan kaydı şurdan dinlenebilen elastica şarkısı;
    http://youtube.com/watch?v=y1inhd2uyla
    özellikle intro albüm kaydından daha iyi olmuş bence, ya da bana öyle geldi bbc sessions sever olduğumdan.
  • oblivion filminin soundtrack'inden hans zimmer esintileri taşıyan güzel ve gaz bir parça. filmin başındaki monolog esnasında çalar.

    http://www.youtube.com/watch?v=znysgzddhfm
  • sam harris'in bir kitabı.

    tam ismiyle, waking up: guide to spirituality without religion.

    tam anlamıyla bir verbal genius olan sam harris'in bilinç, zeka, benlik, 'ben' illüzyonu, dinler ve inançlar, öğretiler, meditasyon, psychedelic'ler, mindfulness vesaire hakkında görüşlerini içeren bir kitap.

    kısaca, zihnin meditasyon ve birtakım zihin egzersizleri yardımıyla transcendental (aşkın) hallere, durumlara geçebileceğini, bunun öğrenilebilir bir şey olduğunu, bu durumlarda insanın hissettiklerinin spiritual ve mistik gibi kelimelerle ifade edilebileceğini söylüyor.

    din ve inançlar hususunda ise, dinlerin gerçekten de insanları bu transandantal hallere sokabileceğini (zikir gibi), fakat bunun için dinlere aslında gerek olmadığını, bu halleri tecrübe etmek için bir yığın delusion (kuruntu?)'a kimsenin inanmak zorunda olmadığını savunuyor.

    biraz da meta info: kitap simon & schuster'dan çıkmış. kitabın ismi, aynı zamanda sam harris'in düzenli olarak yaptığı podcast'in ismi.