şükela:  tümü | bugün
  • sci fi channel'ın 7 temmuzda yayınlamaya başlayacağı yeni bilimkurgu dizisi. paranormal konuları araştıracak iki fbi ajanı ile şimdilik sadece yeni bir x-files clonu gibi görünüyor.
  • doğaüstü gücü olan eserlerin, vb. şeylerin tutulduğu depo imiş warehouse 13. iki ajan bu tip materyalleri bulup depoya getirmek üzere görevlendiriliyor, olaylar gelişiyor...

    the x files esintisi görülecektir çokça, taklide mi gider, özgünlüğe mi kayar şimdiden bilemem (bu hususta bir sonraki paragraf benim umutlanmama vesile oluyor ama) fakat ben oyuncuları, daha doğrusu konuk oyuncuları öğrendim, şimdiden diziyi sevmeye başladığımı inkar etmeyeceğim. şahsımda beni en çok ilgilendirenler tabii ki battlestar galactica dizisinden tanıdığım, sevdiğim yüzler: tricia helfer (number six), michael hogan (saul tigh) üstüne bir de mark sheppard (romo lampkin) olacakmış. stargate atlantis dizisinden joe flanigan'dan bahsediliyor. bunlar yanında eureka,jake 2.0 dizilerinin kadrosunda bulunmuş oyuncular da varmış..

    bir diğer önemli nokta ise; buffy the vampire slayer yazarlarından jane espenson dizinin yazarlarından ve prodüktörlerinden olması... onun yanındaki isim daha da şukela: farscape yaratıcısı rockne s. o'bannon ... bu ikisinden bir şeyler çıkar, hadi çıkmasın, ama bu dizi eğlendirir, orası kesin..

    http://www.scifi.com/warehouse13
  • iki bölümlük premier'den sonra şunları söyleyebiliriz: bütün numaraları çekmişler olmamış... rakınrol adamla kurallara bağlı kız var (tabii ki zıtlaşıyorlar), şaşkın uzman da eksik değil... devlet içinde gizemli birimi de koymuşlar... gizemli eşyalar peşinde koşma, indiana jones'taki ambar falan tamam! ama bir şey eksik, özgünlük galiba...
  • ikinci bir fringe olmasa da, benim için yeni sezonun yıldızlarından birisidir. her bölüm gayet helecanlı, olacaklar da kolay kestirilemiyor. dizideki bütün hanımablalar da (birimin başı olan, korkutucu zenci hariç) çok güzel, çok şeker. joe flanigan'ı da 6. bölümde oynatmışlar, çok sevgimi kazandılar.
  • geçen bölümlerden birinde glory box çaldıktan sonra en son bölümünde bir adet frank sinatra çalan ve aynı bölümün finalinde white rabbit'in tamamını çalan dizi. bölümün lewis carroll, alice ve lewis carroll'un aynası üzerine kurulu olması da dizinin sadece müziklerinin muhteşem olmadığını gösteriyor. böyle giderse bu yılın bomba dizisi olacak.
  • beklediğim gibi olmasa da üstüste 4-5 bölüm izleyince sardı. daha yeni başladığı için ve dizileri ilk sezonu bitirmeden yargılamadığım için pek birşey diyemeyeceğim ama şimdilik ortalama-ortalama üstü gidiyor. karakterler güzel ama claudia main casta alınırsa daha iyi olur. her bölüm ayrı macera olayından sıyrılıp daha elle tutulur bi ana konuya geçerlerse acizane şahsımı daha mutlu edecekler. macpherson denen herifin yapmaya çalıştığı şeye bi şekil verseler de gazlasalar. claudianın ortaya çıkmadan önce yaptıklarını harcadılar resmen, bu sefer bozmasınlar bari.
  • henüz sadece ilk 2 bölümünü izledim.

    en çok içindeki depoya hasta oldum bu dizinin...

    ve bu sefer esas-kızı pek tutumadım. ne fiziksel olarak ne de karakter olarak. hoşlanmadım yani o karakterden. esas-oğlan ağzından bi laf alayım, bir muhabbet gelişsin diye dört dönüyor etrafında. sevmem böyle erkek kısmını süründüren hatun modelini. ki bunların arasında şey aşk da değil (belki de henüz değil).

    bir fringe havası var evet. ama x-files atmosferi yok. x-files olamayacak kadar fazla mizahi ve renkli. yine de gizem unsurları hiç fena değil. izletebilir kendini...
  • dizideki büyülü objelerden bir tanesinin lewis carroll'un aynası olduğunu sanırım belirtmiştim. hoşuma giden bir diğerinin de fotoğrafını paylaşmak istiyorum. spoiler filan diye ağlayacak olan tıklamasın; ama bence spoiler değil.

    http://yfrog.com/0wwwwbayworgwarehouse13s0j
  • bu diziyi izlemek için tek kelime yeter.
    (bkz: steampunk)
  • 13 temmuz'da 12 bölümlük bir ikinci sezonla geri dönecek olan dizi.