şükela:  tümü | bugün
  • düşündüm taşındım ama bulamadım nedenini.

    beni en çok yaralayan şeyi de es geçemicem. hiç utanmadınız mı medarı iftiharınız ron'u baloya eski bir kıyafetle yollamaya. çocuk yerin dibine girdi arkadaşlarının arasında. sırf bu travma yüzünden hermione'ye üç sene sonra çıkma teklifi edebildi.

    evin reisi baba weasley bakanlıkta çalışıyor. 3-5 alır bir şeyler zengin olmaz ama fakir de olmaz. olamaz yani. hadi diyelim fudge bütçede kesintiye gitti, maaşlar az. insan ek iş yapar da çocuğunu malfoy'a rezil etmez.

    her şeyi geçtim. ulan büyücüsünüz siz büyücü. derme çatma evde niye yaşıyorsunuz. büyü yapıp yenileyin evi işte. molly bütün gün evde yatıcağına eve bir faydan dokunsun be kadın. scabbers'ı tabağa, kap kacağa filan çevir işte boş zamanlarında.

    arthur, son sözüm sana. tamam onurlu bir işin var ama günümüz dünyası acımasız. yap büyünü kardeşim. accio altın, accio para de iki asa sallayıp, sonra gringotts’ta çevir bir zahmet. her şeyi ben mi söylücem canım.
  • bakanlıktan aldığın 3 kuruş maaşla 7 çocuğa bakmayı denersen olacağı bu, eşin de çalışmıyor; ingiltere de ucuz memleket değil, büyücü ortamlarında bile düşününce bir bayburt büyücülüğü, bir bartın büyücülüğü ingiliz büyücülüğünden daha ucuza geliyordur. zor durum yani.
  • --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    güç ve para sevdası uğruna, omurgasız yaşamadıkları içindir. arthur bakanlıkta hiç bir zaman muggle'lara hayran olduğunu saklamadı, bu yüzden terfi alamadı. hatta muggle koruma yasası'nı hazırlamıştır. hatta ve hatta harry'nin 5. yılında lord voldemort'un yılanı nagini tarafından saldırıya uğramış ve st.mungo sihirsel hastalıklar hastanesine nakledilerek iyileşmiştir. burada yılan tarafından yapılmış yarasını düzeltmek için yardımcı doktora kendisine muggle tarzı dikiş tedavisi yapmasını istemiştir. voldemort'un yükselişinde de tarafları açıkça belliydi. oradan da nemalanamadılar.

    oğullara gelirsek, percy gayet anasının gözü bir çocuk, sihir bakanı asistanlığı ile iş yaşamına başlıyor. gerçi fudge'un, percy'yi köstebek gibi kullanmasından endişelenmiştik. bill desen işi gücü yerinde adam, fleur ile evleniyorlar zaten, o kiz parasız adama bakmaz. charlie zaten sürekli romanya'da ejderha bakıcılığı gibi bir şeyler yapıyor, parası iyi midir bilmem ama mutlu olduğu kesin. fred ve george yatırımcı troll kişilikli büyücüler, weasly şaka dükkanını kuruyorlar ve bildiğin zengin oluyorlar. ginny de zengin koca bulup harry ile evleniyor zaten. fakat percy dışında hepsi kanaatkar insanlar ve zengin olmayı çok da takmıyorlar.
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---
  • sihir gücünü ve ailenin babasının mevkisini kişisel amaçları için kullanmaması onların zengin olmamasına sebebiyet vermiştir.

    ama fakir değillerdir, sadece o çirkin zenginliğe ihtiyaç hissetmemişlerdir.

    gücünü kendisi, ailesi ve dostlarının sebepsiz zenginliği için kullanan, elde ettiği makam mevkiyi başka insanlara tahakküm etmek için kullanan rezil, şerefsiz, takiyyeci bir karakter görmek isteyenler için lütfen (bkz: lucius malfoy)
  • arthur weasley ‘in de dediği gibi (bkz: kaymakbirası sat onurlu yaşa)
  • arthur weasley'nin 7 çocuklu bir baba olarak ailenin tek gelir kapısı olmasındandır. eşi molly ev işlerinden vakit bulup maaşlı bir işte çalışma fırsatı bulamamıştır. bu duruma bir de arthur'un mugglelara olan düşkünlüğü sebebiyle bakanlık içerisinde yüksek mevkilere gelememesi eklenince gelir düzeyi düşük bir aile profili ortaya çıkmıştır. ama olsundur. weasley'ler büyücü dünyasının en sevimli, en sıcak ve en içten aile yapısına sahiptirler. arada percy gibi çürük yumurtalar çıkabilmiştir. percy nazar boncuğudur. zaten sonradan aklı başına gelmiştir. sonuç olarak weasley'ler galleon konusunda fakir, çocuk, cesaret, kızıl saç ve çil konusunda oldukça zengindirler.
  • diğer suser'ların da söylediği üzere, arthur'un 7 çocuğa bakmasıdır. yalnız arthur 7 tane evladına bakmıştır ama onun büyüyüp eşşek kadar olan 2 en büyük oğlu babasına hiç yardım etmemiştir. boşuna dememişler baba oğluna bir bostan vermiş de oğul babaya bir salkım üzümü çok görmüş diye.