şükela:  tümü | bugün
  • 'it was as if she had kicked a dead animal in the road and saw it jerking in a last convulsion. but she knew it was only a last convulsion.' gibi etkileyici cumleleri barindiran ayn rand romani. romani okuduktan sonrainsan niye ayn rand'in kendini kapitalizm ve bencilige adadigini anlayabilir.
  • (bkz: ayn rand)in ilk romani. ekim devriminin ardindan kurulma asamasinda olan sovyetler birliginin ic yuzunu gayet guzel gosteriyor. edebi acidan cok guclu olmasa bile zaman zaman burun sizlatan ask hikayeleri mevcut. beni ayn rand hastasi yapan kitap.
  • türkçeye yaşamak istiyorum adıyla çevrilmiştir
  • hayatımın kitabi... çocukluğumda okuduğum, senelerce aradığım ve sonunda bir arkadaşım tarafından bana hediye edilen bu kitabı yaşamanın anlamını öğrenmek için okuyun. baş kahraman kira’nin kitabın sonundaki mücadelesi okumaya değer.
  • diktatörlükle yönetilen toplumlarda bireylerin nasıl ezildiğini anlatan, belki de ilk eseri olması nedeniyle, ayn rand'ın daha yumuşak yaklaşarak yazdığı, hayatın kaynağındaki kadar keskin karakterler çizmediği kitap. her kitabındaki katı bireycilik savunması bunda da vardır, ama vur deyince öldürmemiştir. kitap, rus ihtilali sırasında kira ve leo isimli iki karakterin her şeye rağmen tek gerçek olarak aşklarını kabul edip, hiç bişeye aldırmadan o aşkı yaşayabilmelerini anlatır.
  • once yasamın kaynagı nı okumus olan biri olarak we the living de ilk dikkatimi ceken sey, ayn randın bu kitapta da baska isimlerde bir howard roark ve bir peter keating yarattıgı ve aslında bunların iki zıt mesrepte hayatın iki en sık gorulen karakteri oldugudur. ancak bu kitabın sonunda kira nın karlar uzerinde yuruken her seye ragmen gelecegini, ozgurlugunu ve mucadelesini tek bir kelimede toplayarak, leo, diye fısıldaması ic burkan bir zafer gibi gozukse de bize, akıllardan cıkmayacak, burun sızlatacak kotu bir son ve acı bir gercektir.
  • " garip bir sükunet... komik.

    peki. olur.

    bu pisliğe işaret etmem. "
  • kitabı okumamın üzerinden bir yıl geçmiş olsa da, hala aklıma geldiğinde midemde bir kasılma, içimde bir sızı hissetmeme sebep olan roman.
    ayn rand tüm romanlarında olduğu gibi, empoze ettiği siyasi fikirlerinden çok, kurduğu aşk üçgeniyle ve yarattığı olağanüstü güçlü karakterlerle etkiliyor. romandaki herşey gibi aşk da çok aciz ve çok güçlü.
  • insanı derinden sarsan başarılı bir durum ve karakter tahliline sahip,ayn rand kitabı.ayn rand ve fikirleri söz konusu olunca unutulmaması gerekn bir nokta olduğunu düşünüyorum.şöyle ki bir nevi otobiyografisi olduğunu açıkladığı bu kitabı da göz önüne alırsak,biz normal fanilerin,hayal dahi edemeyeceği değişimlerden inanılmaz hız ve acı ile geçmiş kimselerin insanı bazı duyguları haklı olarak güdük kalabilir.bu nedenle ayn rand'i fazla bencil olarak eleştirmek,yaşadıklarını hafife almak ve en önemlisi onu anlamamak olur.
    kira ayn rand'in da dediği gibi yetenekleri,kararları ve inançları ile ayn rand'in ta kendisidir. leo ayn rand'in belki bir zamanlar çok sevdiği bir sevgili,bir dost,bir kardeş olabilir aynı özgürlük fikri ile devrime ve getirdiği acımasızlıklara savaş acan ama yenilen,yenildigi icin ayn rand'i hep eksik bırakan.andrei ayn rand icin devrimin görmek istediği yüzüdür,hatasının farkına varan ve bu hatanın telafisi icin kendini yok eden,aynen devrimden de beklediği budur ayn rand'in.
    vasili eniste,yaşlı ve yordun avrupadır demokrasiye inanan ama sadece hayal kurabilen onları gerçekleştirecek gücü olmayan.
    dedim ya derinden etkileyen bir kitap,durusuma sıkı sıkı sarılmamı sağlayan bana neye neden inandığımı yeniden hatırlatan kitap...
  • ayn rand'in ayak sesleri, hafif otobiyografik, biraz da objektivizme bulanmis 3'lu ask hikayesi. sevenlerine tavsiye edecegim, kararsizlara ise "denizde daha cok balik var" diyecegim bir kitap.