şükela:  tümü | bugün
  • coal chamber'in dark days albumundeki sarkisi.
  • ingilizce'de aslinda birbirine bagli iki su sisteminin ayrildigi, bosaltildigi nokta olmasina ragmen, politik anlamda, tarihte kilometre tasi olarak gorev yapmis, tarihi ve sinirlari bir nevi degistirmis olan olaylar icin kullanilan kelime.
  • you did what you did
    you're a fucked up kid
    and now you sit and reflect
    on all of the shit

    behind my back a leader
    with no skills
    just the site of you is making me ill
    and now you want to
    run & run & run & run & run

    watershed
    watershed you've made your bed
    watershed
    watershed you've made your bed

    the drive-thru windows
    calling you back kid
    yoy lied schemed and
    that is the truth of it

    and now you want to
    run & run & run & run & run

    watershed
    watershed you've made your bed
    watershed
    watershed you've made your bed

    you've made your bed
    now you'll lie in it

    lie in it...pull
    lie in it...pull

    watershed
    watershed you've made your bed
    watershed
    watershed you've made your bed
  • 3 haziran 2008'de çıkacak opeth albümü.

    01. coil
    02. heir apparent
    03. the lotus eater
    04. burden
    05. porcelain heart
    06. hessian peel
    07. hex omega
  • opeth'in peter lindgren'siz ilk albümü olduğundan mütevellit, grubun mikael åkerfeldt etrafında dönmesi ardındaki gizem perdesini aralayacak.
  • bi iki şarkı var uğraşıyoruz'da kalmışken kayıtların ve mixin tamamlandığını duyduğumda beni yerimden hoplatan eli kulağında opeth yavrusu.
    uzun aradan sonra lindgrendsiz ve martin lopezsiz ilk albüm olması dolayısı ile de tarifsiz bir merak ve heyecan ile bekliyoruz kendisini.

    ağırlıklı olarak gitar-klavye düzenlemelerini içereceğini öngörmekle beraber davulların ne derece iddialı olacağı da başlıbaşına merakımı arttırıyor. çıkış tarihi bahara doğru denmiş, geçen sene character'in başına gelen watershed'e de gelmesse daha uzun zaman bekleyeceğiz gibi.
  • gruba katılan yeni elemanların performanslarından zerre şüphe etmeyerek,acaba akerfeldt bizi bu sefer nasıl dumur edecek diye merakla beklerken,son zamanlarda aldığım en güzel müjde oldu watershed.resmi sitelerinde albümün 3 haziran 2008 tarihinde yayınlanacağı söylensede bazı internet sitelerinde tarihin temmuz olarak belirtilmesi kafalarda karışıklığa sebep olmuştur.en kısa zamanda alıp dinleyebilmek dileğiyle şimdiden gün saymaya başladık.
  • ing. iki nehri ayıran arazi
  • ismi bile şimdiden beni yoran opeth albümü. ismini duyunca, özel anlamını bilmediğim için, "uzun bir aradan sonra geldiği için içime su mu serpecek opeth, yoksa sakin bir albüm mü olacak?" diye düşündüm. tüm albümün sakin olma ihtimaline üzüldüysem de belli etmedim, opeth dedim bağrıma bastım ihtimali. sonra açtım evdeki oxford sözlüğümü, şu "bi su sistemini ikiye ayıran hede hede" anlamının yanında, şöyle bir şey demiş :"olduktan sonra belli bir alandaki her şeyi değiştiren olay". su sistemi şeyi alakasız geldi, diğer anlamda düşündüm. "acaba opeth gibi bi grup ne yaparsa kendini hayvan gibi değiştirebilir?" ben daha düşünürken cevap mikael akerfeldt'ten geldi. teknik kasmışlar. opeth'in az biraz black metal geçmişinin yanında, şimdiki progressive hali de olunca, denemediği tek şey de o kalıyor zaten(grind mrind demeyin ha). şimdi yine düşünüyorum. "opeth'in tekniği nasıl olur ki?" teknik gitar denilince benim aklıma muhammed suiçmez soloları geliyor. mike da "ben yazdım ama çalmakta ben bile zorlanıyorum" dediğine göre yakın bir şey olacak. gerçi bu bile bir "watershed" olmaz benim için, muhammed suiçmezin de yeri geldi mi neredeyse şarkının yarısını kaplayan soloları bazen şarkının sözlerinden ayrılabiliyor, hatta bana duygulu bir şey çalıyormuş hissi verebiliyor.

    özetle; sabırsızlıkta beklediğim, gün saydığım albüm.
  • (bkz: #12818092)