şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "film ekimi" festivali dahilinde gösterilecek christian frei filmi.
    en ilginç yanı;ünlü bir savaş fotoğrafçısının fotoğraf makinasının üstüne yerleştirilmiş minik kameranın görüntülerinden oluşmuş belgesel tadında bir film olmasıdır.
    (bkz: tadından yinmez)
  • savas fotografcisi james nachtwey'i savas alaninda goruntuleyen, 2001 oscar en iyi belgesel adayi film.
  • izlediğim "en iyi" filmlerden biri. bu filmi izleyip anlayabilen insanların sayısının artışı ile dünya gezegeni üzerindeki gerizekalıların ve savaşanların sayısının azalacağına ilişkin bir his var içimde. (bkz: bak seeen)

    izledikten sonra her ne yapıyorsanız "ben ne yapıyorum yaa?" diye günlerce sorgulamadan edemiyorsunuz.
  • savaş fotoğrafçılığı üzerine yapılmış, içerik ve teknik açıdan mükemmel olan belgesel. betacam vemicro kamera` ile ayrı ayrı çekilmiştir. etacam normal sahneler, micro kamera ise fotoğrafçının gözünü temsil amacıyla kulalnılmıştır... bir savaş fotoğrafçısının aklından geçenleri ve göz* ile gördüklerini mükemmel şekilde bize yani seyirciye iletmektedir.
    ayrıca (bkz: james nachtwey)
  • 2002 viewpoint belcika en iyi film, 2002 docaviv tel aviv en iyi film, 2002 koln anka kusu odullerini almis film, belgesel.
  • insan(!)ı feci halde rahatsız eden bir belgesel* ve sadece buna dayanarak bile başarılı olduğu söylenebilir, söylenmelidir.
  • defalarca izlediğim, her izlediğimde bittikten sonra, öylece durup uzun süre düşüncelere daldığım film. böyle bir dünya, böyle bir dünyayı anlatma ve belgeleme kaygısıyla makinemi alıp yollara düşmek isteğini içimde ateş gibi yakan bir film. film değil, daha ötesi.

    çok zor geçen zamanlardan, anılardan, çalışmalardan sonra, bu yükü üzerinden atmak için arkadaşlarıyla eğlenip kafasını boşaltmaya, omuzlarını silkmeye çalışan bir adamı değil, bu yükü hazmetmek için bir bardak su içip uyumaya çekilen bir adamın hikayesi aynı zamanda...
  • cemal süreya'nın kanto'sundan:

    "ben nereye gittimse bütün zulumlardı
    bütün açlıklardı kavgalardı gördüğüm
    kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
    namussuz bir çağ bu biliyorsun"

    "des" adındaki fotoğrafçının söylediği haliyle savaş fotoğrafçılığı: "oldukça rekabetçi bir meslek. en trajik ve dramatik görüntüler tercih ediliyor. sayısız meslektaşım en trajik görüntüleri yakalayabilmek için acımasız şekilde davranıyor. hiçbir zaman insanlara yardım etmeden şunu diyorlar: "ben gazeteciyim, politikacı değil." fakat senin de bir siyasi görüşün var diyorum. bence birçok kişi, sadece bu anın fotoğrafını yakalamak için insanların öldürülmesini görmekten mutluluk duyuyor. bunlar, hasta insanlar."

    war photographer, fotoğraf kareleriyle bütün tarih boyunca var olmuş bir insan davranışını ve bunun sonucu olan savaşı ortadan kaldırmaya çalışan sıradışı bir "insan"ı anlatıyor. ona hayalperest diyebilirsiniz ama o, bu amacında yalnız değil. sizin de katılımınızla, barış içinde bir dünyayı ütopya olmaktan çıkarmak mümkündür, "neden olmasın"dır? herkes tank man gibi tanka, rachel corrie gibi buldozere göğüs geremeyebilir ama herkesin yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır.

    james nachtwey: "[afrika'daki açlıktan ölümler üzerine konuşurken] ... daha kritik konuları yayınlamak en zorudur. hiçbir zaman kolay olmadı ama son yıllarda daha da zorlaştı. çünkü toplumumuz; eğlence dünyası, ünlüler ve moda tarafından işgal edildi. reklamcılar kendi ürünlerini insanlık trajedisine ilişkin fotoğrafların yanına koyulduğunu görmek istemiyorlar. bu, onların toplam satışları ile ilgili birşey. ben, fotoğrafları medyada görünmesi için çekiyorum. niyetim, fotoğraflarımın sanat objeleri olarak görünmesi değil. onlar, bir çeşit iletişim aracı. ne zaman işimden bir sonuç alsam hoşnut oluyorum. fakat yapacak çok şeyim var. hiçbir zaman işimin tamamlandığını ve gerçekten memnun olduğumu hissetmedim. gerçekten mutlu olduğumu söyleyemem çünkü fotoğraflar, içinde her zaman diğer insanların trajedisini ve mutsuzluğunu barındırıyor. bu, olsa olsa insanların dikkatini bu sorunlara odaklanmasını sağlayan acı bir mutluluktur."

    para, kariyer, şöhret... ölümün doğurduğu trajedinin yanında hangisinin önemi var?

    "daha kaç toptan atılsın gülle
    harp toptan kalkıncaya dek?"

    ve filmin sonlarına doğru james nachtwey'in sorduğu gibi "eğer biz yapmazsak, kim bu işi yapacak?"

    izleyin, izlettirin.
  • insanlık adına herkesin izlemesi gereken belgesel bir film.