şükela:  tümü | bugün
  • muthis erotik pink floyd parcasi. bestesi de vokalleri de rick wright'a aittir.
  • rick wright'in nefes gibi bir sesi olduğunu bilmemizi sağlayan enfes pink floyd şarkısıdır.
  • ibiza sahili geceyarısı ambiyanslı çok lezzetli bir geç dönem pink floyd şaheseri.
    fakat bu şarkı rick wright'ın lead vokalde olduğu tek şarkı değildir, taş gibi summer 68 vardır.
  • bu kadar güzel bir şakı bilmem bundan sonra yapılabilir mi diye soruyorum kendime. sanırım yapılmaz diyorum sonra. zira şarkının ruhu rick wright yok artık aramızda.. her dinlediğimde bir garip oluyor içim artık. rick wright yok artık. bu şarkıda yok artık. çünkü özünü kaybetti bu şarkı...

    dinleyince bi garip oluyor insan artık bu şarkıyı. aklına pink floyd geliyor. bir bütünün parçası olmadan bütün ne ifade ediyor onu düşünüyorsun? sonra aklına 20 haziran 2006 roger waters istanbul konseri geliyor. belki de diyorsun bir parça bazen bir bütünü de oluşturabilir. ama sonra yanılıyorsun. çünkü bütün, parçadan çok daha özel olabiliyor. ama sonra şarkıyı dinlerken durup durup düşünüyorsun, david gilmour solo atıyor, susmak lazım. çarpılırız sonra. zira öle demişlerdi bize. gilmour solo atınca susmak lazımmış. çarpılırmışız sonra*
  • burada rick wright en önemli besteleri olan the great gig in the sky ve us and them parçalarındaki gibi caza yakın bir yol çizmiştir.
  • aslında şarkının genel atmosferi oldukça karamsar geliyor bana, richard wright'ın öldüğü göz önüne alınınca bu etki 10 kat daha da artıyor tabii.... fakat her ne kadar "from morning to night i stayed out of sight,
    didn't recognise i'd become" ve "look at him now, he's paler somehow, but he's coming round, he's starting to choke, it's been so long since he spoke" kısımları insanı derinden etkilese de bu genel hüzünlü atmosferin yerini sonlara doğru biraz daha umutlu bir melodinin alması, insana bir şekilde umut veriyor, en azından bana... ayrıca the division bell'in high hopes ve marrooned ile birlikte en başarılı şarkısıdır kanımca.
  • kulağıma ulaşan tüm şarkıların arasında en sevdiğim şarkıdır.başlangıçtaki o içimi romantik-melankolik hise boğan saksafon performansı sizi hizaya getirir.ardından su gibi sesiyle richard wright kendisine eşlik ettirir.sonra bir bakmışsınız david gilmour ve gitarı..ona bir saksafon da eşlik eder arada.bir de koro girer sözlere ve kendinizi erotik bir düşün içinde şarkıya eşlik eder halde bulursunuz.şarkı bittiğinde şöyle bi gözlerinizi açıp kırpıştırır "vouov.." dersiniz.
  • division bell'de yer alan güzel bir şarkı. vokalde rick wright'ın olmasının da etkisiyle klasik pink floyd tınısından farklıdır, esasında her yönüyle tam bir rick wright yorumudur. kanaatimce underrated sınıfındadır. evet; division bell, pink floyd ölçeğinde mükemmel bir eser değildir ancak bu şarkı kayda değerdir. severiz kendisini, her dinleyişte rahmetli rick wright'ı da özleriz.

    benim için uzun yolda* dinlenebilecek en ideal şarkılardan biridir, yolculuk listelerinin vazgeçilmezidir.