*

şükela:  tümü | bugün
  • ozanliginin yani sira unlu bir ke$if adami olmasi da sozkonusudur. ozellikle viii. henry'nin buyuk kizi i. mary oldukten sonra (1558) tahta gecen i. elizabeth zamaninda ispanyol armadasi ile kafayi bozmu$ ingiliz donanmasi ile cok ha$ir ne$ir olmu$, o donemde armada'ya kar$i sava$acak sancak gemisi olan hms ark royal'i yaptirmi$tir (gunumuzde ayni adda bir ucak gemisi mevcut). amerika kitasi'nin somurgele$tirilmesi icin de ugra$an sir raleigh, nispeten ba$arisiz bir kolonile$me yurutmu$, yine de bu zamanlarda $u anda virginia olan eyaleti ingiliz topraklarina katmi$tir. i$in ilginci, kralice i. elizabeth tarafindan pek bir sevilen sir raleigh'in sefere cikmaya izni olmamasi ve amerika'ya hic ayak basmamasidir.

    sir raleigh'in, dunya tarihine en cok etki eden hareketi, zamanda$i olan sir francis drake'e seferi icin kaynak sunmasi, ve gemisi golden hind'a kismen sponsor olmasidir.
  • ingiltere'yi tutunle tanistiran insan.
    paul auster'in duman* adli romaninda kralice elizabeth'le sigara dumaninin agirliginin olcebilecegi uzerine iddiaya giren kisi. kraliceyle girdigi bu iddiayi da icilmemis sigaranin agirligindan kuller ve izmaritin agirlginii cikararak kazanir.
  • (bkz: im so tired)
  • ingilterenin yeni dünydaki ilk kolonisini kuran kaşif ve korsan. ne var ki terre-neuve de kurulan bu koloni çetin koşullara dayanamamış ve ingiltereye uygulanan ispanyol ablukası sonucu yardım ulaştırılamayınca tüm ahalisi telef olmuştur. sir walter raleigh ise kraliçe elizabeth'in ölümünün ardından ispanya ile arayı düzeltmek isteyen kral birinci james'in hışmına uğrayarak hapse atılmış ve 1611 yılında idam edilmiştir.

    (bkz: kraliçenin korsanları)
  • tütünün yanısıra patatesi de ingiltere ve irlandaya getirmiştir kendileri.blackadder potato bölümünde edmundla baldrick arasında şöyle de bir konuşma geçmiş zamanında:

    "to you it's a potato. to me it's a potato. but to sir walter bloody raleigh... it's a country estate, fine carriages, and as many girls as his tongue can cope with."
  • 1595 yilinda ordusuyla trinidad'a ayak bastiginda onune cikan tum ispanyollari oldurmeye calismis ve daha sonra da guyana ve orinoco'da altin diyari, efsanevi el dorado'yu aramaya koyulmustur. tabi bulamamistir ve kos kos ingilitere'ye geri donup eline aldigi birazcik toprak ve altinla da milleti keklemistir. tabi topragin degersiz oldugunu soyleyen saray esrafini ve altini da el dorado'dan degil de kuzey afrika'da bir pazardan aldigina inanan halki da kazanmak icin guya hatiralarini anlattigi su baslikli kitabi yazmistir:

    the discovery of the large, rich, and beautiful empire of guiana, with a relation of the great and golden city of manoa (which the spaniards call el dorado) and the provinces of emeria, aromaia, amapaia, and other countries, with their rivers adjoining.

    bu olaydan tam 21 yil sonra hapishaneden cikan ve bu sure icerisinde de kendi yarattigi fanteziye inanarak yasayan raleigh efendi, hapisten cikar cikmaz el dorado'sunun yolunu tutar. yolculuk esnasinda oglu olur, ve artik hayattan bir beklentisi kalmayan ve el dorado'yu bir kez daha kesfedemeyen raleigh londra'ya, cezasinin infaz edilecegi yere, geri donmek zorunda kalir.
  • kraliçe elizabeth sebebiyle kolonisine virginia adını veren ancak kraliçe elizabeth'in bekaretini de aldığı söylenen kaşif-şair. ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemiyoruz ancak kesin bir şey var, o da raleigh ile elizabeth'in birbirlerine fazlasıyla yakın olduğu.
  • idam edilmeden hemen önce celladın elindeki baltaya bakıp "bu çok keskin bir ilaç, ama tüm hastalıklara ve acılara çözüm" diye fısıldadığı rivayet edilen ingiliz aristokrat, yazar, şair, asker, casus ve kaşif. birçok yazara göre, raleigh'in son sözleri ise "vur, vur hadi adam!" olmuş.